Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/5790 E. 2023/5545 K. 03.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5790
KARAR NO : 2023/5545
KARAR TARİHİ : 03.07.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/427 E., 2022/826 K.
SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla uygulanan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 17.11.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında iftira suçundan dava açılmıştır.
2. İstanbul (Kapatılan) 71. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.06.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, mahkûmiyet kararı verilmiştir.
3. İstanbul (Kapatılan) 71. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.06.2015 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 22.06.2020 tarihli kararı ile iddianamede anlatılmayan eylemden ötürü hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.06.2022 tarihli ve 2020/427 Esas, 2022/826 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, dosyanın yeniden incelenerek lehe hükümlerin uygulanması ve benzerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, Mersin İl Emniyet Müdürlüğü tarafından bir suçtan yakalanan sanığın alınan parmak izi incelemesinde daha önceden İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü tarafından bazı olaylardan dolayı yakalanarak ve parmak izinin alındığı, alınan ifadelerinde kimlik bilgilerini gizleyerek katılan …’nin kimlik bilgilerini verdiği ve katılan hakkında soruşturma yapıldığı, sanığın böylece başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmak suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
Tebliğnamedeki görüş yönünden;
Sanık hakkında düzenlenen iddianamedeki anlatım ve nitelendirmeye göre, sanığın İstanbul’da işlemiş olduğu başkalarının kimlik veya kimlik bilgilerini kullanmak fiillerinden ötürü kamu davası açıldığı, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 22.06.2020 tarihli bozma ilamı sonrası sanığın İstanbul ilindeki eyleminden ötürü mahkûmiyet hükmü kurulması karşısında Tebliğnamedeki bu yönde bozma isteye düşünceye iştirak edilmemiştir.
Hüküm fıkrasında suç adının “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” yerine “iftira” olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, daha önceden İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü tarafından mazot kaçakçılığı nedeniyle yakalanarak ve parmak izi alınan sanığın ifadelerinde kimlik bilgilerini gizleyerek katılan …’nin kimlik bilgilerini verdiği ve katılan hakkında soruşturma yapılmasına neden olduğu, sanığın daha sonra Mersin İl Emniyet Müdürlüğü tarafından sahte çek bulundurma nedeniyle yakalanması üzerine yapılan parmak izi karşılaştırması ile olayın ortaya çıktığı, sanığın böylece başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmak suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda katılan hakkında soruşturma yapılmasına neden olduğu, soruşturmaya konu olayla ilgili yakalanan sanığın soruşturma evresindeki ifade ve sorgularında katılan …’nin kimlik bilgilerini kullanarak adı geçen adına soruşturma açılmasına neden olduğu ve hükme esas alınan soruşturma ve kovuşturma evraklarının dosya içinde ve UYAP ortamında kayıtlı bulunmadığı anlaşılmakla dosya aslı ve onaylı suretinin denetime olanak verecek şekilde getirtilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabule göre,
Anayasa Mahkemesinin, 02.08.2022 … ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 … ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “… kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçların seri yargılama usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında aynı Kanun’un 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdii edilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmış olup sanığın temyiz itirazı bu nedenle yerinde görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.06.2022 tarihli ve 2020/427 Esas, 2022/826 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2023 tarihinde karar verildi.