YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7935
KARAR NO : 2023/7025
KARAR TARİHİ : 01.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/25 Esas, 2016/72 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir nitelikte olduğu, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tekman Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.02.2016 tarihli ve 2014/457 Soruşturma, 2016/16 Esas, 2016/16 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması ile 53 üncü ve 58 inci maddelerinin uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Tekman Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.05.2016 tarihli ve 2016/25 Esas, 2016/72 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına ve 58 inci maddesi gereğince sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı, sanığın görevi olmayan bir eylem ile cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğu, Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile savunma yapmak istemeyen sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesinin anayasaya ve ilgili kanun hükümlerine uygun olmadığı hususlarına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde Tekman ilçesinde belediye başkan yardımcısı olarak görev yapmakta olan sanığın, ilçe belediyesine ait itfaiye araçlarının şoförlerine teslim edilmesine engel olduğu, aracı teslim etmek gibi bir görevi olmasa da teslim edilmesine engel olmak gibi bir görevinin de bulunmadığı, araçların teslim edilmemesi nedeniyle o gün itibarıyla ilçede meydana gelen olaylara müdahale edilemediği ve kamu zararına sebep olduğu, bu şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediği kabul edilerek mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Kovuşturma evresinde, başka suçtan Kocaeli 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan sanığın, SEGBİS aracılığıyla alınan 07.04.2016 tarihli duruşmadaki savunmasında, SEGBİS ile ifade vermek istemediğini, esas mahkemesinde ifade vermek istediğini belirttiği ancak mahkemece yargılamaya devamla hüküm tesis edildiğinin anlaşılması karşısında;
25.08.2017 tarihli ve 30165 sayılı Resmi Gazete’de 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 147 nci maddesiyle 5271 sayılı Kanun’un 196 ncı maddesinde yapılan ve 01.02.2018 tarihli ve 7078 sayılı Yasa’nın 142 nci maddesiyle aynen kabul edilen değişiklikle;
Hakim veya mahkemenin zorunlu gördüğü durumlarda, aynı anda görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması suretiyle yurt içinde bulunan sanığın sorgusunun yapılabileceği veya duruşmalara katılmasına karar verilebileceği belirtilmiştir.
Anılan kanun gerekçesinde de; düzenlemeyle sanığın duruşmada hazır bulunmasının tarafların güvenliklerini tehlikeye düşürmesine veya davanın makul sürede sonuçlandırılmasına engel olması ya da buna benzer başka sebeplerin varlığı ile mahkemece zorunlu görülmesi halinde, yurt içinde bulunan sanığın sorgusunun SEGBİS kullanılmak suretiyle yapılabilmesi veya duruşmalara katılabilmesinin öngörüldüğü, nitekim YCGK’nın 13.02.2018 tarihli, 2016/16-814 Esas, 2018/42 Karar ve 27.02.2018 tarihli, 2017/16-33 Esas, 2018/74 Karar sayılı ilamlarında da, yukarıda belirtilen kanun değişikliği nedeniyle, hakim veya mahkemenin zorunlu gördüğü durumlarda, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan yargılanan ve mahkeme huzuruna getirilme talebi bulunan sanığın SEBGİS yöntemi ile sorgusunun yapılması veya duruşmalara katılımına karar verilmesinin bozma sebebi oluşturmayacağına karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; SEGBİS sistemi aracılığıyla ifade vermek istemeyen sanığın sorgusunun, kanun gerekçesinde de belirtildiği üzere sanığın duruşmada hazır bulunmasının, mahkemece zorunlu görülen, tarafların güvenliklerini tehlikeye düşürmesi veya davanın makul sürede sonuçlandırılmasına engel olması gibi hangi durumların göz önünde bulundurulduğu açıklanıp belirtilmeden duruşmada hazır bulundurulmayıp SEGBİS aracılığıyla sorgusu yapılarak mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Kabule göre de;
5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinde belirtilen suçun oluşması için görevin gereklerine aykırı davranış yanında objektif cezalandırma şartı olan “kişilerin mağduriyetine” veya “kamunun zararına” neden olma ya da “kişilere haksız bir menfaat sağlama” şartlarından birinin de bulunması gerektiği, mahkemece sanığın eylemi nedeniyle kamu zararına neden olduğu kabul edilmiş ise de buna ilişkin dosyaya yansıyan bir belge veya bilgi bulunmadığı, gerekçede atıf yapılan fotoğraf ve tutanakların da suç tarihinden önceki bir tarih olan 26.09.2014 tarihine ait olduğu anlaşılmakla, sanığa isnat edilen eylem nedeniyle sanığın bir görevinin bulunup bulunmadığının araştırılmasından sonra, objektif cezalandırma koşullarının ne şekilde gerçekleştiğinin denetime imkan verecek biçimde karar yerinde tartışılıp değerlendirilmesi sonrasında hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmaması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tekman Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.05.2016 tarihli ve 2016/25 Esas, 2016/72 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,01.06.2023 tarihinde karar verildi.