Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/4515 E. 2023/5145 K. 10.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4515
KARAR NO : 2023/5145
KARAR TARİHİ : 10.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/628 E., 2022/1891 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/194 E., 2020/336 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın fer’i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 01.08.1991 tarihinden, 15.12.1997 tarihine kadar nizasız ve fasılasız olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde;davada feri müdahil olarak yer almalarını talep ettiklerini, davacının 01.08.1991 tarihinden 30.11.1992 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını, dava konusu döneme ilişkin başka herhangi bir kayda rastlanılmadığını, davacının davasını yazılı delillerle tespit iistenen dönemde isimleri bordrolara geçmiş olan tanık beyanları ile bunların olmadığı hallerde de komşu işyeri bordro tanıkları ve işverenleri ile hiçbir kuşkuya yer vermeyecek biçimde ispat etmesi gerektiğini öne sürerek davada fer’i müdahil olarak kabulleri ile davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davacı tarafın beyanları, Konak Vergi Dairesi’nin ve … Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün yazı cevabı nazara alındığında; davalı işyeri her ne kadar 31.08.1996 tarihinde kanun kapsamından çıkmış ise de vergi kaydının 01.03.1999 tarihine kadar devam ettiği, yine davalı şirketin 10/12/1997 tarihli ortaklar kurulu kararı ile tasfiyeye girdiği, tasfiyenin 15/12/1997 tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmakla, davacının 15/12/1997 tarihine kadar çalışma iddiasının kabulünün mümkün bulunduğu, tanık beyanlarından davacının 15/12/1997 tarihine kadar davalı işyerinde çalıştığına ilişkin iddiasının ispat edildiği; davacının 01.08.1991-15.12.1997 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığı, bu çalışmalarının tam zamanlı ve kesintisiz olduğu, davacının başka türlü bir iddiası ve ispatı olmadığından asgari ücretle çalıştığı, davalı işverence herhangi bir puantaj ve bordro kaydı sunulmadığından davacının ayda 30/yılda 360 gün çalıştığı” gerekçesi ile 23510145832 TC Kimlik, 3501010078784 sigorta sicil numaralı davacı …’nın, kurumda 227242.035 sicil sayılı dosyada işlem gören İnser Yapı Endüstrisi Ltd. Şti. adına tescilli işyerinde 01.08.1991-15.12.1997 tarihleri arasında hizmet akdine istinaden kesintisiz, asgari ücretle toplam 2295 gün çalıştığı, bu çalışmasının 320 gününün Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirildiği, 1975 gününün ise bildirilmediğinin tespitine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Fer’i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde;davacının 01.08.1991 tarihinde davalıya ait işyerinde çalışmaya başladığı, 30.11.1992 tarihinde çıkış yaptığının görüldüğünü, dava konusu döneme ilişkin başka herhangi bir kayda rastlanmadığını, dosyada alınan kök rapor ve ek raporun çelişkili olup hüküm kurmaya elverişli olmadığını, “Davacının diğer davalıya ait işyerinde 01.08.1991-15.02.1997 arasında hizmet akdine istinaden kesintisiz asgari ücretle toplam 2295 gün çalıştığı, bu çalışmasının 320 gününün Kuruma bildirildiği, 1975 gününün ise bildirilmediği” kanaatine varıldığını, bilirkişi ek raporunda, kök rapordan daha da aleyhe olacak biçimde, sigortalılık süresini uzatmış, hizmet tespitine ilişkin davaların kamu düzenine yönelik olup, davacının davasını yazılı delillerle, tespiti istenen dönemde isimleri bordrolara geçmiş olan tanık beyanları ile bunların olmadığı hallerde de komşu işyeri bordro tanıkları ve işverenleri ile hiçbir kuşkuya yer vermeyecek biçimde ispat etmesi gerektiğini, çalışmanın eylemli olması gerektiğini, hal böyleyken, yazılı deliller karşısında yalnızca tanık beyanları ile çalışmanın varlığını ispat edilmiş sayılamayacağını beyanla, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ” kapsam tarihleri 01.03.1988-31.08.1996 dönemi olan davalıya ait işyerinin, uyuşmazlık konusu dönemde faaliyetinin devam ettiğine dair 10.02.1988-31.10.1992 arasında Konak Vergi Dairesi, 01.03.1999 tarihine kadar ise … Vergi Dairesinde vergi mükellefiyet kaydının bulunduğu, bordro tanıklarının net, samimi, aydınlatıcı beyanları ile faaliyetinin devam ettiği ve davacının davalıya ait işyerinde sekreter olarak çalıştığı, aleyhe işyeri kayıtları sunulmadığı gözetildiğinde; delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davanın kabulüne dair verilen kararın yerinde olduğu ” gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Fer’i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun 79 uncu maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup fer’i müdahil Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle, işe giriş bildirgesi, bordro tanık anlatımları ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.