Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/14620 E. 2006/16483 K. 28.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/14620
KARAR NO : 2006/16483
KARAR TARİHİ : 28.11.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki meraya elatmasının önlenmesi ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda davacı köy tüzelkişiliğinin davasının kısmen kabulüne, katılan … Yönetiminin davasının reddi yolunda kurulan 01.12.2005 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı Bahşiler Köy Tüzelkişiliği vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 13.06.2006 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden … Köy Tüzelkişiliği vekili Av. …, … Köy Tüzelkişiliği vekili Av. … geldiler, temyiz eden … vekili gelmedi açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan 14. Hukuk Dairesinin 29.11.2002 … ve 2002/8295-8117 sayılı bozma kararında özetle: “Davanın meraya elatmanın önmenmesi isteğine ilişkin olduğu, 31.05.1996 tarihli ve 4/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile tek başına bir köye ait bulunan mera, yaylak ve kışlakların tümünün veya bir parçasının bir başka köy sınırı içine alınmış olması halinde, sınır değişikliğinin ikinci köye bir yararlanma … sağlamayacağı ve ilk köyü eskiden olduğu gibi bu yerlerden tek başına yararlanacağının öngörüldüğü, bu karar 4342 Sayılı Mera Yasasının 29. maddesi ile de yasa hükmü haline geldiği, böylece bir köy yada belediye sınırları içinde kalan mera, yaylak ve kışlaklar üzerinde bir başka köyün intifa … olabileceği kabul edilmiş, idari sınırların aidiyetinin belirlenmesinde önemi olmadığının vurgulandığı, idari sınırların sadece yetkili mahkemenin saptanmasında önem arzedeceği, davacı köyün tahsis ve kadim kullanım iddiasına dayandığı, mahkemece tahsis kararı ve kadim kullanım üzerinde durulmadığı bu nedenle yapılacak keşifte tahsis kayıtlarının yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığı ile uygulanması, dava konusu yeri kapsayıp kapsamadığının belirlenmesi, keşfi izlemeye yarayan niza konusu yeri gösteren uzman kişiye kroki düzenlettirilmesi” gereğine değinilmiştir. Bozmadan sonra, …, davacı ve davalı köy tüzelkişiliklerini hasım göstererek harcını yatırdığı dilekçe ile taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek niteliğinin orman olarak tesbiti ile mülkiyetinin Hazine adına tescili istemiyle davaya katılmıştır. Mahkemece katılan … Yönetiminin davasının reddine, davacı … Köy Tüzelkişiliğinin davasının kısmen kabulüne, memleket haritasında Kızban Tepesi, Hespe Tepesi ve bu tepeler ile Mazgala Tepesi arasında kalan 2 … (küre hate, tahti tilo) ve Mazgala Tepesi ile Kurik Tepesinin birleştiği hattın kuzeyine bakan su akarına davalı köyün elatmasının önlenmesine, belirtilen sınırın güneyinde kalan su akarında Bahşiyan Köyü bağlarına kadar uzanan alanda, davacı ve davalı köyler ile komşu olan köylerin ortak kullanım haklarının olduğunun tesbitine, davacı köyün Kurik Tepesinin tamamına ilişkin davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı köy tüzelkilişiliği vekilleri ile katılan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı Bahşiler Köyünde genel arazi ve orman kadastro çalışmalarının yapılmadığı, davacı … Köyünde orman kadastrosunun yapılmadığı, genel arazi kadastrosunun ise 1986 yılında yapılarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; bilirkişiler tarafından dava konusu taşınmazın konumunun sınırları ve yüzölçümü belirlenmek suretiyle infaza elverişli krokisinin düzenlenmediği gibi, hükme dayanak alınan uzman orman bilirkişi düzenlediği raporda Ebulkasım Tepesi, Mazgala Tepesi ve Kurik Tepesinin memleket haritasında açık alanda göründüğünü, orman alanının Mazgala Tepesinin 50 metre kuzeyinden başladığını açıklamışsa da, iade üzerine aynı bilirkişilerden alınan ek rapora ekli orjinal renkli memleket haritasında ise Mazgala, Ebulkasım ve Kurik Tepeleri ile tüm geniş … tamamen yeşil ormanlık alanda gösterilmiştir. Ormancı bilirkişinin düzenlediği rapor ve ek rapor birbiriyle çelişkili olduğu gibi, hükme dayanak alınan rapor taşınmazın konumu orjinal renkli memleket haritası üzerinde gösterilmediği için denetlenememektedir. Yetersiz araştırma ve inceleme ile denetlenemeyen bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ile … Köyüne ait kadastro paftaları ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, dava dilekçesinde belirtilen sınırlar yaşlı ve tarafsız mahalli bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla uygulanmak suretiyle dava konusu taşınmazın konumu belirlenmeli, … bilirkişiden taşınmazın sınırlarını ve yüzölçümünü gösteren infaza elverişli krokili rapor alınmalı, … Köyünde yapılan kadastro paftasıyla irtibatlı krokisinin düzenlettirilmesi, bu paftada yer alıyorsa ne gibi bir işlem gördüğü, hangi nedenle tesbit dışı bırakıldığı belirlenmeli, yine … bilirkişiden bu konuda yeterli krokili rapor alınmalı, yukarıda sözü edilen resmi belgeler … bilirkişi tarafından konumu belirlenen çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 … ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 … ve 35/13 E., K. ve 13.06.1989 … ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, tüm dosya kapsamı da değerlendirilmek suretiyle taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı belirlenmeli, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun anlaşılması halinde ise, davacı köyün meraya elatmasının önlenmesi isteğine ilişkin uyuşmazlık hakkında Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2002/ 8295-8117 sayılı kararında açıklanan şekilde araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı ve davalı köy tüzelkişiliği ile katılan … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatarınlara iadesine 28/11/2006 günü oybirliği ile karar verildi.