YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/28790
KARAR NO : 2012/48063
KARAR TARİHİ : 12.12.2012
Hırsızlık ve mühür bozma suçlarından sanık …’ın, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 141/1, 168, 62, 52 ve 203/1. maddeleri uyarınca 6.000, 2.000 ve iki kez 100 yeni … lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına dair, (AKHİSAR) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/12/2008 tarihli ve 2007/255 esas, 2008/511 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 18/07/2012 gün ve 2011/12102/42867 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31.07.2012 gün ve 2012/200697 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre,
1)Sanık hakkında 24/04/2006 tarihli tutanak ile mühür kırmak suretiyle kaçak su kullandığının tespiti yapılarak suyunun kesildiği ve mühürleme yapıldığı halde 23/05/2006 tarihli tutanakla yeniden mührü bozarak kaçak su kullandığının tespitinin yapıldığı ve buna göre dava açıldığının anlaşılması karşısında, zincirleme suç hükümleri uygulanarak 5237 sayılı Yasanın 43. maddesine göre verilecek cezadan artırım yapılması gerekirken, her bir tutanak yönünden ayrı eylem kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesinde,
2)Takdiri indirim nedeninin her bir hüküm yönünden ayrı ayrı değerlendirilip uygulanması gerekirken, sanık hakkında hırsızlık suçunda 5237 sayılı Kanun’un 62. maddesi tatbik edilmesine karsın, mühür bozma suçunda sanık lehine olan anılan madde hükmünün uygulanmamasında,
3)Sanığın ara boru takarak kaçak su kullanma eyleminin, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-a maddesi kapsamında nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğu hususunun gözetilmemesinde, isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1- 2 no’lu kanun yararına bozma istemi nedeniyle yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun, 19.02.2008 gün, 2008/5-19, 2008/31 sayılı kararında vurgulandığı üzere, yasa yararına bozma yöntemi, karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesini ve ülke genelinde uygulama birliğine ulaşılmasını sağlama amacıyla, olağanüstü bir denetim muhakemesi yolu olup, gerek kesin hükmün otoritesinin korunması zorunluluğu, gerekse olağanüstü bir denetim yolu olması nedeniyle dar kapsamlıdır. Her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir.
Yasa yolunun bu özelliği nedeniyle, hakimin takdirini hatalı kullanmasına ilişkin hususlardaki hukuka aykırılıklar, sadece olağan bir denetim yolu olan temyiz incelemesi sırasında dikkate alınabilecek hukuka aykırılıklardandır. Uygulanıp uygulanmaması hakimin takdirinde bulunan TCK.’nın 62.maddesinin, hırsızlık suçundan kurulan hükümde uygulanıp, mühür bozma suçundan kurulan hükümde uygulanmaması, kesin hükmün otoritesini ortadan kaldırmaya yeterli nitelikte esaslı ve ciddi bir aykırılık olarak kabul edilemeyeceğinden, bu konudaki kanun yararına bozma isteminin REDDİNE,
2- Mühür bozma suçundan kurulan hüküm yönünden 1 no’lu kanun yararına bozma istemi nedeniyle yapılan incelemede;
10.03.2006 tarihinde, borç nedeniyle kesilip mühürlenen suyu, mührü bozarak ara boru takmak suretiyle kullandığı 24.04.2006 günü tespit edilen sanığın, 23.05.2006 günü yapılan kontrolde yine mühür bozduğunun belirlenmesi karşısında, tespit tarihleri ve suçun işleniş tarzı itibariyle, aynı suç işleme kararı ile gerçekleştirdiği eylemlerin, TCK.’nın 43/1.maddesi kapsamında zincirleme suç oluşturacağının kabulü gerekirken, iki ayrı hükümlülük kararı verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (AKHİSAR) 1.Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 23.12.2008 gün ve 2007/255, 2008/511 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle, sanığın, eylemine uyan 5237 sayılı TCK.’nun 203.maddesi uyarınca, mahkemenin takdirine göre 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 43.maddesinin 1.fıkrası uyarınca lehe uygulama ile ¼ oranında artırım yapılarak 6 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK.’nın 52.maddesi uyarınca bir gün karşılığı 20,00 TL’.den hesaplanarak, sanığın 120,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına,
3- Su hırsızlığı suçundan kurulan hükümlere yönelik 1 ve 3 no’lu kanun yararına bozma istemlerine gelince;
05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında” Yasanın Geçici 2. maddesinde, Yargıtay ilgili dairesinde bulunan dosyaların, verilen kararların niteliğine bakılmaksızın hükmü veren mahkemeye gönderilmesi ve kesinleşmiş olup olmadığına bakılmaksızın hakkında hüküm verilen kişiler ile ilgili dosyalarda, geçici 2.maddenin 2.fıkrası uyarınca işlem yapılması öngörülmekle, Yargıtay Ceza Genel
Kurulunun, bu konudaki 18.09.2012 gün 2012/5-420, 2012/1771 Sayılı kararı da dikkate alınarak, kanun yararına bozma istemi hakkında bu aşamada karar verilmesi sonuca etkili olmayacağından, mahkemece yeniden kurulacak hükümde hukuka aykırılık bulunması ve temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde kanun yararına bozma yasa yoluna başvurulması mümkün bulunmakla, öncelikle anılan yasanın geçici 2.maddesinin 2.fıkrasına göre işlem yapılması için dosyanın yerel mahkemeye iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 12.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.