YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13128
KARAR NO : 2023/4266
KARAR TARİHİ : 15.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık …’ın yüzüne tefhim edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 17.06.2022 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu belirlenmiştir.
Sanıklar …, …, …, … hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Zile Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.07.2013 tarihli ve 2012/321 Esas, 2013/286 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları (sanıklar …, …, … ve … hakkında) uyarınca ayrı ayrı 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Zile Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.07.2013 tarihli ve 2012/321 Esas, 2013/286 Karar sayılı kararının Cumhuriyet savcısı (aleyhe) ve sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay (birleşen) 3. Ceza Dairesinin 19.02.2018 tarihli ve 2018/6 Esas, 2018/2432 Karar sayılı kararı ile özetle katılanın yaralanmasına ilişkin düzenlenen raporda nazal fraktür ile uyumlu görünümün mevcut olduğunun belirtilmesi karşısında katılanın yaralanmasına ilişkin tüm tıbbi evrak ve grafilerin Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesine gönderilerek katılanda meydana gelen yaralanmanın kemik kırığına neden olup olmadığı hususunda rapora aldırıldıktan sonra sanıkların hukuki durumunun tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, sanık …’nin adli sicil kaydında yer alan sabıkasının tekerrüre esas olup olmadığı araştırıldıktan sonra 5237 sayılı Kanun’un 58 nci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi ve hak yoksunluklarına ilişkin kanun maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Zile Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2022 tarihli ve 2018/188 Esas, 2022/381 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, aynı hükmün son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları (sanıklar …, …, … ve … hakkında) uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık …’ın temyiz istemi; suçu işlemediğinden beraatine veya hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine, hakkındaki davanın düşürülmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık …’nin temyiz istemi; suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir.
3. Sanık …’nin temyiz istemi; suçu üç kişi olarak işlediklerine, …’ın katılana eylemi olmadığına, kararın gecikmeli verildiğine ilişkindir.
4. Sanık …’in temyiz istemi; suçu işlemediğine, katılanda meydana gelen kırık ve sabit izin olaydan önce meydana geldiğine, beraatine karar verilmesi gerektiğine, eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan ve sanıkların olay tarihinde Zile M Tipi Cezaevi’nde hükümlü olarak kaldıkları, katılanın koğuşunda kalmakta olan bazı mahkûmların kumar oynadığı, diğer mahkûmlara da baskı yaptıklarının ihbarı üzerine koğuşta idare tarafından arama yapıldığı, daha sonra da koğuşta bulunan mahkûmlara baskı yaptığı belirtilen …, … , … …, … ve … ‘in koğuştan alınarak başkaca bir koğuşa verilmeleri hususunda karar verildiği, sanık …’nin kendilerini ihbar eden kişinin katılan olduğunu düşündüğü, bu nedenle diğer sanıklar …, …, … ve …’e katılanı dövmeleri konusunda işaret verdiği, bunun üzerine sanıklar …, …, … ve …’in katılana saldırarak vurmaya başladıkları, katılanın, sanıkların ellerinden kurtularak kaçmaya çalıştığı, sanık …’nin katılanın boğazına sarıldığı ve belinden tuttuğu, diğer sanıkların da tekrar katılanın yanına gelerek katılanı darp etmeye devam ettikleri, olay sonrası katılanın yaralanmasına ilişkin Zile Devlet Hastanesince düzenlenen 13.05.2011 tarihli adli muayene raporunda burnunda … ve sıyrık, burun kanaması, kafada solda …, palpasyonda sağ nazal kemikte krepitasyon alındığı, nazal grafide nazal kemikte fraktür ile uyumlu görünümün mevcut olduğunun belirtildiği, Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonrası Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulunca düzenlenen 19.08.2020 tarihli adli muayene raporuna göre katılanda meydana gelen nazal kemik kırığının olaya bağlı oluştuğunun kabulü halinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarını hafif (1) derecede etkilediğinin tespit edildiği, aynı Kurulca düzenlenen 03.02.2021 tarihli adli muayene raporuna göre yaralanmanın yüzde sabit ize neden olduğu anlaşılmıştır.
2. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Temyiz İstemi Yönünden
Sanık …’ın yüzüne tefhim edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 17.06.2022 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 … maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanık …’ın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanıklar …, …, …, … Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
Sanık …’ın suçu işlemediğinden beraatine veya hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine, hakkındaki davanın düşürülmesi gerektiğine, sanık …’nin suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine, vesaire, sanık …’nin suçu üç kişi olarak işlediklerine, …’ın katılana eylemi olmadığına, kararın gecikmeli verildiğine, sanık …’in suçu işlemediğine, katılanda meydana gelen kırık ve sabit izin olaydan önce meydana geldiğine, beraatine karar verilmesi gerektiğine, eksik inceleme ile karar verildiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunun maddi ve manevi unsurlarının somut olayda oluştuğu, dosya kapsamında eksik incelemenin söz konusu olmadığı, sanık …’ın adli sicil kaydında bulunan tekerrüre esas sabıkasının 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin altıncı fıkrasında düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına kanunî engel teşkil ettiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar reddedilmiştir.
V. KARAR
A. Sanık …’ın Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (A) paragrafında açıklanan nedenle Zile Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2022 tarihli ve 2018/188 Esas, 2022/381 Karar sayılı kararırına yönelik sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar …, …, …, … Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Zile Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2022 tarihli ve 2018/188 Esas, 2022/381 Karar sayılı kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.06.2023 tarihinde karar verildi.