Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/13059 E. 2023/3284 K. 10.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13059
KARAR NO : 2023/3284
KARAR TARİHİ : 10.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1343 E., 2022/1507 K.
HÜKÜM/KARAR : Kabul/Kaldırma/Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 1. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/4 E., 2022/205 K.

Taraflar arasındaki istihkak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalı alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı üçüncü kişi vekili; müvekkilinin adresinde, 21.12.2021 tarihinde haciz yapıldığını, haczedilen malların müvekkil şirket tarafından dava dışı fimadan satın alındığını, borçlunun üçüncü kişi şirketin kuruluşundan bugüne kadar hiçbir alakası olmadığını ileri sürerek davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; borçlunun haciz mahallinde hazır olduğunu, borçlu ile üçüncü kişi arasında organik bağ olduğunu, borcun doğumundan sonraya ait belgelerin karinenin aksini ispatlamaya yeterli olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlu ile davacı şirketinin kurucusunun karı-koca olması, davacı şirketin borç doğduktan sonra kurulması, faaliyet alanlarının benzer olması, davalı borçlunun sosyal medya paylaşımlarında davacı şirkete yer vermesi ve davacı şirketi sanki kendisininmiş gibi aksettirmesi dikkate alındığında davacı şirket ile borçlu arasında organik bağ olduğunun kabulü gerektiği, ibraz edilen bir takım belgelerin her zaman tanzimi mümkün olabileceği gibi, alacaklı lehine mülkiyet karinesinin aksinin ispatına yeterli olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili, borçlu ile müvekkili şirket arasında organik bağ olmadğını,borçlunun müvekkil şirket ortağının eşi olması nedeni ile haciz mahallinde bulunmasının doğal olduğunu, vekalet ücretinin tavzih ile düzletilmesinin hatalı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı alacaklı vekili, müvekkili lehine tazmimata ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borçlu ile davacı 3. kişi şirket yetkilisinin karı koca olduğu, her iki tarafın faaliyet alanlarının benzer nitelikte olduğu, davacı şirketin borcun doğumundan sonraki bir tarihte kurulmuş olduğu, haciz mahallinde borçlunun hazır bulunduğu, davacının sunmuş olduğu faturaların tanzim tarihlerinin borcun doğumundan sonrasına ilişkin ve her zaman tanziminin mümkün olduğu, iş yeri açma ve çalışma ruhsatının istihkak iddiasını ispata yeterli olmadığı, takibin talikine karar verilmediğinden davalı alacaklı vekilinin kötü niyet tazminatı hükmedilmesi yönündeki istinaf talebinin yerinde görülmediği, tavzih yolu ile vekalet ücretinin nispi olarak değiştirilemeyeceği anlaşıldığından 13.06.2022 tarihli tavzih kararının kaldırılmasına karar verildiği, asıl alacak miktarı mahcuzun değerinden daha düşük olduğundan alacak miktarı üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının yerinde görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesini tekrarla haczin üçüncü kişi adresinde yapıldığını, borçluya haciz adresinde ödeme emri tebliğ edilmediğini, borçlunun üçüncü kişi şirket ortağının eşi olmasının organik bağ için tek başına yeterli olmadığını, eksik inceleme yapıldığını, üçüncü kişi şirket yetkilisinin eşi olan borçlunun işyerinde bulunması nedeniyle borçluya ait olmayan menkullerin haczedilmesinin gerekçe yapılamayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, üçüncü kişinin İİK’nın 96 ncı vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nın 97 ve 99 uncu maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı/3. kişi vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.