YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5865
KARAR NO : 2023/6337
KARAR TARİHİ : 05.06.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1115 E., 2023/596 K.
KARAR : Esastan Red
Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esasdan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin 4/1-a statüsünde geçen ve devamlılık arz eden hizmetlerinin iptal edilip Bağ-Kur statüsüne dönüştürülerek Bağ-Kur tescilinin 02.10.2010 tarihi itibarıyla başlatılması işlemine 08.07.2013 tarihli dilekçesi ile itiraz üzerine hatalı yapılan işlemin düzeltildiğini, müvekkilinin 18.01.2019 tarihinde davalı Kuruma aylık başvurusunda bulunduğunu, davalı Kurumun aylık başvurusunu 24.01.2019 günlü yazıları ile ret ettiğini, ret gerekçesinin müvekkilinin sigortalı bildiriminin yapıldığı işyerinde 1 kişinin çalışması olduğunu, müvekkilinin geriye dönük işlemle SGK hizmetlerinin Bağ-Kur statüsüne dönüştürülmesi işleminin davalı Kurumun 16-60 ek sayılı genelgesine de aykırı olduğunu, müvekkilinin primlerini düzgün ve aralıksız ödediğini, kaldı ki SGK Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün benzer olay için verdiği mütalaanın da müvekkili lehine olduğunu, bu nedenlerle müvekkilinin emeklilik başvurusu tarihi itibarıyla aylığa hak kazandığının tespiti ile Kurumca aksine yapılan ret işleminin iptaline karar verilmesi talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacının 01.10.2008 tarihi itibarıyla Bağ-Kur tescilinin yapılmasına ilişkin müvekkili Kurum işleminin 2013/11 ve 2014/5 genelgelerine uygun olduğunu, öte yandan 6098 sayılı Kanun’da yer aldığı şekli ile iş sözleşmesinin tanımlandığını, buna göre kişilerin kendi kurdukları şirket üzerinden 4/1-a kapsamında sigortalı gösterilmelerinin mümkün olmadığını, 5510 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin de bu yönde olduğunu, davacının hizmetlerinin başladığı döneme göre farklı değerlendirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; Davacının 17.06.2004 tarihinde … unvanlı gerçek kişi ticari işletmesi bulunduğu ve 18.06.2004 tarihinden itibaren kendisine ait iş yerinde 4/1-a kapsamında çalışmalarını Kuruma bildirdiği, işveren ve iş gören statülerinin aynı kişide birleşemeyeceği, hizmet akdinin kurulamayacağı, sigortalılığın baştan itibaren 4/1-b kapsamında olmasına rağmen 4/1-a kapsamında bildirilmiş olmasının davacının 4/1-a kapsamında sigortalılığa kazanılmış bir hak sağlamayacağı ve Kanunda ön görülen istisna kapsamında bulunmadığı da dikkate alınarak ve bu sebeple 4/1-a kapsamındaki sigortalılığın 4/1-b kapsamına dönüştürülen sigortalılık kapsamının ve emekliliğe hak kazanılmadığına ilişkin Kurum işleminin yerinde olduğu kanaatine varıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, davalı kurum işleminin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında;Eldeki davada; davacının bildirimlerinin yapıldığı iş yerinin kendisine ait gerçek kişi ticaret işletmesi olması nedeni ile yukarıda yer verilen daire başkanlığı görüşünün dikkate alınmasının ya da emsal olarak ele alınmasının yerinde olmayacağı, davacının son 7 yıllık hizmet süresinin yarısından fazlasının 4/1-b statüsünde geçmiş olması nedeni ile 02.03.2018 tarihli 4/1-a statüsünden mevcut tahsis başvurusunun yerine getirilmesi imkânının olmadığı belirtilerek davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının aylık talebinin reddedilmesine ilişkin kurum işleminin iptali ile 4/1-a kapsamında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı yasanın 86 ncı maddeleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.