YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5218
KARAR NO : 2023/3302
KARAR TARİHİ : 29.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2017/1 E., 2021/13 K.
KARAR : Davanın 132 ada 36 parsel ve 38 parsel yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 132 ada 37 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine
Taraflar arasındaki görülen uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; 132 ada 36 parsel ve 38 parsel sayılı taşınmaz yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 132 ada 37 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkeme kararı davacı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Uygulama kadastrosu sırasında, … Köyü çalışma alanında bulunan ve tapuda müştereken … ve … adlarına kayıtlı bulunan eski 268 parsel sayılı 5150 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 132 ada 38 parsel numarasıyla ve 6.311,74 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda … adına kayıtlı bulunan eski 269 parsel sayılı 3900 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 132 ada 37 parsel numarasıyla ve 4.233,62 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda davacı … adına kayıtlı bulunan eski 272 parsel sayılı 6800 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 132 ada 36 parsel numarasıyla ve 4.988,71 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2.Davacı … vekili dava delikçesinde, uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiği ve eksikliğin davalılara ait 132 ada 37 ve 38 parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklandığı iddiasına dayanarak dava açmıştır.
II. CEVAP
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.12.2014 tarihli ve 2013/29 Esas, 2014/40 Karar sayılı kararı ile; İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda çekişmeli 132 ada 37 parsel sayılı taşınmaza yönelik açılan davanın reddine, uygulama tespiti gibi tesciline, çekişmeli 132 ada 36 ve 38 parsel sayılı taşınmazların uygulama tespitlerinin iptali ile 02.12.2014 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen alanın tarafların anlaşmaları dikkate alınarak 132 ada 36 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle 5.474,11 metrekare yüzölçümü ile, 132 ada 38 parsel sayılı taşınmazın 5.826,32 metrekare yüzölçümü ile tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 17.06.2016 tarihli ve 2016/8172 Esas, 2016/6782 Karar sayılı kararıyla özetle, “taraflar arasındaki sulh nazara alınarak karar verilmiş olmasına göre çekişmeli 132 ada 38 parsel sayılı taşınmaz yönünden davacı … vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına, çekişmeli 132 ada 37 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazları incelenmesinde öncelikle, çekişmeli 132 ada 37 parsel sayılı taşınmazın uygulama tutanak aslı davanın başında dosyaya getirtilmediğinden kesinleştirilip tapuya tescil edildiği anlaşıldığından mahkemece, taşınmazın tapu kaydına Kadastro Mahkemesinde davalı olduğuna dair şerh verilmesinin istenilmesi, sonrasında harita mühendisi sıfatına sahip önceki bilirkişi dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle yöntemince inceleme ve araştırma yapılması, toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak devam olunan yargılama sonucunda; 132 ada 36 ve 38 parsel numaralı taşınmazların uygulama tespitlerinin iptali ile 02.12.2014 tarihli fen bilirkişisi raporunda ve ekindeki haritada A harfi ile gösterilen alanların, tarafların anlaşmaları da dikkate alınarak 132 ada 36 parsele eklenmek suretiyle, 132 ada 36 parselin 5.474,11m2 yüzölcümü ile 132 ada 38 parselin 5.826,32 m2 yüzölçümü ile fen bilirkişi raporuna ekli haritadaki sınırlar esas alınmak kaydı ile tapuya kayıt ve tesciline şeklindeki hüküm Yargıtay incelemesi sonucunda onanarak kesinleştiğinden bu taşınmazlar arasındaki sınır yönünden ayrıca karar verilmesine yer olmadığına; bilirkişi raporları usulüne uygun hazırlandığı ve uygulama kadastrosunda her hangi bir hatanın bulunmadığı gerekçesi ile davanın 132 ada 37 parsel yönünden reddine, bu parselin uygulama tespiti gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; temyize konu 132 ada 37 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın reddi kararının hukuka aykırı olduğu, zira hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı ve hatalı olarak tanzim edildiğini ileri sürmüş ve ayrıca res’en gözetilecek diğer sebeplerle de kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık uygulama kadastrosu sırasında yapılan işlemlerin hukuka uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı … vekili temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
179,90 TL onama harcının temyiz edenden alınmasına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 … içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.