Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2023/2312 E. 2023/7034 K. 01.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2312
KARAR NO : 2023/7034
KARAR TARİHİ : 01.06.2023

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SUÇ : Tefecilik
İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara vaki itirazın reddi

… Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.01.2022 tarihli ve 2021/6882 Soruşturma, 2022/388 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair Kararına vaki itirazın reddine ilişkin merci … Sulh Ceza Hakimliğinin, 07.02.2022 tarihli ve 2022/299 Değişik iş sayılı Kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 07.02.2022’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 27.12.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.02.2023 tarihli ve KYB-2023/1874 sayılı yazısı ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.02.2023 tarihli ve KYB-2023/1874 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Müşteki vekili şikâyet dilekçesinde özetle, müvekkilinin şüpheliden faizi ile ödenmek üzere bir miktar para aldığı, şüpheliye olan borç sebebiyle fahiş faiz ödediği, arada bir sözleşme ilişkisi bulunmadan müvekkilinin borçlandırıldığı, tehdit altında 10 adet tapu devrinin şüpheliye yapıldığı, şüphelinin buna rağmen başlattığı icra takiplerini düşürmediği, elinde hali hazırda senet bulundurduğu, bu suretle şüphelinin tefecilik yaptığından bahisle şikâyetçi olması üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, … Cumhuriyet Başsavcılığınca müştekinin soyut iddiası dışında şüphelinin tefecilik suçunu işlediğine dair hakkında kamu davası açmaya yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de;
Öncelikle müştekinin şikâyetinde yer alan borç ilişkisine yönelik şüpheliler ile müşteki arasında bir anlaşmanın bulunup bulunmadığı hususunun araştırılarak, sözleşmenin mevcut olması halinde sözleşme aslı veya onaylı suretinin getirtilmesi, şüphelinin ve müştekinin şirketlerinin kayıtları temin edilerek soruşturma esnasında el konulan çekler ve senetler ile ilgili bilirkişi incelemesi yaptırılması, yine müştekinin şikâyetinde belirttiği taşınmaz devirleri ile ilgili olarak tapu kayıtlarının getirtilerek incelenmesi, ayrıca şüphelinin adına kayıtlı taşınmazların araştırılarak, tespit edilecek taşınmazların önceki maliklerinin tespit edilerek, tanık olarak dinlenmesi ve taşınmazlarının ne şekilde ellerinden çıktığının sorulması, şüphelinin alacaklı sıfatıyla başkaca yaptığı icra takip dosyaları, takibe esas senet veya diğer belgeler ile hakkında tefecilik suçuna ilişkin başka soruşturma ya da kovuşturma evrakı bulunup bulunmadığının araştırılması, müştekinin tefecilik eylemine tanık olduklarını bildirdiği ve yazılı beyanlarının suretini dosyaya ibraz ettiği kişilerin dinlenmesi gerektiği cihetle, anılan hususların tamamlanarak şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken, belirtilen nedenlerle yapılan eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.Şüpheli … hakkında tefecilik suçunu işlediği iddiası üzerine başlatılan soruşturma sonucunda, … Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.01.2022 tarihli ve 2021/6882 Soruşturma, 2022/388 sayılı Kararı ile müştekinin soyut iddiası dışında şüphelinin tefecilik suçunu işlediğine dair hakkında kamu davası açmaya yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçeleriyle kovuşturmaya yer olmadığına dair Karar verilmiştir. Şikayetçi vekilinin itirazı üzerine merci … Sulh Ceza Hakimliğinin, 07.02.2022 tarihli ve 2022/299 Değişik iş sayılı Kararı ile şüphelinin “tefecilik” suçunu işlediğine dair kamu davası açılmasını gerektirecek derecede yeterli şüphe oluşturacak bir delilin bulunmadığı, olaya ilişkin delil araştırması yapıldığı, etkin ve yeterli soruşturma yürütüldüğü, yeni delil elde edilmesi durumunda soruşturmanın yeniden ele alınmasının her zaman olanaklı bulunduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
2.5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. Aynı Kanun’un 172 nci maddesi “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir…”, 173 üncü maddesi“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3) (Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, O yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir…” hükümlerini içermektedir.
3.Yukarıda yer verilen kanuni düzenlemelerde de belirtildiği üzere Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. Karara itiraz edilmesi halinde itirazı inceleyecek olan Sulh Ceza Hakimliğince, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
4.Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; merciince şüphelinin tefecilik yapıp yapmadığı hususunda kolluk araştırması yaptırılması, vergi mükellefi olduğunun tespiti durumunda hakkında vergi inceleme raporu düzenlettirilmesi, şikayetçinin yazılı beyanlarının suretini ibraz ederek bildirdiği kişilerin tanık sıfatıyla beyanlarının alınması sonrasında şüphelinin hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verildiği anlaşılmakla kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2…. Sulh Ceza Hakimliğinin, 07.02.2022 tarihli ve 2022/299 Değişik iş sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için soruşturma dosyasının Mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.06.2023 tarihinde karar verildi.