Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/5343 E. 2023/6414 K. 06.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5343
KARAR NO : 2023/6414
KARAR TARİHİ : 06.06.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/778 E., 2023/319 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 9. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/54 E., 2021/12 K.

Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali ile tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 14.09.2019 tarihi itibariyle çalıştığı Kuruma emekli olma iradesini gösterir dilekçe vererek işten ayrıldığını, ancak emeklilik aylığının 15.11.2019 tarihi esas alınarak ödendiğini, bu durumun hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, 15.09.2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

II.CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 13.09.2019 tarihinde kıdem tazminatı yazısı için Kuruma başvurduğunu, 17.10.2019 tarihinde de tahsis talebinde bulunarak tarafına 15.11.2019 tarihinden geçerli olmak üzere 10048 gün üzerinden yaşlılık aylığı bağlandığını, Kurum işleminin hukuka uygun olduğunu, 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a ve b maddelerine göre davacının 14.09.2019 tarihinde tahsis talep dilekçesi mevcut olmadığından 15.09.2019 tarihinden itibaren aylığın başlatılmasının mümkün bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Somut olayda; davacı her ne kadar 14.09.2019 tarihi itibariyle çalıştığı kuruma emekli olma iradesini gösterir dilekçe vererek işten ayrıldığını, aynı gün davalı Kuruma başvurduğunu belirterek 15.09.2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğini iddia etmiş ise de, davacının davalı Kuruma 14.09.2019 tarihinde yaptığı başvurunun kıdem tazminatı talebine ilişkin olduğu, bu tarihte davalı Kuruma yapılmış yaşlılık aylığı tahsis talebinin bulunmadığı, davacının davalı Kuruma yaşlılık aylığı tahsis talep dilekçesini 17.10.2019 tarihinde verdiği ve kendisine 01.11.2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmakla, davalı Kurum işleminin yerinde olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; işten ayrılış bildirgesinde sigortalının işten ayrılış nedeni (kodu) sütununda kod-8 (emeklilik) olarak yazıldığını, davacının gerçek iradesinin, kuruma verdiği dilekçede açıkça belirlenen ve 16.09.2019 tarihli bizzat SGK’nın düzenlediği evrakta işten ayrılış nedeni olarak 8 nolu kodun belirlenmiş olan emeklilik talebi doğrultusunda işlem yapılması gerekirken, kurumun kendi kusuru sonucunda davanın açılmasına sebebiyet verdiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 5510 sayılı Kanun’un 28/9 maddesinde; “Yukarıdaki fıkralarda belirtilen yaşlılık aylıklarından yararlanabilmek için, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalının çalıştığı işten ayrıldıktan, (b) bendinde belirtilen sigortalının sigortalılığa esas faaliyete son verip vermeyeceğini beyan ettikten sonra yazılı istekte bulunmaları, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen sigortalıların ise istekleri üzerine yetkili makamdan emekliye sevk onayı alındıktan sonra ilişiklerinin kesilmesi şarttır.” denilmekle, yaşlılık aylığı tahsis talebinin yazılı olarak Kuruma iletilmesi gerektiği, davacının 17.10.2019 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu ve kendisine 01.11.2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, kurum işleminde hata bulunmadığı anlaşılmış olmakla, sonuç itibarıyla, 6100 sayılı Kanun’un 355 inci maddesinde yer alan, incelemenin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak, kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı Vekilinin Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davacının 15.09.2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanmadığının tespitine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 28 inci maddesi.

3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.