Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/1794 E. 2023/2159 K. 31.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1794
KARAR NO : 2023/2159
KARAR TARİHİ : 31.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/378 E., 2021/34 K.
ASIL VE BİRL. 2006/28 E. SAYILI DAVADA
DAVA TARİHİ : 25.07.2005-Birl.Dava 02.02.2006
HÜKÜM/KARAR : Asıl Davanın Kabulüne, Birleşen Davanın Reddine

Taraflar arasında görülen tapu iptali tescil ve alacak davalarında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
A. ASIL DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin inşaatı süresinde ve eksiksiz olarak yaptığını, 03/06/2005 tarihinde iskan raporunun alındığını, hak etmiş olduğu 2 ve 10 nolu bağımsız bölümlerin satış yetkilerinin verilmediğini, belirtilen bağımsız bölümlerin davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı şirket adına tapuya tesciline, hak etmiş olduğu dairelere ait satış yetkisinin verilmemesi nedeni ile sözleşmenin 14/2. maddesi gereğince 05/05/2005 tarihinden itibaren günlük 1.000 USD cezai şart karşılığı dava tarihine kadar geçen 81 gün için 81.000 USD ile, yapı kulanma izin belgesi alınmasından sonra verilecek bir dairenin satış yetkisinin verilmemesi nedeni ile 11 günlük süre için 11.000 USD olmak üzere toplam 92.000 USD cezanın en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

B. BİRLEŞEN ANKARA 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NİN 2006/28 ESAS SAYILI DOSYASINDA DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği müvekkilinin tüm edimlerini yerine getirdiğini ve inşaatın %95 seviyesinde tamamlandığını, tarafların daha sonra bir araya gelerek ek protokol düzenlediklerini, müvekkilinin ek sözleşmede belirlenen vecibelerini yerine getirdiğini, 55.800,00 TL tutarlı çekin davalı tarafından tahsil edildiğini, ancak davalı arsa sahibinin vecibelerini yerine getirmediğini, bu nedenle arsa sahibinin haksız olarak tahsil ettiği 55.800,00 TL nin 15/07/2005 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II.
A.ASIL DAVAYA CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının yaptığı inşaatın sözleşme şartlarına ve mimari projeye uygun olmadığını, Ankara 22. Asliye Hukuk mahkemesinin 2005/276 esas sayılı dosyasında açtığı tazminat davasının bu dosya ile birleştirilmesine karar verildiğini, projeye aykırılıklar olduğu ve Ankara 20 Asliye Hukuk Mah. 2005/32 D.İş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, inşaatın süresinde yapılmadığını, komşu parselde yapılmış olan garajın kendi parsellerine tecavüzlü durumda olduğunu, bu hususun düzeltilmesi gerektiğini, iskan ruhsatının yasaya aykırı olarak alındığını, 2 nolu dairenin verilmesini kabul ettiklerini, ancak davacının tapu işlemleri ile ilgili olarak bir talebinin olmadığını, projeye aykırı imalatların yüklenici tarafından yasal hale getirilmediğini, bu hususun yerine getirilmesi bakımından yapılacak olan giderlerin 10 nolu dairenin satışı suretiyle karşılanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

B. BİRLEŞEN DAVA CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ek sözleşmenin alel acele ve müvekkilinin iradesi fesata uğratılarak imzalandığını, bu nedenle ek sözleşmenin iptali için dava açıldığını, yüklenicinin kendi yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeni ile müvekkiline sorumluluk yüklenilemeyeceğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 15.11.2012 tarihli ve 2005/319 Esas, 2012/445 Karar sayılı kararı ile; Yüklenicinin açtığı iki adet bağımsız bölüme ait tapu kayıtlarının adına tescili ile satış yetkisi verilmemesi nedeniyle sözleşmedeki cezai şartın tahsili talebine ilişkin asıl davayı kabul etmiş, … parseldeki 2 ve 10 nolu bağımsız bölümlerin davalı … oğlu … … adına olan tapu kaydının iptali ile her iki bağımsız bölümün davalı şirket adına tapuya tesciline, 10 nolu bağımsız bölümün süresinde teslim edilmemesi nedeniyle 75.000,00 ABD doları ile 2 nolu bağımsız bölüm için 11.000,00 ABD doları olmak üzere toplam 86.000,00 ABD dolarının devlet bankalarınca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte ödeme günündeki ulaştığı Türk Lirasının efektif satış kurundan karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir.
Yüklenicinin açtığı birleşen 2006/28 Esas sayılı davada, ek sözleşme uyarınca davalıya verilen 55.800,00 TL’nin iadesi talep edilmiş olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Arsa sahibi tarafından açılan birleşen 2005/276 Esas sayılı davada 21.03.2005 tarihli ek sözleşmenin iptâli, eksik bırakılan ve projeye aykırı yapılan işler nedeniyle uğranılan zararın ve cezai şartın tahsili talep edilmiş olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Arsa sahibi tarafından açılan birleşen 2008/374 Esas 2010/332 Esas ve 2010/250 Esas sayılı davalarda yükleniciye düşen daireler için apartman yönetimine ödenen aidat ve katılım payları ile vergi dairesine ödenen vergi cezasının rücuen tahsili talep edilmiş, mahkemece birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 07/06/2013 tarihli ve 2013/476 Esas, 2013/3916 Karar sayılı kararıyla, ek sözleşme ile inşaatın teslimi için 05.07.2005 tarihinin taraflarca kabul edildiği ve yüklenici tarafından 03.06.2005 tarihinde yapı kullanma izni almış ise de daha sonra bu yapı kullanma izin belgesi yerine yaptırılan tadilat projesine istinaden 01.07.2009 tarihinde yeniden iskan izni düzenlendiği, dosya kapsamından, arsa sahibi tarafından Ankara 15. İdare Mahkemesi’nin 2011/1337 Esas sayılı dosyasında, alınan ikinci yapı kullanma izin belgesinin dayanağı olan tadilat projesinin ve bu projeye göre yapılan işlemlerin iptali için dava açmış olduğu, eldeki dava dosyasındaki istemlerin önemli bir kısmının, idare mahkemesinde açılan, o davada verilecek kararın sonucuna göre değerlendirileceği, bu itibarla idari yargıdaki dava sonucunun beklenerek ve gerekirse uzman bilirkişi görüşüne de müracaat edilmek suretiyle değerlendirme yapılıp sonucuna uygun hüküm kurulması gereğine işaret edilerek, tarafların diğer temyiz itirazları incelenmeksizin kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 09.06.2016 tarih ve 2019/526 Esas 2019/2017 Karar sayılı kararı ile Ankara 15. İdare Mahkemesi’nin 2011/1337 Esas, 2013/522 Karar sayılı kararında, 14.11.2007 tarihli mimari tadilat projesinin iptali davasının süre aşımı nedeniyle reddine, ruhsat işlemlerinin durdurulmasına ilişkin talebin reddine dair idari işlemin iptaline yönelik davanın da reddine karar verildiği, Danıştay 6. Dairesi’nin 24.09.2014 gün ve 2013/5228 Esas, 2014/5618 Karar sayılı kararı ile onandığı, aynı dairenin 06.04.2016 tarih ve 2014/10700 Esas, 2016/1502 Karar sayılı kararı ile karar düzeltme isteminin reddine karar verilerek kesinleştiği ve … tarafından geç teslim nedeniyle 4 ay 6 günlük kira kaybı zararını talebinin de ilk kararda inşaatta bir gecikmenin ve gecikme nedeniyle kira kaybının bulunmadığının tespit edildiği gerekçisiyle,
Yüklenici tarafından açılan iki adet bağımsız bölüme ait tapu kayıtlarının adına tescilini ve satış yetkisi verilmemesi nedeniyle sözleşmedeki cezai şartın tahsilini talep ettiği asıl davanın kabulü ile asıl davanın kabulü ile … parseldeki 2 ve 10 nolu bağımsız bölümlerin davalı … oğlu … adına olan tapu kaydının iptali ile her iki bağımsız bölümün davacı şirket adına tapuya tesciline, 10 Numaralı bağımsız bölümün süresinde teslim edilmemesi nedeniyle 75.000,00 ABD Doları ile 2 numaralı bağımsız bölüm için 11.000,00 ABD Doları olmak üzere toplam 86.000,00 ABD dolarının devlet bankalarınca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte ödeme gününde ki ulaştığı Türk Lirasının efektif satış kurundan karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Birleşen 2006/28 Esas sayılı davada yüklenicinin sözleşme uyarınca davalıya verilen 55.800,00 TL’nin iadesini talebinin reddine,
Arsa sahibi tarafından açılan birleşen 2005/276 Esas sayılı davada 21.03.2005 tarihli ek sözleşmenin iptâli, eksik bırakılan ve projeye aykırı yapılan işler nedeniyle uğranılan zararın ve cezai şartın tahsili, birleşen 2008/374 Esas 2010/332 Esas ve 2010/250 Esas sayılı davalarda yükleniciye düşen daireler için apartman yönetimine ödenen aidat ve katılım payları ile vergi dairesine ödenen vergi cezasının rücuen tahsili, birleşen 2015/194 Esas sayılı davada “cezai kira tazminatı”nın tahsili taleplerinin reddine karar verilmiştir.

C.İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen 2006/28 Esas sayılı davada davalı, birleşen 2005/276, 2008/374, 2010/250 ve 2010/332 Esas sayılı davalarda davacı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 07/06/2013 tarihli ve 2013/476 Esas, 2013/3916 Karar sayılı kararıyla asıl ve birleşen 2006/28 Esas sayılı davada davalı, birleşen 2005/276, 2008/374, 2010/250 ve 2010/332 Esas sayılı davalarda davacı olan arsa sahibinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile iskân alma koşulunun davadan sonra gerçekleştirilmiş olması sebebiyle son bağımsız bölümle ilgili yüklenicinin tapu iptâli ve tescil isteminin kabulüne, ancak davalı arsa sahibi davaya karşı çıkmakta haklı olduğundan(asıl dava tarihi itibariyle davacının son bağımsız bölüm açısından dava açması haksız olduğundan) ek sözleşmenin 7.maddesi ile kararlaştırılan iskân koşuluna bağlı daire yönünden dava dilekçesinde talep edilen günlük 1.000 dolardan 11.000 dolar cezai şart isteminin reddine ve bu bağımsız bölüm yönünden davalının harç ücreti vekâlet ve yargılama gideri ile sorumlu tutulmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamış,
Arsa sahibinin açtığı birleşen 2015/194 Esas sayılı dava ile ilgili olarak, arsa sahibinin kendisine bırakılan bağımsız bölümleri tutanakla teslim aldığı 11.10.2005 tarihine kadar bırakılan bağımsız bölümler için birleşen davada ek sözleşmenin 3. maddesi uyarınca isteyebileceği gecikme tazminatının hesaplanıp hüküm altına alınması gerektiği açıklanarak karar bozulmuştur.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 13.07.2021 tarih ve 2021/378 Esas 2021/34 Karar sayılı kararı ile bozma sonrası mahkemece yargılamaya devam ederek 13/07/2021 tarihli duruşmada asıl dava dosyası ve birleşen 2006/28 Esas sayılı dava hakkında karar verildiği, diğer birleşen davalar yönünden dosyanın tefriki ile yargılamaya yeni esas numarası üzerinden devam edilmesine karar verildiği, yüklenici tarafından açılan iki adet bağımsız bölüme ait tapu kayıtlarının adına tescilini ve satış yetkisi verilmemesi nedeniyle sözleşmedeki cezai şartın tahsilini talep ettiği asıl dava dosyası olan Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/287 Esas sayılı dosyasında, Ankara İli, … parseldeki 2 ve 10 nolu bağımsız bölümlerin davalı … oğlu … adına olan tapu kaydının iptali ile her iki bağımsız bölümün davacı şirket adına tapuya tesciline, 10 Numaralı bağımsız bölümün süresinde teslim edilmemesi nedeniyle 75.000,00 ABD dolarının devlet bankalarınca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte ödeme günündeki ulaştığı Türk Lirasının efektif satış kurundan karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Yüklenicinin açtığı sözleşme uyarınca davalıya verilen 55.800,00 TL’nin iadesini talebine ilişkin Birleşen 2006/28 Esas sayılı dosyadaki dava yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyizinde, 2 numaralı dairenin süresinde teslim edilmemesi nedeniyle hak kazanılan 11.000 ABD doları miktarındaki cezai şart talebinin kabulü gerekirken reddi yönünde hüküm kurulmasının ve hiçbir inceleme yapılmadan birleşen davanın reddinin hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı vekili temyizinde, yerel mahkemece İdare Mahkemesi kararlarının dikkate alınmaksızın değerlendirme yapıldığı, hüküm uyuşmazlığına neden olunduğu, hüküm uyuşmazlığıyla ilgili dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, sözleşme ve projeye aykırı yanlış hatalı eksik inceleme ile aleyhine hüküm kurulduğunu, beyanla asıl davadaki hükmün bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada, taraflar arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ve ek sözleşme gereğince davacı yüklenicinin, iki adet bağımsız bölüme ait tapu kayıtlarının adına tescili ve sözleşmedeki cezai şartın tahsili, birleşen 2006/28 Esas sayılı davada ise ek sözleşme uyarınca davalıya verilen 55.800,00 TL’nin iadesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası…

3. Değerlendirme
1.HMK’nın 166/1. maddesinde, aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar diğer mahkemeyi bağlar.

HMK’nın 166/4 maddesinde davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması yada biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır.

Somut olayda, yüklenici tarafından açılan asıl davada, davacı, taraflar arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ve ek sözleşme gereğince davacı yüklenicinin edimlerini yerine getirdiğini ileri sürerek, iki adet bağımsız bölüme ait tapu kayıtlarının adına tescilini ve ihtara rağmen satış yetkisi verilmemesi nedeniyle sözleşmedeki cezai şartın tahsilini, birleşen 2006/28 Esas sayılı davada ise ek sözleşme uyarınca davalıya verilen 55.800,00 TL’nin iadesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında 13/07/2021 tarihli duruşmada 2 numaralı ara kararı gereğince birleşen 2005/276 Esas sayılı, birleşen 2008/374 Esas sayılı, birleşen 2010/250 Esas sayılı, birleşen 2010/332 Esas sayılı, birleşen 2015/194 Esas sayılı dosyalarındaki davaların işbu dosyadan tefriki ile yeni bir esasa kaydedilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Bozma ilamından önce birlikte görülerek hüküm kurulmuş bulunan bu dosyaların arsa sahibi tarafından açılan birleşen 2005/276 Esas sayılı davada 21.03.2005 tarihli ek sözleşmenin iptâli, eksik bırakılan ve projeye aykırı yapılan işler nedeniyle uğranılan zararın ve cezai şartın tahsili, birleşen 2008/374 Esas 2010/332 Esas ve 2010/250 Esas sayılı davalarda yükleniciye düşen daireler için apartman yönetimine ödenen aidat ve katılım payları ile vergi dairesine ödenen vergi cezasının rücuen tahsili, birleşen 2015/194 Esas sayılı davada cezai kira tazminatının tahsilinin talep edilmiş olduğu anlaşılmaktadır.

Yukarıda bahsedilen, tefrik edilen dosyalar ile iş bu dosyalar arasında davaların konusu ve tarafları bakımından maddi ve hukuki bağlantı bulunduğu, sözkonusu davalarda aynı sözleşmeden kaynaklanan taleplerde bulunulduğu, davalardan biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla davaların birlikte görülmesinde gerek usul ekonomisi ve gerekse birbirleriyle çelişkili kararlar çıkmasının önlenmesi bakımından fayda bulunmaktadır.

O halde, mahkemece, eldeki davalar ile tefrik edilen arsa sahibince açılmış Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/276 Esas sayılı, Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/374 Esas sayılı, Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/332 Esas sayılı, Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/250 Esas sayılı, Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/194 Esas sayılı davalarının birlikte görülüp sonuçlandırılması gerekir. Bu itibarla mahkemece davaların Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi bozma ilamından sonra tefrik edilmesinde isabet yoktur. Dosyaların birleştirilerek görülmesi için kararın bozulması gerekmiştir.

2-Bozma nedenine göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının 1.bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,

2. no.lu bentte bozma nedenine göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,

Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.