Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/4975 E. 2023/5959 K. 25.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4975
KARAR NO : 2023/5959
KARAR TARİHİ : 25.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2380 E., 2023/139 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 27. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/2 E., 2022/222 K.

Taraflar arasındaki iş kazasının tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, eşi …’ın davalı şirket işçisi olup dava konusu iş kazası meydana gelmeden önce davalı işveren nezdinde teknik ressam desinatör olarak çalıştığını, iş kazasının 26.05.2021 tarihinde öğlen saatlerinde… İnşaat Mim. Müh. San. ve Tic. A.Ş adresinde çalışmakta iken kalp krizi geçirerek vefat ettiğini, müteveffa iş yerinde fenalaşınca önce … Çayyolu Hastanesine sonrada yoğun bakım ihtiyacı sebebiyle Medicana Hastanesine götürüldüğünü, 04.06.2021 tarihinde de hayatını kaybettiğini, Kurum yetkilileri tarafından yapılan inceleme sonunda hazırlanan rapora dayanılarak kaleme alınan 09.11.2021 tarihli cevabi nitelikli yazıda müfettişliğin 22.10.2021 tarih 413267/19/İR/19 sayılı raporunda iş kazası olmadığının tespit edildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava konusu olayın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.

Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; Hamdi İlhanın şirket bünyesinde teknik ressam pozisyonunda çalıştığını, ilgili pozisyon gereği çalışanın görev tanımında bulunan işlerin masa başında yerine getirilmekte olup ilgili kişinin bedeni gücünü kullanarak ifa ettiği bir pozisyonu bulunmadığını, müteveffanın 26.05.2021 günü her zamanki rutininde olduğu gibi öğle tatili arasında yemeğini yedikten sonra yürüyüşe çıktığını ve olayın bu sırada vukuu bulduğunu, olayın meydana gelmesinde müvekkili şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığı, ilgili kişinin öğle tatili sırasında işyeri dışında bulunan aracında istirahat ederken rahatsızlandığını ve kalp krizi geçirdiğini, anjiyo ameliyatına alındıktan sonra ameliyatın sonuçlanması üzerine yoğun bakım ünitesine alındığını, geçirdiği kalp krizi neticesi hayatta kaldığını ancak kendisinin uygulanan tedevi neticesi gelişen bir komplikasyon sebebiyle olaydan yaklaşık 10 gün sonra 04.06.2021 tarihinde vefat ettiğini, yapılan denetim sonucunda olayın iş kazası olarak nitelendirilemeyeceğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müfettiş raporu ve tanık anlatımlarında davacı müvekkilinin eşinin öğle molasından sonra iş yerinde olduğu iş yeri otoparkı olmadığı için yola bıraktığı arabasına kadar gittiğini, orada da rahatsızlandığını, arkadaşlarının rahatsızlandığını fark edecek kadar iş yeri yakınında olduğunu, müvekkilinin eşinin iş yerini terk etmediğini, iş ve iş yerinin dışında hareket etmediğini, iş yeri yanında rahatsızlandığını, arkadaşları tarafından farkedilecek mesafede iken olayın meydana geldiğini, kararın kaldırılmasını, davanın kabulünü talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Somut dava, iş kazasının tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Üye …’ın muhalefetine karşı, Başkan …, Üyeler …, … ve …’ ün oyları ve oy çokluğuyla,

25.05.2023 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Uyuşmazlık; dava konusu olayın iş kazası olup olmadığına ilişkindir.

Davaya konu olayın meydana geldiği tarih itibari ile davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun 13 üncü maddesidir. Anılan maddenin birinci fıkrasında iş kazası;
“a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
b)(Değişik bend:17.04.2008-5754 S.K./8.mad) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle, sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,
c)Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
d)(Değişik bend:17.04.2008-5754 S.K./8.mad) Bu Kanunun 4üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
e)Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olaydır.” şeklinde tanımlanmıştır.

Olayın, iş kazası olarak kabul edilebilmesi için, olaya maruz kalan kişinin 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi anlamında sigortalı olması, olayın, 5510 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinde sayılı ve sınırlı olarak belirtilen hal ve durumlardan birinde meydana gelmesi koşuldur. Başka bir anlatımla, olayın, iş kazası sayılabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi zorunludur.
İş kazasını meslek hastalığından ayıran en önemli husus iş kazasının ani meydana gelen bir olay olmasıdır. Ani olayın gerçekleşmesinden sonraki bir vakitte sigortalıda bedenen veya ruhen zararlar meydana gelebilmektedir. Burada önemli olan husus meydana gelen zarar ile ani olay arasında illiyet bağının olup olmadığı meselesidir. Kanunda iş kazası tanımlanırken dıştan gelen bir etkinin varlığından bahsedilmemiştir. Bu nedenle sigortalının kalp krizi veya beyin kanaması geçirmesi ile intihar etmesi de iş kazası kapsamında değerlendirilmektedir. Burada önemli olan bir husus, olayın iş kazası sayılması ile işverenin kazanın meydana gelmesinde kusuru olup olmadığı halinin karıştırılmaması gerektiğidir. Zira bir olayın iş kazası sayılması ile işverenin kusurunun bulunması durumu aynı değildir. Önemine binaen belirtmek gerekir ki illiyet bağının varlığı için sigortalının yaptığı iş ile gerçekleşen kaza arasında bir bağ olması gerekmektedir. (Özdemir, Halil, Türk Mevzuatında İş Kazasının Tespiti Davaları, Yargıtay Dergisi, Temmuz 2018, cilt 44, sayı 3)

Somut olayda; müteveffa …’ın,… İnş. Mim. Müh. San. İç ve Dış Tic. A.Ş.’ne ait iş yerinde 23.11.2020 tarihinde teknik ressam olarak işe başladığı, 27.05.2021 tarihli işyeri yöneticisi, ofis görevlisi ve idari personel imzalı tutanakta “… şirketimizde 12.30-13.30 saatleri arasında öğle tatili esnasında yemeğini yedikten sonra işyeri yakınlarında yürüyüşe çıkmıştır. Yürüyüşten dönen … daha sonra tekrar dışarı çıkmış ve şahsi aracına gitmiştir. Sonrasında duyulan yüksek korna sesi ile …ve … korna sesinin …’ın aracından geldiğini tespit ederek yardım için gittiği tarafımıza bildirilmiştir.” şeklinde tespitte bulunulduğu, işyeri sigortalılarından …’nun 26.05.2021 tarihli tutanakta “ Öğle arası bittikten sonra masamda çalışırken … beni çağırdı ve …’ın kendi arabasında uzanmış ve hasta olduğunu söyledi. Bunun üzerine hemen yanına gittik ve nasıl olduğunu sorduk. Arabanın ön yan koltuğuna uzanmıştı. Bilinci yerindeydi. Kendini iyi hissetmediğini söyledi. Bu arada ofis çalışanımız Gülistan Aras kendisine su getirdi. Bunun üzerine hemen ofise dönüp kendi eşyalarım ile birlikte …’ın telefon ve cüzdanını aldım. Hızlıca iş arkadaşlarıma …’ı hastaneye götüreceğimiz bilgisini verdim.” şeklinde imzalı beyanının bulunduğu, 04.06.2021 tarihli ölüm belgesinde ölümünün doğal ölüm olduğunun, akut Miyokard Enfarktüsü nedeniyle vefat ettiğinin belirtildiği görülmüştür.

Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; davalıya ait işyerinin 3 katlı villa şeklinde olup önünde bahçesi bulunduğu, arkasında ise tek araçlık yöneticilerin kullandığı otopark olduğu, çalışanların araçlarını işyerinin çevresinde bulunan sokaklara park ettikleri, 26.05.2021 tarihinde müteveffa …’ın sabah işyerine geldiği, kendi aracını işyerinin hemen yanına park ettiği, öğle tatili arasında yürüyüşe çıktığı, tekrar işyerine geldiği, bir nedenle aracına gittiği ancak işyerine tekrar giremeden rahatsızlandığı, aracının kornasına basarak işyerindeki arkadaşlarına haber verdiği, müteveffanın telefon ve cüzdanının işyerinden alınarak… ve… ile birlikte hastaneye götürüldüğü, Özel … Çayyolu Hastanesinin 26.05.2021 tarihli epikriz raporunda bulantı, kusma, göğüs ağrısı şikayeti ile gelen hastanın daha kapsamlı bir hastaneye sevkine karar verildiği, sevk sonrasında tedavi gördüğü Medicana Hastanesinde 04.06.2021 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır.

Yukarıda değinilen mevzuat hükümleri ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde¸ müteveffa sigortalının sabah işyerine geldiği, iş görme edimini yerine getirdiği, öğle tatilinden sonra da işyerine geldiği ve çalışmasına devam edeceğinin anlaşılması karşısında, kalp krizinin işyeri kapsamında ve mesai saatleri içinde değerlendirilmesi gerektiği, geçirdiği kalp krizi sonrasında bedence arızaya uğradığı ve öldüğü hususu gözetildiğinde, olayın iş kazası olduğunun kabulü gerekirken aksi düşünce ile davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olması nedeniyle kararın bozulması görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun aksi yöndeki onama kararına katılmamaktayım.