Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/1 E. 2023/4243 K. 15.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1
KARAR NO : 2023/4243
KARAR TARİHİ : 15.06.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 15.11.2022 tarihli ve 2022/7020 Esas, 2022/8934 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.12.2022 tarihli ve KD -2021/124004 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 … maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 … maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanık … hakkında kasten öldürme suçunda koşulları bulunmadığı halde haksız tahrik hükmünün uygulanması suretiyle eksik cezaya hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulması gerektiğinden bahisle kasten öldürme suçundan onama ilamının kaldırılmasına ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile hükümlerin bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE
Dosya kapsamına göre; maktulün daha önce … ile evli olduğu, bu evlilikten 2 çocuklarının olduğu, ancak eşinin sanık … ile ilişkisinin olduğunu öğrenmesi üzerine boşandıkları, çocukların velayetinin anneye verildiği, maktulün ise her hafta gelip çocuklarını aldığı ve onlarla şahsi münasebet kurduğu, maktulün yuvasının dağılmasına sebebiyet verdiği için, sanığın ise …’nın eski eşi olması ve çocukları kendi çocuğu gibi benimsemesi nedeniyle çocukların babaları ile görüşmesini istememesi nedeniyle birbirlerini sevmedikleri, sanığın maktulün gelip çocukları almasını istemediği, olay günü maktulün kardeşi mağdur …’ı da yanına alarak çocukları almak için …’nın evinin önüne gittiği, gerginlik çıkmaması için araçtan inmediği, …’ın zile basarak çocukları almaya geldiklerini söylediği, …’nın çocukları hazırlayarak asansöre bindirdiği sırada evde bulunan sanığın atletli bir şekilde balkona çıkarak maktul ve mağdura bakmaya başladığı, …’ın kendilerine … … bakan bu kişinin kim olduğunu merak ederek araçtaki abisine; “Bu kim?” diye sorduğu, maktulün camdan kafasını çıkarıp yukarı baktığı ve; “…’nın erkek arkadaşı.” dediği ve sanığa hitaben; “Ne bakıyorsun?” dediği, sanığın da; “Bir daha bu apartmanın önüne gelmeyin gelirseniz sizi öldürürüm!” diye tehditte bulunduğu, … ve annesinin sanığı içeri götürerek sakinleştirdiği, mağdur ve sanığın çocukları alarak oradan ayrıldıkları, ertesi gün sabah saatlerinde sanığın arkadaşı Duran’dan aracını emanet olarak aldığı, tüfeğini aracın bagajına yerleştirdiği ve maktulü telefon ile arayarak bir gün önceki tartışmayı hatırlatıp; “Seninle hesaplaşacağız! Menzelet Barajının yanında bekliyorum seni buraya gömeceğim, ananı avradını sinkaf edeceğim çocukları almaya geldiğin zaman sürekli gerginlik mi olacak!” diye hakaret ve tehditte bulunduğu, daha sonra telefonu alan …’a da; “Çocuklara 2 yıldır ben bakıyorum!” diyerek tehditlerde bulunduğu maktulün paniğe kapılarak Jandarma Karakoluna gidip şikayetçi olduğu, ayrıca eski kayınvalidesini arayarak sanığa sahip çıkmalarını söylediği, …’nın sanığa birçok mesaj atarak yakında evleneceklerini herhangi bir şey yapmamasını istediği ancak sanığın “Bu işi kökten çözeceğim.” diyerek …’yı dinlemediği, sanığın bu arada av bayisinden 25 adet av fişeği ve tekel bayisinden 3 adet bira aldığı ve Kılavuzlu Barajına giderek bir süre beklediği, daha sonra maktulün gelip gelmeyeceğini öğrenmek için maktulü tekrar aradığı “Ne zaman geleceksiniz apartmanın önünde bekliyorum!” dediği, maktulün de “Çocukları aldık geliyoruz” diye cevap verdiği, maktulün yolda olduğunu öğrenen sanığın av tüfeğine 7 fişek doldurarak uygun bir yerde maktulü beklemeye başladığı, kısa bir süre sonra maktulün aracı ile geçtiğini görünce takip ettiği ve 10 dakikalık takibin ardından maktulün aracına yanaşarak tüfekle maktule ateş etmeye başladığı, maktulün el frenini çekerek durduğu, sanığın araçtan inerek ateş etmeye devam ettiği, abisinin vurulduğunu ve sanığın tüfeği kendisine

doğrulttuğunu gören …’ın araçtan inerek kaçmaya başladığı, sanığın bir süre mağduru kovaladığı ve arkasından ateş ettiği ancak isabet ettiremediği, …’ın bir apartmana sığınarak kurtulduğu maktulün ise kafasına isabet eden atışlar nedeniyle olay yerinde hayatını kaybettiği olayda;
Mahkemece, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin kesin biçimde tespit edilememesi nedeniyle sanığın eylemini haksız tahrik altında gerçekleştirdiğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle sanık lehine haksız tahrik hükmü uygulanmış ise de;
Sanığın ilk beyanlarında bahsetmediği halde aşamalarda savunmasını geliştirip, değiştirerek haksız tahrikten yararlanmak amacıyla ilk beyanlarında dile getirmediği hususları söylediği, ancak tanık …’nın beyanında maktulün küfür ettiğinden söz etmediği gibi, dosya içeriğinde sanığın haksız tahrike ilişkin iddialarını destekleyen başkaca herhangi bir delil de bulunmadığı,
Maktulün ise çocuklarını almaya geldiği sırada gerginlik yaşanmaması için araçtan inmeyip çocukları almak üzere kardeşini gönderdiği, sanığın bir sebep bulunmadığı halde atletle balkona çıkıp maktule doğru … … baktığı, bu durumdan rahatsızlığını ifade eden maktul ve kardeşini tehdit ettiği, sanığın haksız bir şekilde maktulün çocuklarını almaya gelmemesini söylediği, olay günü ise maktulü ve kardeşini telefonda tehdit ettiği ve hakaretlerde bulunduğu, bu durum karşısında sanıktan çekinen maktulün onun çağırdığı yere gitmediği karakola gidip şikayetçi olduğu, eski kayınvalidesini arayarak sanığı vazgeçirmelerini istediği, tanık …’nın bütün ikna çabalarına rağmen sanığın vazgeçmeyip eylemini gerçekleştirdiği nazara alındığında sanığın sonradan geliştirdiği savunmalara itibar edilemeyeceği sanığın haksızlık içeren davranışları karşısında etki tepki dengesinin sanık lehine bozulmadığı, dosya kapsamı ile uyuşmayan haksız tahrike ilişkin savunmanın kabulünün de mümkün olmadığı, savunmanın cezanın ağırlığını hafifletmeye matuf olduğu ve olayda sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı halde sanık hakkında haksız tahrik nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezasından indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.

III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,

2. 5271 sayılı Kanun’un 308 … maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 15.11.2022 tarihli ve 2022/7020 Esas, 2022/8934 Karar sayılı temyiz istemlerinin reddi ile hükmün onanması ilamının KALDIRILMASINA,

3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılanlar vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 14.09.2021 tarihli 2021/395 Esas ve 2021/1071 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, BOZULMASINA,

4. İlâmın diğer yönlerinin aynen korunmasına,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.06.2023 tarihinde karar verildi.