Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/3672 E. 2013/25700 K. 07.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3672
KARAR NO : 2013/25700
KARAR TARİHİ : 07.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Mala zarar verme suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün; 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Yasanın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. maddede, Bölge Adliye Mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından verilenler hariç olmak üzere sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dahil adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükümlerine karşı temyiz yasa yoluna başvurulamayacağı öngörülmekle, hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin 1412 sayılı Yasanın 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Mağdurun 01.03.2011 tarihli ifadesine göre suça sürüklenen çocuğun, direksiyon ve tekeri bisiklet kilidi ile kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınarak sokakta park edilmiş motosikleti çalması biçimindeki eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinin 1.cümlesinde “herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında” işlenmesi biçiminde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde aynı Kanunun 141/1. maddesi uyarınca hüküm kurulması
2- Suça sürüklenen çocuğun, başka bir suç nedeniyle yakalandığında, suça konu motosikleti bıraktığı yeri tarif ederek, bulunup mağdura iadesini sağlaması, motosiklete zarar verilmiş olmasına rağmen, mağdurun da kovuşturma aşamasındaki ifadesinde, zararının giderilmesi yönünde bir talebi olmadığını söylemesi karşısında; suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanması koşullarının tartışılmaması,
3- Konuya ilişkin 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 11. maddesi ve Çocuk Koruma Kanununa Göre Verilen Koruyucu ve Destekleyici Tedbir Kararlarının Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 8. maddesi uyarınca, fiili işlediği sırada oniki yaşını bitirmiş onbeş yaşını doldurmamış bulunan çocuklar ile onbeş yaşını doldurmuş ancak onsekiz yaşını doldurmamış sağır ve dilsizlerin işledikleri fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamamaları veya davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin yeterince gelişmemiş olması hâlinde mahkemece suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar ile korunma ihtiyacı olan çocuklar hakkında tedbir kararı verilebileceği gözetilmeden; ceza sorumluluğu olan ve hakkında mahkumiyet hükmü kurulan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca tedbire hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 07/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.