Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/1595 E. 2023/2651 K. 17.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1595
KARAR NO : 2023/2651
KARAR TARİHİ : 17.05.2023

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; davacının 4444 ada 3 parsel sayılı taşınmazda bulunan 1/40 arsa paylı A Blok 3. Kat 8 No.lu dairenin maliki olduğunu, davalının bu taşınmazı haksız ve yersiz bir şekilde işgal ettiğini, müvekkilinin şirketinde çalışmış olan bu davalıdan evi boşaltarak teslim etmesi istenmiş olmasına rağmen davalının bu taşınmazı boşaltmadığını halen kullandığını belirterek davalının haksız müdahalesinin önlenmesini ve 23/01/2012 tarihinden 23/01/2017 tarihine kadar hesaplanacak ecrimisil bedelinin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili; davaya konu taşınmazın noter huzurunda yapılan sözleşmeye istinaden davalı tarafından ikamet olarak kullanıldığını, taşınmazı işgal etmesi gibi bir durumunun söz konusu olmadığını, davacının haksız olarak iş akdini feshettiğini, dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre için ecrimisil istenemeyeceğini, davanın kabulü halinde dahi iş akdinin feshinden itibaren ecrimisile hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında “..davalının davacının iş yerinde çalışması nedeniyle iş sözleşmesinin feshedildiği tarihe kadar davacıya ait dava konusu taşınmazın zilyedi olmasının taraflar arasındaki sözleşme gereği olduğunu ve satış vaadi sözleşmesinde herhangi bir nedenle iş yerinden ayrılma halinde sözleşmenin geçersiz olacağı kararlaştırıldığından iş sözleşmesinin feshinin haklı ya da haksız olmasının mevcut davayı etkilemeyeceğini, bu sebeple fesih tarihinden itibaren davalının taşınmazda bedel ödemeden oturmasının yasal dayanağının ortadan kalktığını belirterek davalının taşınmaza vaki el atmasının önlenmesine, 3.943,33 TL ecrimisil alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, davalının davacının işyerinde uzun süre çalıştığını, davalı ile davacı arasında düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre davalının emekli oluncaya dek ilgili taşınmazda oturacağının ve müvekkilinin bir sebepten ötürü davacıya ait iş yerinden keyfi sebeplerle çıkması durumunda bu hakkını kaybedeceğinin kararlaştırıldığını, davacı tarafın sırf bu hakka engel olmak için türlü bahaneler uydurarak müvekkilini işten çıkardığını, haksız yere işten çıkarılan davalı aleyhine ecrimisil tazminatına hükmedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, davacının iş akdini kötüniyetli olarak feshettiğini, İlk Derece Mahkemesi kararının sözleşmedeki ifadeyi yanlış yorumladığını, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinde geçmekte olan “emeklilik tarihim olan 29/05/2029 tarihinden önce herhangi bir nedenle iş yerinden ayrılmam halinde bu sözleşmenin hükümsüz kalacağını kabul ettiğimi” ifadesinden anlaşılması gerekenin davalının tamamen kendisinden kaynaklanan sebeplerle, hiçbir dayanağı olmadan keyfi olarak işi bırakması, istifa etmesi olduğunu, müvekkilinin çalışmalarına karşılık olarak mahkeme tarafından hesaplanan kıdem tazminatının brüt 31.443,79 TL olarak belirlendiğini, davacı haksız ve kötü niyetli olarak koşulun gerçekleşmesine engel olmasaydı davalının mülkiyetini kazanacağı evin değerinin, hesaplanan kıdem tazminatından fazla olacağını, dava konusu işyerinde 30’dan fazla çalışan olmadığından davalının işe iade davası açma hakkının da olmadığını, davanın reddi gerektiğini” belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 ve devamı maddeleri.

3. Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin hak sahibi olmayan zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir. (YHGK’nin 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı kararı)

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.