Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/6608 E. 2023/2520 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6608
KARAR NO : 2023/2520
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/5 E., 2020/12 K.
KARAR : Usulden ret

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı … mirasçısı … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastro sırasında, … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 184 ada 1 parsel sayılı 478.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu ve vergi kaydına dayalı olarak … ve müşterekleri adına tespit edilmiştir.

2. Kadastro komisyonuna yaptığı itiraz reddedilen davacı … dava dilekçesinde; … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 184 ada 1 parsel sayılı taşınmazın mera vasfında olduğunu ileri sürerek, taşınmazın mera özel siciline kaydedilmesini istemiştir.

II. CEVAP
1. Bir kısım davalılar cevap dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın zilyetliğinin dedelerinden intikal ettiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuşlardır.

2. Davalı Hazine vekili 10.09.2020 tarihli celsede alınan beyanında; çekişmeli taşınmazın mera olarak özel sicile tescil edilmesini istemiştir

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.12.1974 tarih ve 1974/117 Esas, 1974/209 Karar sayılı önceki kararıyla, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 04.12.1974 tarih ve 1974/117 Esas, 1974/209 Karar sayılı önceki kararı, davacı … mirasçısı … tarafından temyiz edilmiştir.

2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan ) 16. Hukuk Dairesinin 29.04.2019 tarihli 2016/10311 Esas, 2019/3154 Karar sayılı ilamıyla; “davacı … mirasçısı …’nın sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 1 inci maddesi uyarınca kadastro hakiminin doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde sicil oluşturmakla yükümlü olduğu açıklanarak, infazı kabil hüküm kurulmamasının isabetsizliğine” değinilerek, ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının mera olabilecek yerler hakkında dava açma ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine, çekişmeli 184 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı … mirasçısı … ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı … mirasçısı … temyiz dilekçesinde ; meranın tüm köy halkının malı olduğunu, bu durumda dava ehliyeti bulunduğunu, davalıların mera malını kendi adlarına tespit ettirdiklerini, İlk Derece Mahkemesince vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin tarafına yükletilmesinin doğru olmadığını açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.

2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın esasen mera vasfında olduğunu, mera araştırması yapılması gerektiğini açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, kadastro çalışmalarında tarla vasfı ile davalılar adına tespit edilen taşınmazın, mera vasfında olduğundan bahisle açılan davada gerçek kişi davacının dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 Sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi,

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı … mirasçısı … ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 125,50 TL’nin temyiz eden davacı … Kılınç’tan alınmasına, harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 … içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.