YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1425
KARAR NO : 2023/18542
KARAR TARİHİ : 17.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Göçmen kaçakçılığı
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2010 tarihli ve 2009/2451 Esas, 2010/723 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 79 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 5.000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına,
2. (1) nolu bölümde belirtilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 05.03.2013 tarihli ve 2012/6052 Esas, 2013/3311 Karar sayılı ilâmıyla; “Yasadışı yollardan Türkiye’ye gelmiş ve buradan Avrupa ülkelerine gitmek isteyen yabancı kişileri kullandığı araca bindirip yola çıktığında kolluk tarafından yakalanan sanığın yabancıları ülkeye sokma eylemine katıldığına veya ülkede kalmalarına imkan sağladığına dair delil elde edilemediği, bu itibarla sözü edilen eylemin suç tarihi dikkate alındığında TCK’nın 79/1-b maddesinde düzenlenen yabancı kişinin yasa dışı yollardan yurtdışına çıkmasına imkan sağlamaya teşebbüs suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde tamamlanmış suçtan hüküm kurulması.” nedeniyle bozulmasına,
3. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2014 tarihli ve 2013/207 Esas, 2014/1274 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 35 ve 62 nci maddeleri ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 7 ay 15 gün hapis ve 1240 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl sureyle denetim süresine tabi tutulmasına,
4. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2022 tarihli ve 2020/850 Esas, 2022/449 Karar sayılı kararıyla sanığın, denetim süresi içerisinde, … Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/101 Esas, 2019/319 Karar sayılı dosyası kapsamında, suç tarihi 11.12.2018 olan resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine, göçmen kaçakçılığı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanması suretiyle mahkûmiyetine,
Karar verilmiştir.
5. Tebliğname’de, kurulan hükmün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, şikâyetçinin ifadesinin alınmadığına, sanığın kastının bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, eksik inceleme yapıldığına, kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.
III. GEREKÇE
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlenmesi nedeniyle açıklanmasına karar verilecek yeni hükmün, Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın suç teşkil ettiği kabul edilen eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, önceki karara yollama yapılmak suretiyle, Anayasanın 141 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 34 üncü, 223 üncü ve 230 uncu maddelerine aykırı davranılması, hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.05.2023 tarihinde karar verildi.