YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2594
KARAR NO : 2023/2940
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı … tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinde davacı borçlu vekili, müvekkili adına kayıtlı taşınmaz ve araçlar üzerine konulan hacizlerin kaldırılmasını, usulsüz olarak tanzim edilen temlik belgesinin ve ödeme emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiş olup ilk derece mahkemesince ; asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine davacı borçlu vekili, temlik alan davalı alacaklı … vekili ve temlik eden davalı T.C. … A.Ş. vekili tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; davalı … vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı borçlu vekili ve davalı T.C. … A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı T.C. … A.Ş. yönünden davanın husumet yokluğundan reddine, davacının davasının kabulü ile takip dosyasındaki ödeme emrinin davacı borçlu yönünden iptaline karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalı temlik alan alacaklı … vekili ve davacı borçlu vekili temyiz kanun yoluna başvurması üzerine Dairemizce; ” alacaklı bankanın, kendisine yapılan ödeme karşılığında dosya borçlularından …’a dosya borcunu temlik etmesinden sonra, … temlik edenin tüm haklarına sahip olup, diğer takip borçluları temlik alana karşı müteselsilen sorumludurlar. Bir başka anlatımla alacaklı bankanın, dosya alacağını yapılan ödeme karşılığı …’ a temlik etmesi, takip dosyasındaki diğer borçluları ” müteselsil sorumluluk esası” gereği borçtan kurtarmaz ve bu borçlular yönünden alacaklılık ve borçluluk sıfatının birleştiğinden söz edilemez. Mahkemece, borçlunun bu yöne ilişkin ödeme emrinin iptali talebinin reddi ile diğer itiraz ve şikayet nedenleri incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken alacaklılık ve borçluluk sıfatlarının bir şahısta birleştiği gerekçesiyle istemin kabulü yönünde hüküm tesisi doğru görülmemiştir” gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulduğu, Bölge Adliye Mahkemesi’nce bozma kararına direnilerek, önceki hükmün yeniden kurulduğu, direnme kararının temlik alan davalı alacaklı … vekili tarafından temyiz edildiği görülmüştür.
Somut olayda; takip dayanağını genel kredi sözleşmesinde davalı alacaklı …’ın kefil sıfatıyla sözleşmede yer aldığı, … ve diğer borçlular hakkında icra dosyasında borçlu sıfatıyla alacaklı … A.Ş tarafından takibe geçildiği, takip sırasında borcun ödendiği, icra dosyası içerisinde alacağın temlik belgesine istinaden borçlu …’ın alacaklı sıfatıyla takibe devam ettiği ve diğer borçluların mal varlıklarına haciz konulduğu, icra dosyası kapsamına göre …’ın alacaklı olarak takibe devam ettiği, alacağın aynı zamanda borçlusu durumunda olduğu, borcu ödeyerek alacağı temlik aldığı kabul edilse dahi alacaklı ve borçlu sıfatı birleşmiş olacağından; aynı takipte borçlu sıfatını taşıyan …’ın temlik belgesine dayalı alacağının miktarı ve tahsili yargılamayı gerektirdiğinden bu belgeye dayanarak aynı alacaklı sıfatı ile aynı takibe devam edemeyeceğinden; Kayseri 5. İcra Müdürlüğünün 2018/10147 Esas sayılı dosyasında davalı alacaklı … yönünden alacaklı ve borçlu sıfatı birleşmiş olduğundan şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekli olup, Dairemizin bozma ilamı maddi hataya müstenit olup, Bölge Adliye Mahkemesi’nin direnme kararındaki gerekçesinin yerinde olduğu görülmekle, direnmeye ilişkin kararın onanması gerekmiştir.
O halde Bölge Adliye Mahkemesince verilen direnme kararının yerinde olduğu, daha önce verilen 27.12.2021 tarih 2021/1843 E- 2021/1915 K. sayılı kararın onanması gerekirken Dairemizce maddi hataya müsteniden bozulduğu anlaşılmakla, yukarıda yazılı gerekçelerle verilen direnmeye ilişkin kararın onanması gerekmiştir.
SONUÇ :
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK’nin 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK’nin 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline 02/05/2023 gününde oy birliğiyle karar verildi.