YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4707
KARAR NO : 2023/5258
KARAR TARİHİ : 11.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1432 E., 2023/258 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/656 E., 2020/656 K.
Taraflar arasındaki meslekte kazanma gücü kaybı oranının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı kazazede …’ ın 12.08.2015 tarihinde tomruk istifleme sırasında ufak bir kaza geçirdiğini ve davalı kurum tarafından kendisine maluliyet oranı olarak %59 verdiğini ve sürekli iş görememezlik geliri bağlandığını, kurum tarafından davacının %100 kusurlu olduğunu iddia ederek dava açtığını ve … 2. İş Mahkemesinin 2018/376 Esas sayılı dosyasında görüldüğünü, bu dosyada maluliyete itiraz etmek için verilen süre üzerine bu davayı açtıklarını, davalı kazazede verilen maluliyet oranının yüksek olduğunu, davalı şahsın kusuru ile kazanın meydana geldiğini, %59 olarak verilen oranın ve kurumca sürekli iş göremezlik ödeneği bağlanması işleminin iptali ile davalı kazazedenin maluliyet oranının sürekli iş göremezliğe neden olmayacak düzeyde olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kurum cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kurum sigortalılarından … sigorta sicil ve… TC kimlik numaralı …’ın İl Müdürlüğümüzde 2 1610 01 02 1000837 081 03-36 sicil sayılı dosyada işlem gören Haşep Kaplama San. ve Tic. A.Ş. ünvanlı işyerinde çalışırken, 12.08.2015 tarihinde maruz kaldığı iş kazası hakkında Rehberlik ve Teftiş … Grup Başkanlığı tarafından yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 15.02.2018 tarih 121006/01/İR/01 sayılı inceleme raporunda mezkur olayın bir iş kazası olduğunun belirtildiğini, … Bölge Sağlık Kurulu’nun 26.07.2017 tarih, 2711 sayılı kararında sürekli iş göremezlik oranı %59 olarak tespit edilmiştir. Buna göre sigortalıya 8100250660 tahsis numarası ile 01.04.2016 tarihinden geçerli olmak üzere %59 SID oranına göre sürekli iş göremezlik geliri bağlandığını, olay ile ilgili tahkikat süreci sonuçlandıktan sonra düzenlenen 15.02.2018 tarih, 121006/01/İR/01 sayılı inceleme raporuna göre; iş kazasının oluşumunda sigortalının kasti bir hareketinin bulunmadığı, aynı zamanda iş kazasının meydana gelmesinde işverenin kusur oranının %100 olduğu ve kazalı …’ın ise kusurunun bulunmadığı kanaatine varıldığını, Sigortalıya 01.12.2017 tarihinden itibaren 1100216310 tahsis numarası ile de malul aylığı bağlanması sebebiyle; 8100250660 sayılı dosyadan ödenmekte olan sürekli iş göremezlik geliri 26.12.2017 tarihinden itibaren yarıya indirildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Sosyal Güvenlik Kurumu … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 26.07.2017 tarih 2711 karar nolu raporunda; “İş Kazasının Olduğu Tarih: 12.08.2015, düz işçi, Sürekli İş Göremezlik Durumuna Girdiği (Çalışır/Çalışamaz) Tarih ve Dayanağı Olan Belge: 18.03.2016 çalışır, … Atatürk Devlet Hastanesinin 18.01.2016-1 e rapor, Sürekli İş Göremezlik Derecesine Esas Teşkil Eden Sağlık Kurulu Raporları: … Üniversitesi 07.06.2017-1051 sağlık kurulu raporu, Gr1 XII 9 56 A 60, D:60, E:59 Sürekli İş Göremezlik Derecesi E Cetveline Göre %59 olduğu, yardıma muhtaç olmadığı, kontrol gerekmediği” bildirildiği, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 19.06.2019 tarih, 2019/11013 karar sayılı raporunda; “12.08.2015 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle maluliyet oranının, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde %59 olduğu, başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, kontrol muayenesi gerekmediği” bildirildiği; Adli Tıp Kurumu Adli Tıp Üçüncü İhtisas Kurulu’nun 26.06.2020 karar tarih ve 10043 karar numaralı mütalaasında Ahmet oğlu 05.07.1980 doğumlu …’ ın 12.08.2015 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasına bağlı sol dizde fleksiyon hareket kısıtlılığına neden olan arızası nedeniyle E cetveline göre % 59 (ellidokuz) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağına karar verildiği; davalı …’ ın davacı işyerinde çalışırken 12.08.2015 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucunda kurum tarafından maluliyet oranının %59 olarak belirlendiği, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen denetim ve hüküm vermeye elverişli rapor içeriğine göre davalı şahsın maluliyet oranının %59 olarak belirlendiği anlaşılmakla, kurum tarafından belirlenen maluliyet oranında herhangi bir hata olmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin gerekçeli kararında Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporun denetime elverişli olarak kabul ettiğini, ancak alınan bu rapora yönelik taraflarınca yapılan itirazların mahkemece yeterince irdelenmediğini, ATK tarafından hazırlanan raporun davalı bizzat muayene edilmeksizin önceki raporlar değerlendirilmek suretiyle hazırlandığını, ATK tarafından rapora esas alınan tıbbi bilgi ve belgelerin davalı …’ın tedavisi tamamlanmadan hazırlanan tıbbi bilgi ve belgeler olduğunu, dava dilekçelerinde belirttikleri üzere geçen bu süre içerisinde davalı …’ın sağlığına kavuştuğunu, işçinin süreli bir maluliyetinin bulunmadığı gibi meslekte çalışma gücü kaybının da söz konusu olmadığını, taraflarınca ileri sürülen bu iddiaların gerçekliğinin ortaya çıkmasının ancak ATK tarafından davalı …’ın bizzat muayene edilmek suretiyle bir rapor hazırlanmasına bağlı durumda olduğunu, iddialarının araştırılması için ve dosyanın tam olarak aydınlatılabilmesi için davalının bizzat muayene edilerek bir rapor hazırlanması gerektiğini, bu iddiaların ve itirazların göz ardı edildiğini, davalının bizzat muayene edilmeden sadece tedavi sırasında alınan raporlara göre hazırlanan raporun denetime elverişli olmayacağını ve hükme esas alınamayacağı kanaatinde olduklarını, hem dava dilekçelerinde ki iddialarının hem de ATK raporuna ilişkin itirazlarının yerel mahkeme tarafından yeterince irdelenmediğini, yerel mahkemenin, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan aldırılan rapor ile Yüksek Sağlık Kurulu raporunun birbiriyle uyumlu olduğunu ve bu yüzden Adli Tıp 2. İhtisas Kurulundan rapor aldırılmasına gerek olmadığına karar verdiğini, Yüksek Sağlık Kurulunun, davalılardan Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı bir kurul olduğundan SGK tarafından kabul edilen maluliyetini doğrulayan bir rapor hazırlamış olabileceğini, davalı kurum ile arasından bağlılık bulunan Yüksek Sağlık Kurulu tarafından hazırlanan raporun hükme esas alınmaması gerektiğinin açık olduğunu, izah edilen durumlar ortadayken davalı kazazedenin bizzat ATK tarafından muayene edilmeden rapor hazırlanması ve bu rapora itirazları dikkate alınmadan yerel mahkemece raporlar yeterli görülerek davanın reddine karar verilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, , kurum tarafından belirlenen maluliyet oranında herhangi bir hata olmadığı, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu tarafından belirlenen oranın Kurum tarafından tespit edilen oranı teyit etmesi nedeni ile bu aşamada dosyanın Adli Tıp 2. Üst Kurulu’na gönderilmesinin de gereli olmadığı kanaatine varılmış ve ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında isabetsizlik görülmediği, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla,davacı vekilinin tüm istinaf nedenlerine ilişkin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde belirttiği gerekçelerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, meslekte kazanma gücü kaybı oranının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371’inci, 5510 sayılı Kanun’un 95 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.