Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2009/1454 E. 2010/2939 K. 26.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/1454
KARAR NO : 2010/2939
KARAR TARİHİ : 26.04.2010

…’yı kasten öldürmekten sanık …, işbu ölümle biten kavgaya iştirakten sanık …’un yapılan yargılanmaları sonunda: hükümlülüklerine ilişkin (…) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 04/06/2008 gün ve 375/151 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı ile sanıklar müdafii taraflarından istenilmiş, sanık … duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık … hakkında duruşmalı, diğer sanık ile C.Savcısının temyizleri veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-22.11.2006 tarihli oturumun bir bölümünün kapalı olarak yürütüldüğü kaydı yer almakta ise de, katılma kararının kabulünden sonra açık duruşmaya devam edildiğinin belirtilmesi karşısında “gizli duruşma” ibaresinin zuhulen yazıldığı düşünülmüştür.
2-Sanık … hakkında öldürme suçu yönünden yapılan incelemede;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın insan öldürme suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı bir neden bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafiinin sübuta, tanık beyanlarının çelişkili olduğuna, yasal savunmaya, eksik incelemeye, Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının ve katılan vekilinin bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanık … hakkında öldürme suçundan kurulan ve re’sen de temyize tabi olan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
2-Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede;
Sanıkların olay tarihinde … ilinde oynanacak olan …- … futbol takımları arasındaki maçı izlemek için …’dan … iline gitmek üzere 26 arkadaş olarak yola çıktıkları, … ile … ilçesi sınırları içinde kalan, olayın meydana geldiği dinlenme tesisinde mola verdikleri, sanıklar … ile … ve arkadaşlarından birkaç kişinin minibüsten inerek marşlar söyleyerek alışveriş için büfeye yöneldikleri,daha önce benzer kafilelerin bu şekilde gelip büfesine zarar vermelerinin etkisi ile büfesine zarar verilmesinden korkan ve büfenin dışından cam bölmeden alışveriş yapmalarını isteyen büfe sahibi ile aralarında tartışma çıktığı, büfe sahibinin sanıklar ve arkadaşlarını uzaklaştırmak amacıyla kurusıkı tabanca ile havaya üç el ateş ettiği, bunun üzerine yakındaki kahvede bulunanların olay yerine geldikleri, tartışmanın arbedeye ve kavgaya dönüştüğü, sanıkların arkadaşlarının bir kısmının yavaş yavaş bir şekilde tesisten ayrılan minibüse yetişip bindikleri,sanık …’in kalabalıktan kurtulup yakında bulunan tarlalara doğru kaçtığı, daha sonra minübüse bindiği, sanık …’nin ise kahveden gelenlerin arasında kaldığı ve dövüldüğü, maktulün, sanık …’yi kalabalığın elinden kurtarıp koluna girerek arkadaşlarının bulunduğu minibüse yetiştirmek istediği, bu sırada olay yerinden uzaklaşmakta olan arkadaşlarının …’nin olay yerinde kaldığını anlayıp minübüsten indiklerinde, maktulün …’nin koluna girmiş vaziyette kendilerine doğru gelmekte olduğunu gördükleri, sanık …’in elindeki bıçakla sanık …’yi getiren maktule vurarak öldürdüğü olayda; sanık …’nin tüm aşamalarda suçlamayı kabul etmediği, olay sırasında sanık …’nin, sanık … ile birlikte hareket ettiğine yada sanık …’in eylemini kolaylaştırıcı nitelikte herhangi bir eylemde bulunduğuna dair savunmasının aksine delil bulunmadığı, sanık …’ye ait kazağın kolunda maktule ait kan lekesi bulunmuş ise de, maktulün yeğeni olan tanık …’ın duruşma sırasında alınan ifadesinde, maktulü hastaneye götürdüğü sırada maktulün kanının kendisine bulaştığını,hastanede sanık …’yi sedyeden kaldırıp yüzüne bakmaya çalışırken kendisinden de sanık …’ye bulaştığını, sanık …’nin maktulü bıçaklayacak veya kendisine yumruk atacak bir durumu bulunmadığını, yediği dayaktan dolayı güçsüz olduğunu bildirmesi karşısında, öldürme suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), bozma sebebine göre sanık …’un başka suçtan hükümlü yada tutuklu değil ise derhal TAHLİYESİ için gereği yapılmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 26/04/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
26/04/2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı …’ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii avukat …’ın yokluğunda 29/04/2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.