YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14690
KARAR NO : 2023/6886
KARAR TARİHİ : 14.06.2023
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2014/893 E., 2021/56 K.
KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti istemli davadan dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
+1.07.2000-31.05.2005 tarihleri arasında özel çiftliğimizde tarım işçisi olarak çalışmıştır. Davacı eşi … eşi … nedeniyle çiftlikle bulunmuştur. Kendisi iş yerimizde herhangi bir şekilde işçi olarak çalışmamıştır. Ancak yaz dönemlerinde zaman zaman çiftliğe gelen …’ün evinin temizliği ve bulaşıklarının yıkanmasında gündelik olarak çalışmıştır ve bu çalıştığı günler içinde parasını peşin olarak almıştır. Bunun dışında herhangi bir çalışması söz konusu değildir. Eşi sebebiyle çiftlikte bulunmuştur. Bu nedenle herhangi bir çalışma kaydı olmadığı ve dosyasının bulunmadığı” şeklinde beyanda bulunmuş, 01.09.2010 havale tarihli cevap dilekçesinde; “5 yıllık hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunduğunu, Ballıkaya şirketinin 12.06.2000 tarihinde kurulduğunu, kuruluş tarihinden ilerisini içeren tespit işleminin müvekkili firmaya yöneltilemeyeceğini, husumet itirazında bulunduğunu, davanın reddine” karar verilmesini talep etmiştir. 24.11.2005 tarihli dilekçesinde ise “Davacının eşi Bünyamin’in davalı firmanın çiftliğinde işçi olarak çalıştığını, davacının da eşi Bünyamin’e çiftlikte verilen evde Bünyamin ile birlikte yaşadığını, kendisine iş verilmediğini” beyan etmiştir.
2.Fer’i Müdahil cevap dilekçesinde özetle; “Davacının tespitini talep ettiği dönemlere ilişkin davanın 5 yıllık dava açma süresinden sonra ikame edildiği, zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiği, davacının 09.06.1996 tarihinde Kocaeli Bölgesinde sigortalı çalışması olmadığı, tanık beyanları ile davanın ispatlanamayacağı, kurum kayıtlarının aksini ispat eder derecede yazılı delillere ihtiyaç olduğu, davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkil kurumun fer’i müdahil olması sebebi ile kurum aleyhine yargılama gideri ve masrafları ile vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği” savunulmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Özetle; açılan davanın reddine dair karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairece özetle; “… davacının çalışmaları ile ilgili tüm belgeler davalı Kurumdan getirtilmeli, dava konusu dönem içerisinde davacı çalışmaları ile ilgili varsa puantaj kayıtları ve ücret tediye bordrolarının asılları yine davalı işverenden istenilmeli, iş bu belgelerden sigortalının imzasını içerenler yönünden imzanın kendisine aidiyeti sigortalı tarafından kabul edilenler ile inkâr edilip de aidiyeti ehil bilirkişi incelemesiyle saptananlardan sigortalı tarafından hata-hile-ikrah durumu iddia ve ispat edilemeyenler bakımından, işbu yazılı belgelerin aksi eşdeğerde delillerle kanıtlanması için davacıya delilleri sorulmalı, Kuruma bildirim yapılmayan dava konusu dönemde davacı ile birlikte çalışan ve işverenin bordrolarında kayıtlı kişiler ile gerektiğinde, aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler saptanarak davacının iddiaları ile ilgili olarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı, bunun dışında sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu yöntemince araştırılmalı, tespiti istenen dönemde davalı işyerinde Kurum müfettişlerince ayrıca inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa buna dair belgeler getirtilmeli yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, böylece gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir”, gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; davanın kısmen kabulü ile davacının davalı Ballıkaya Tarım ve Gıda Ürünleri San. ve Tic. A.Ş’ye ait iş yerinde 01.07.2000-12.06.2005 tarihleri arasında hizmet akdi ile çalıştığının tespitine, davacının 01.07.2000-31.12.2000 tarihleri arası (her 1 aylık dönem için 30 gün olmak üzere) kuruma bildirilmesi gereken eksik prim gün sayısının 180 gün,
Davacının 01.01.2001-31.12.2001 tarihleri arası (her 1 aylık dönem için 30 gün olmak üzere) kuruma bildirilmesi gereken eksik prim gün sayısının 360 gün,
Davacının 01.01.2002-31.12.2002 tarihleri arası (her 1 aylık dönem için 30 gün olmak üzere) kuruma bildirilmesi gereken eksik prim gün sayısının 360 gün,
Davacının 01.01.2003-31.12.2003 tarihleri arası (her 1 aylık dönem için 30 gün olmak üzere) kuruma bildirilmesi gereken eksik prim gün sayısının 360 gün,
Davacının 01.01.2004-31.12.2004 tarihleri arası (her 1 aylık dönem için 30 gün olmak üzere) kuruma bildirilmesi gereken eksik prim gün sayısının 360 gün,
Davacının 01.01.2005-12.06.2005 tarihleri arası (her 1 aylık dönem için 30 gün, 2005/6 dönemi için 12 gün olmak üzere) kuruma bildirilmesi gereken eksik prim gün sayısının 162 gün, eksik bildirilen toplam prim gün sayısının 1782 gün olduğunun tespitine, dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil kurum temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Fer’i müdahil kurum vekili dilekçesinde özetle; müvekkil kurumun davacıya ait çalışmaları eksik bildirip, primini ödemeyen işveren ile aynı muameleye tabi tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Fer’i müdahil kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
14.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.