Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/5028 E. 2023/5349 K. 15.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5028
KARAR NO : 2023/5349
KARAR TARİHİ : 15.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2646 E., 2023/274 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 25. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/365 E., 2022/365 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ve fer’i müdahil kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer’i müdahil kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, davacının davalıya ait avukatlık bürosunda 03.03.2016 tarihinde işe başladığını iş akdinin haklı nedenle feshedildiği 08.06.2018 tarihine kadar çalıştığını ancak çalışmasının SGK’ ya bildirilmediğini, davacının sıklıkla sigortasının yapılması isteğini davalıya söylemesine rağmen davalı tarafça oyalandığını ve sigortasının yapılmadığını, davacının çalıştığı dönemde büroya gelen tebligatları aldığını, davalı adına bazı işlemleri yaptığını, kargo gönderdiğini, bankaya para yatırdığını vb. işler yaptığını, davacının sabah 09.00′ dan akşam 18.00′ e kadar büro hizmetlisi olarak çalıştığını, maaşını elden aldığını, davalı tarafında davacının sigorta bildirimlerinin yapılmamış olması nedeniyle iş akdinin davacı tarafından haklı nedenle sona erdirildiğini beyanla, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının 03.03.2016 – 08.06.2018 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, davacının, davalının kayınvalidesinin komşusu olduğunu, bu sebeple tarafların tanıştıklarını, davacının ve akrabalarının hukuki uyuşmazlıkları nedeniyle davalıdan hukuki yardımda bulunmasını istediğini, davalının, davacının akrabalarının dava ve icra takip dosyalarını almaya başladığını, davacının da bu sebeple davalının bürosuna sıkça gelmeye başladığını, büroya geldiğinde de kendi ailesinin işeri ile ilgili davalıya çeşitli konularda yardımı olduğunu, aralarında işçi – işveren ilişkisi bulunmadığını, dava dilekçesinin çelişkili olduğunu, davacının müvekkilinin vekalet ücretini ve masraflarını ödemediği için aralarında sorun çıktığını, bu davanın hemen akabinde davacının eniştesinin davalıyı azlettiğini, taraflar arasında hiçbir zaman hizmet akdi kurulmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

Feri müdahil Kurum vekili; zamanaşımı, yetki, görev, husumet, hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının talebinde haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; tüm dosya kapsamı incelenip değerlendirildiğinde; davacının talebi 03.03.2016-08.06.2018 tarih aralığına ilişkin olup bu tarih içinde kalan 12.05.2016-29.09.2016 tarihleri arası ve 06.10.2017 tarihine ilişkin sürelerin dava açıldıktan sonra kurum işlemi ile tespit edildiği bu süreler yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Dosyada bulunan tebliğ evrakından davacının davalıya ait tebligatları daimi çalışan sıfatı ile teslim aldığı, dinlenen kamu tanığı …, …, … ve …’ün davacının davalı yanında çalıştıklarını beyan ettikleri davacı tarafından tebellüğ olunan Erdemli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/220 Esas sayılı dosyasına ait tebligat parçasından evrakın davacı tarafından 08.03.2016 tarihinde tebliğ alındığı tanık beyanlarında net tarih beyan edilmediğinden yazılı belgeye göre davacının davalıya ait iş yerindeki işe başlangıç tarihinin 08.03.2016 tarihi olduğu bu tarihten itibaren davacının düzenli olarak tebligatlara imza attığı, kargo ve posta alındılarında imzasının bulunduğu, bankaya davalı adına düzenli para yatırdığı hususları birlikte değerlendirildiğinde iş akdinin 2018 yılında sona erdiği, iş akdinin sonlanması yönünden ise en son 07.06.2018 tarihinde bankaya para ödeme makbuzu bulunduğundan ve davacının kuruma şikayet dilekçesinde 08.06.2018 tarihinde ayrıldığını beyan ettiğinden davanın kısmen kabulüne, davacının, davalıya ait iş yerinde, 08.03.2016-11.05.2016, 30.09.2016-05.10.2017 ve 07.10.2017-07.06.2018 tarihleri arasında asgari prime esas kazanç üzerinden hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespitine, davacının 12.05.2016-29.09.2016 ve 06.10.2017 tarihlerine ilişkin istemi yönünden; davanın konusuz kalması nedeniyle, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, davacının sigortasız çalıştırıldığına ilişkin şikayeti üzerine düzenlenen müfettiş raporuna itiraz etmediğini, raporun davacı açısından kesinleştiğini, daha fazla çalıştığı iddiasının kanıtlanamadığını ileri sürmüştür.

Feri müdahil kurum vekili, çalışma iddiasının kanıtlanamadığını, Kurumun yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ile dosya kapsamına göre, davacının uyuşmazlık konusu dönemde davalı iş yerinden sigortalı çalışma bildirimi olmadığı, dava devam ederken Kurumca yapılan soruşturma kapsımında düzenlenen inceleme raporuna göre 12.05.2016 ile 29.09.2016 tarihleri arasında ve 06.10.2017 tarihinde davalıya ait avukatlık bürosunda çalıştığı yönünde tespit yapılması üzerine, söz konusu hizmetlerin davacının sigorta hizmet cetveline aktarıldığı, bu dönemler yönünden davanın konusuz kaldığı, gerek kamu tanıklarının beyanları, gerekse uyuşmazlık konusu dönemde davacının imzasını taşıyan kargo alındı makbuzları, banka ödeme makbuzları ve mahkeme dava dosyalarındaki tebligat alındıları ile fiili çalışma olgusunun ispatlandığından davanın kısmen kabulüne dair mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı ve feri müdahil vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B.Temyiz Sebepleri
Davalı ve fer’i müdahil kurum vekili, istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 03.03.2016-08.06.2018 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 86 ıncı maddeleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı ve fer’i müdahil kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.