Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/4994 E. 2023/6474 K. 07.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4994
KARAR NO : 2023/6474
KARAR TARİHİ : 07.06.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2577 E., 2023/114 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/116 E., 2022/330 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının davacı kurumun emekli sigortalısı iken davalının emekliliğinin iptal edilmiş olması sebebiyle yersiz ödenen tutarlar için borç tahakkuk ettirildiğini, süresi içerisinde müvekkili kurum alacağı ödenmediği için, … 2. İcra Müdürlüğü’nün 2019/4176 E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, fakat davalının itiraz etmek suretiyle söz konusu icra takibini haksız yere ve kötü niyetli olarak durdurduğunu, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile, … 2.İcra Müdürlüğü’nün 2019/4176 Esas sayılı dosya ile başlatılan ilamsız icra takibine borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II.CEVAP
Davalıya dava dilekçesi ve ekleri usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının kurum denetmeni tarafından düzenlenen 11.05.2018 tarihli raporun 5510 sayılı kanunun 59 uncu maddesinin 2 inci fıkrası gereğince aksini ispat edecek bir belge ve delil sunamadığından, ayrıca iptal edilen süreler fiili çalışmaya dayanmadığından, davalının fiili çalışmaya dayanmayan 0045104 032 sicil numaralı işyerinde 13.09.2008 – 09.02.2009 tarihleri arasında geçen 207 gün, 1016485 032 sicil numaralı işyerinde 01.09.2008 – 12.09.2008 tarihleri arasında 12 gün ve 10.02.2009 – 10.08.2010 tarihleri arasında 531 gün olmak üzere toplam 750 günlük prim ödeme gün sayısının iptal edilmesi ve yersiz ödenen aylıkların borç çıkartılmasına ilişkin kurum işleminin yasaya uygun olduğu ve kurum işleminde bir hata bulunmadığı, davalının … 2. İcra Müdürlüğünün 2019/4176 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptal edilerek takibin devam etmesi gerektiği kanaatine varılmış ve bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalar da dikkate alınarak kurum alacağı hüküm altına alınmıştır. Davacının icra inkar tazminatı talebi hususunda yapılan incelemede, icra takibine konu borç miktarının itiraz anında borçlu tarafından bilinmesinin mümkün olduğu, bu sebeple alacağın likit yani belirli olduğu, … BAM 10. H. D.’nin kararında da tespit edildiği üzere icra icra inkar tazminatı talep şartlarının oluştuğu tespit edilmiş, açıklanan sebeplerle davacının icra inkar tazminatı talebi kabul edilerek;

Davanın kısmen kabulü ile; davalının … 2. İcra Müdürlüğü’nün 2019/4176 Esas sayılı icra dosyasında takibe yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 96.099,61 TL asıl alacak, 25.944,59 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 122.044,20 TL üzerinden devamına, faiz talebi yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine,

2-İcra inkar tazminatı talebinin kabulü ile; asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; karara dayanak yapılan bilirkişi raporunda müvekkili kurum tarafından yapılan işlemlerin yasal mevzuata uygun olduğunun tespit edildiğini, davalıya yapılan maaş ödemelerinin eksik hesaplandığını, baz alınması gereken tutarın hakediş olup, net maaş üzerinden hesaplama yapılmış olmasının isabetsiz olduğunu, bazı aylarda ilaç katılım payı vs. kesinti ile ödeme yapıldığını, bu kesintilerin davalının maaşından kesilerek ödendiğini, müvekkili kurumca yapılan işlemlerin yasaya uygun olduğunu, kurum işleminde bir hatanın bulunmadığını, bu nedenlerle ilk derce mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili davalıya usulüne uygun bir dava dilekçesi tebliğinin olmadığını, vekil edeninin usulsüz tebligat sonucu cevap hakkını kaybettiğini, davacı kurumun ilgili ceza yargılamasından yola çıkarak davalının çalışmasının fiili olmadığını kabul etmesi, bunun üzerine işlem tesis etmesi ve mahkemece de bu durum gözetilmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; gerek kolluk gerekse Cumhuriyet Savcılığında verdiği ifadelerde iptal edilen sürede dava dışı şirket işyerinde fiilen çalışmadığını söylemiştir. Mahkemedeki ifadesinde ise suçtan kurtulmak maksadı ile o şekilde ifade verdiğini savunmuştur. Dosyada mevcut denetmen raporunda davacının denetmen ifadesinde de fiili ve gerçek çalışması olmadığı yolunda beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. 5510 sayılı Yasanın 59 uncu maddesinde yer alan ispat kuralları açısından sonuca etkili bulunmakla bu eklerin ve ifade tutanağının dosya arasına aldırılması sağlanmıştır. Şartları oluştuğundan mahkemece icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi de yerindedir. Bu itibarla sonuç olarak; ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla;
Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 86 ıncı maddesi, 59 uncu maddesinin 2 inci fıkrası ile 96 ıncı maddesinin birinci fıkrasının a) bendi ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67 inci maddesinin 1 ve 2 inci fıkrası

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.