YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4133
KARAR NO : 2023/6336
KARAR TARİHİ : 05.06.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1967 E., 2022/2573 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 12. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/106 E., 2020/158 K.
Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esasdan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davalı Kurum tarafından davacı şirket adına tahakkuk ettirilen prim borçlarına yönelik idari işlem ile davalı Kurumun 24.08.2016 Tarihli “işe girişler ve APHB” konulu ve 20699/4656762 sayılı işlemin iptaline, anılan işlem nedeni ile davacı şirketin davalı Kuruma borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesinde; “ Fiilen veya işyeri kayıtlarından tespit edilecek her türlü bilgiden ya da Kamu Kuruluşları tarafından düzenlenen belge ve alınan bilgilerden çalıştığı tespit edilen sigortalılara ait olup , bu kanun uyarınca Kuruma verilmesi gereken belgelerin yapılan tebligata rağmen 1 ay içinde verilmemesi veya noksan verilmesi halinde bu belgeler Kurumca resen düzenlenir ve muhteviyatı sigorta primleri Kurumca tespit edilerek işverene tebliğ edilir ” düzenlemesinin yer aldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Dahili Davalı …, davanın şahsına yöneltilmesini anlamadığını, davacı şirketin bir takım idari problemlerini ortadan kaldırmak için 27.12.2010 – 27.12.2011 tarihleri arasını kapsayacak şekilde hizmet sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşme gereği fiili bir çalışması olmadığını, evrak üzerinde şirket müdürü tayin edildiğini, 27.12.2011 – 27.12.2012 tarihleri arasında ise ikinci iş akdi imzaladığını, bu arada 26.12.2012 tarihinde işe giriş bildirgesinin verildiğini ve fili olarak çalışmaya başladığını, bu tarihten sonra sözleşmede azami 12 ders saati ibaresi varsa da bu sürenin fiili ders saati olmadığını, ne kadar şirkette çalıştı ise o kadar gününün Kuruma bildirimi yapıldığını savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; dosyada toplanan deliller, bilgi ve belgeler değerlendirilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı Şirket vekili, dahili davalı … ile yeni şube açılışı için bir yıllık sözleşme yapıldığını ve anılan kişinin müdür olarak atandığını, …’nın bu husus dışında fiili çalışması bulunmadığını, bu dönemde fiilen müdür olarak …’in çalıştığını, bir dönem ücretli trafik öğretmeni olarak çalışan …’nın çalışmalarının davalı Kuruma bildirildiğini, …’nun da çalışması olmadığını beyanla ilk derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; dava dosyasındaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, vakıa ve hukuki değerlendirme ile özellikle; davacı şirket ile dahili davalılar … ve … arasında düzenlenen sözleşmeler ve tanıklarca da dahili davalıların davacı şirket bünyesinde davaya konu dönemlerde çalıştıklarının beyan edilmiş olması nedeni ile ilk derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla; istinaf kanun yoluna başvuran davacı şirket vekilinin dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, ayrıca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dahili davalılar … ve … hakkında işe giriş bildirgesi ve aylık prim hizmet belgelerinin verilmesine ilişkin kurum işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddeleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.