Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/599 E. 2023/4147 K. 13.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/599
KARAR NO : 2023/4147
KARAR TARİHİ : 13.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2015 tarihli ve 2014/195 Esas, 2015/99 Karar sayılı

kararı ile; sanık hakkında mağdura yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (son) bentleri, 21 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 … maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Bu kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 03.10.2019 tarihli ve 2019/10380 Esas, 2019/17792 Karar sayılı kararıyla;
”a) Asliye Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararından sonra, görevli mahkemede sanığın savunması alınmadan mahkumiyet kararı verilmesi,
b) 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentlerinin aynı olayda birleşmesi durumunda aynı Kanunun 61 … maddesi gereğince temel cezanın tayininde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
c) 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde düzenlenen hak yoksunlukları açısından Anayasa Mahkemesinin İptal kararı uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması..”
Nedenleriyle bozulmasına ve 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin (son) cümlesi uyarınca ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına karar verilmiştir.

3. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.11.2020 tarihli ve 2019/459 Esas, 2020/242 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında mağdura yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan; 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 21 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 … maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. Bu kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 07.09.2021 tarihli ve 2021/9748 Esas, 2021/11775 Karar sayılı kararıyla; ”Mahalli mahkemenin kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesine ve Dairemizce hükmün sanığın kazanılmış hakkının saklı tutularak bozulmasına karşın, bozmadan önceki hükümde sanık hakkında hükmolunan ”2 yıl 1 ay hapis” cezasına karar verildiği halde, bozmadan sonraki hükümde ”2 yıl 6 ay hapis” cezasına mahkum edilerek sonuç ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkına dikkat edilmemesi..” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.10.2022 tarihli ve 2021/360 Esas, 2022/307 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında mağdura yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan; 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 21 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 …

maddesinin birinci fıkrası, 1412 sayılı Kanunun 326 ncı maddesinin (son) cümlesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, çelişkili beyanlara dayanılarak mahkumiyet hükmü tesis edilmesinin hatalı olduğuna, mağduru yaralayanın sanık olmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın aralarında çıkan tartışma sırasında kapsam dışı mağdur …’e yumruk atarak onu yere düşürmesi üzerine kardeşi olan mağdur …’ın da yerde olan …’i darp etmeye başladığı, aynı anda sanığın da yerde olan mağdur …’i darp ettiği, sanığın bir anlık öfkeyle elindeki bıçağı yaralama kastıyla kapsam dışı mağdur …’e salladığı ancak kardeşini yaralayabileceğini öngörmesine rağmen eylemini devam ettirdiği, sanığın olası kasıtla kardeşi olan mağdur …’ı hayati tehlike geçirecek şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.

2. Mağdur ve sanık aşamalarda benzer beyanlarda bulunmuş, tanıkların ve temyiz dışı tarafların beyanları alınmış, olay yeri inceleme ve görgü tespit tutanakları, mağdurun yaralanmasına ilişkin Adli Tıp raporu dava dosyasına eklenmiştir.

3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükmün bu veriler ışığında gerekçelendirilmiş olduğu, mağdurun ve sanığın beyanları, tanıklar … , … , …’in olayın sıcaklığı ile alınan kolluk beyanlarına göre, mağdurun yaralanmasına ilişkin eylemin sanık tarafından ancak olası kast altında gerçekleştirildiği anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.10.2022 tarihli ve 2021/360 Esas, 2022/307 Karar sayılı sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate

alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.06.2023 tarihinde karar verildi.