YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10052
KARAR NO : 2023/18600
KARAR TARİHİ : 18.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Katılan sanık ve sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla;
1. Katılan sanık … (…) hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 75 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ile ceza vermekten vazgeçilmesine kararı verilmiştir.
2. Sanık … hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ile ceza vermekten vazgeçilmesine kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan sanık müdafiinin temyizinin, hükümlerin usul ve Yasa’ya aykırı olduğu, katılan sanığın hakaret içeren bir eyleminin bulunmadığı, diğer sanık …’in ise savunmasında ikrarı ile hakaret eyleminin sabit olduğu, haksız şekilde eylemlerinin karşılıklı şekilde işlendiğine dair Mahkeme tarafından yapılan yorumun hatalı olduğu, bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık …’in çocuğunun dişini çektirmek için Diş Hastanesine gittiği, hastanede diş hekimi olarak görev yapan katılan sanık …’in tedaviye başladığı sırada çocuğun korkması üzerine tedaviye ara verdiği, bu sırada katılan sanıkla tartışmaya başladıkları, tartışma sırasında birbirlerine hitaben “Terbiyesiz.” diyerek karşılıklı olarak hakaret ettikleri iddiası ile açılan kamu davasında, Yerel Mahkemece her iki sanığın da karşılıklı hakaret suçunu işlediği kabul olunarak, katılan sanık ve sanık hakkında ayrı ayrı ceza vermekten vazgeçilmesi kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Yargılamaya konu somut olayda; sanıkların birbirlerine hitaben söylediği kabul olunan “Terbiyesiz.” şeklindeki sözlerin, muhatapların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibari ile oluşmadığı gözetilmeden, katılan sanık ve sanığın ayrı ayrı beraatı yerine yazılı şekilde karar verilmesi,
2. Kabule göre de;
a. Katılan sanık ve sanık hakkında kurulan hükümlerde, 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü maddeleri gereğince doğrudan “ceza verilmesine yer olmadığına” karar vermek gerektiği gözetilmeden, katılan sanık ve sanık hakkında ayrı ayrı önce cezaya hükmedilip sonra “Ceza vermekten vazgeçilmesine” şeklinde karar verilmesi,
b. 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına göre ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi, suç ve suçluluğu ortadan kaldırmayacağından, 5271 sayılı Kanun’un 328 inci maddesi uyarınca katılan sanık ve sanığın sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaları gerektiğinin gözetilmemesi,
Nedenleriyle hükümler hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.05.2023 tarihinde karar verildi.