YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2115
KARAR NO : 2023/2718
KARAR TARİHİ : 22.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen el atmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; vekil edenlerinin müştereken malik oldukları 4520 parsel sayılı taşınmaza, davalılardan …..’ye ait komşu 4519 parsel sayılı taşınmazdaki bina ve bahçenin, yine davalılardan Abdülvehap’a ait 4521 parsel sayılı taşınmazdaki bahçenin tecavüzlü olduğunu açıklayarak müvekkillerinin müştereken malik oldukları 4520 parsel sayılı taşınmaza davalıların haksız müdahalelerinin men’ini, taşınmaza tecavüzlü binanın kâl’ini ve eski hâle getirilmesini, dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre için fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 20.000,00 TL ecrimisilin yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı … vekili; yasal süresi geçtikten sonra sunduğu cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı … kendisine usulüne uygun tebligatlara rağmen cevap dilekçesi sunmamış, duruşmalarda davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.04.2016 tarih ve 2015/316 Esas, 2016/173 Karar sayılı kararıyla; davalıların kendi malzemesiyle başkasının taşınmazına sürekli ve tamamlayıcı nitelikte yapı inşa ettikleri, şartları oluştuğu takdirde Türk Medeni Kanunu’nun 724 üncü maddesine göre uygun bir bedel karşılığında yapının ve arazinin tamamının veya yeterli bir kısmının mülkiyetinin malzeme sahibine verilmesinin mümkün olduğu ancak, Türk Medeni Kanunu’nun 3 üncü maddesine göre iyi niyet koşulunun oluşabilmesi için davacının kendisinden beklenen tüm dikkat ve özeni göstermiş olması gerektiği, çaplı taşınmaza taşkın yapılaşma hâlinde ise iyi niyetin varlığını kabul edebilmek için tapu sicil müdürlüğü, kadastro müdürlüğü veya belediyeye müracaat edilerek kendi çap kaydının kapsamının tayin ettirilmesi ve buna göre yapılan ölçüm dahilinde bina inşa edilmesi gerektiği, davalılar tarafından bu yönde yapılmış bir başvuru veya talebe dair evrakın dosyaya sunulmaması nedeniyle davalıların iyi niyetli oldukları yönündeki savunmaya itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacılara ait olan 4520 parsel sayılı taşınmaza dosya içerisinde bulunan 11.01.2016 tarihli kadastro teknisyeni …..z’ın raporunda ve krokisinde belirtmiş olduğu ve E, G, K, L, I, N harfleri ile gösterilen kısımlara davalılar tarafından yapılan müdahalenin men’ine ve kâl’ine, 3.415,00 TL’nin davalı Abdulvehap Taşdan’dan; 1.405,00 TL’nin ise davalı …’dan, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 26.11.2020 tarih ve 2018/7063 Esas, 2020/7663 Karar sayılı kararıyla; ”Somut olayda, davacının talebi men’i müdahale, kal ve ecrimisile ilişkindir. Men’i müdahale, kal ve ecrimisil talepli davalarda dava değeri müdahale edilen alanın dava tarihi itibariyle değeri, kal’e ilişkin yapının taşkın olan kısmının dava tarihi itibariyle değeri ve ecrimisil bedeli toplamıdır. Bu nedenle keşfen belirlendiği üzere davalıların her birinin haksız müdahale meydana getirdiği alanların farklı olduğu hususu göz önüne alınarak davalıların müdahale ettikleri alanların ayrı ayrı değerlendirilerek, davalılar yönünden ayrı ayrı nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, yazılı şekilde maktu vekalet ücreti takdiri doğru olmamıştır.” şeklindeki gerekçeyle bozulmuştur.
B. Karar Düzeltme
1. Bozma ilâmına karşı davalı … vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 08.12.2021 tarih ve 2021/15626 Esas, 2021/12161 Karar sayılı kararıyla karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.
C. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; “davacının davasının kabulüne, davacılara ait olan …. Mahallesi, Köy içi Mevkiinde bulunan 4520 parsel sayılı taşınmaza (Yeni İzmir ili, …. ilçesi, …. Mahallesi, Köyiçi Mevkii, 455 ada 99 parsel) dosya içerisinde bulunan 11/01/2016 tarihli kadastro teknisyeni…..’ın raporunda ve krokisinde belirtmiş olduğu ve E, G, K, L, I, N harfleri ile gösterilen ve davalılar tarafından yapılan müdahalenin men’ine ve kâl’ine, 3.415,00 TL’nin davalı…..; 1,405,00 TL nin ise davalı …’den, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacılara verilmesine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; evin yapımı sırasında davacılar murisinin muvafakati bulunduğunu, kâl kararının uygulanması hâlinde evin tamamının yıkılacağını, irtifak hakkı tesisi için talepte bulundukları hâlde talepleri hakkında bir karar verilmediğini belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık el atmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. “Mülkiyet hakkının içeriği” kenar başlıklı 683 üncü maddesinde; “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.
Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir.”
2. “Taşkın yapılar” kenar başlıklı 725 inci maddesinde; “Bir yapının başkasına ait araziye taşırılan kısmı, eğer yapıyı yapan malik taşırılan arazi üzerinde bir irtifak hakkına sahip bulunuyorsa, ona ait taşınmazın bütünleyici parçası olur.
Böyle bir irtifak hakkı yoksa, zarar gören malik taşmayı öğrendiği tarihten başlayarak onbeş gün içinde itiraz etmediği, aynı zamanda durum ve koşullar da haklı gösterdiği takdirde, taşkın yapıyı iyiniyetle yapan kimse, uygun bir bedel karşılığında taşan kısım için bir irtifak hakkı kurulmasını veya bu kısmın bulunduğu arazi parçasının mülkiyetinin kendisine devredilmesini isteyebilir.” hükmüne yer verilmiştir.
3. Kanunda öngörülen ayrıcalıklar dışında ayrılmaz parçanın (mütemmim cüz’ün) mülkiyeti ve buna bağlı olarak tasarruf hakkı üzerinde bulunduğu arza bağlıdır. Bu husus, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 684 üncü maddesinde açıkça vurgulanmıştır.
4. 4721 sayılı Kanun’un 683 üncü maddesi uyarınca, taşınmazına haksız el atılan malik, kural olarak malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız el atmanın önlenmesini de dava edebilir.
5. Usule ait kazanılmış hak müessesesi, usul hukukunun dayandığı ana esaslardandır ve kamu düzeni ile ilgilidir. Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hakkın”, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır.
6. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.06.2022 tarih, 2020/(22)9-60 Esas, 2022/977 Karar ve 08.06.2022 tarih, 2019/8-99 Esas, 2022/872 Karar sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; görev, hak düşürücü süre, kesin hüküm itirazı ve harç gibi kamu düzeniyle ilgili konularda usulî kazanılmış haktan söz edilemez. Ayrıca maddi hataya dayanan bozma kararlarına uyulmasında olduğu üzere de “kamu düzeni” ile ilgili konularda usuli kazanılmış haktan söz edilemez (Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü-6. Baskı, cilt 5, 2001).
3. Değerlendirme
1. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 4520 parselin 302,00 m² yüzölçümü ve arsa vasfıyla davacılar adına, 4521 parselin 300,00 m² yüzölçümü ve arsa vasfıyla davalı …mirasçıları adına, 4519 parselin ise; 300,00 m² yüzölçümü ve arsa vasfıyla davalı … adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. UYAP TAKBİS kayıtları üzerinden yapılan sorgulamada; bu taşınmazların 3402 sayılı Kanun’un 22 nci maddesi gereğince yapılan 08.10.2018 tarihli yenileme çalışmaları nedeniyle pasif durumda bulundukları, yeni parsel numaralarının ise; davacılara ait eski 4520 parselin; yeni 455 ada 99 parsel ve 310,51 m² yüzölçümlü, davalı …mirasçılarına ait 4521 parselin; yeni 455 ada 100 parsel ve303,35 m² yüzölçümlü, davalı …’ye ait 4519 parselin ise; yeni 455 ada 98 parsel ve 278,21 m² yüzölçümlü olarak değiştikleri tespit edilmiştir. Ne var ki bozma öncesi alınan bilirkişi raporunda yüzölçümü değişiklikleri ve yeni parsel numaraları dikkate alınmadan rapor düzenlendiği, Mahkemece de bu rapor hükme esas alınarak güncel tapu kayıtları dikkate alınmadan kapalı kayıtlar üzerinden hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Bozma ilâmında bu hususta bir karar verilmemiş olması maddi hataya dayalıdır. Mahkemece bozma ilâmına uyularak hüküm kurulmuşsa da, bozma ilâmı maddi hataya dayalı olduğundan usuli kazanılmış hakka da değer verilemez.
2. Bu durumda, Mahkemece, taşınmazların güncel kayıtları dosya içerisine alınarak keşif yapılmalı ve dava konusu taşınmazlarda yapılan yenileme çalışmaları ve taşınmazların yeniden belirlenen yüzölçümleri ve parsel numaraları doğrultusunda hazırlanacak bilirkişi raporu alındıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken, eski tapu kayıtlarına dayanılarak infaza elverişli olmayan bir karar verilmesi doğru değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.