YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4528
KARAR NO : 2023/1897
KARAR TARİHİ : 30.03.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/7 E., 2022/46 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulün ve kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, Bingöl ili …. Köyü çalışma alanında bulunan 106 ada 36 ve 109 ada 26 parsel sayılı sırasıyla 4.463,07 ve 723,24 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, davalı … adına tespit edilmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; davalı adına tespit edilen Bingöl ili …. Köyü 106 ada 36 ve 109 ada 26 parsel sayılı taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ileri sürerek, tespitin iptali ile taşınmazların Hazine adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.12.2015 tarihli ve 2017/58 Esas, 2015/94 Karar sayılı önceki kararıyla, davanın reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 22.12.2015 tarih ve 2017/58 Esas, 2015/94 Karar sayılı önceki kararına karşı, davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan)16. Hukuk Dairesinin 14.11.2018 tarihli ve 2016/2595 Esas, 2018/6654 Karar sayılı ilamıyla İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verildikten sonra, davacı Hazine vekilinin karar düzeltme düzeltme isteminde bulunması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 05.11.2019 tarihli ve 2019/4379 Esas, 2019/7009 Karar sayılı ilamıyla; “Davacı Hazine vekilinin, dava konusu 106 ada 36 parsel sayılı taşınmaza ilişkin onama kararına yönelik karar düzeltme isteğinin reddine karar verildikten sonra, dava konusu 109 ada 26 parsel sayılı taşınmaza ilişkin onama kararına yönelik karar düzeltme isteminin kabulü ile Mahkemece öncelikle, taşınmazın tespit tarihinden 15 – 20 – 25 yıl öncesine ait hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığından getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile orman mühendisi bilirkişisi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi, teknik bilirkişi ve 3 kişilik ziraatçi bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılması ve taşınmazın niteliğinin kesin olarak belirlenmesinden sonra hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilerek, dava konusu 109 ada 26 parsel sayılı taşınmaz yönünden İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davaya konu 109 ada 26 nolu parselin mahkemece yapılan gözleminde yaklaşık 2/3’lük kısmının düzlük olduğunun, geriye kalan kısmının ise … ağaçlarıyla kaplı olup orman vasfı taşıdığının gözlemlendiği, dinlenen mahalli bilirkişiler ve tespit bilirkişisinin de … ağaçlarının olduğu kısmın her zaman bu şekilde olduğunu, bu kısma ilişkin zilyetliğin söz konusu olmadığını, açık, düzlük olan alanın ziraat faaliyetinde … tarafından, ondan önce babası Mehmet Balat ve daha öncesinde de onun babası Süleyman Balat tarafından kullanıldığını, son 5 – 6 seneye kadar üzerinde ziraat yapıldığını, sebze ekildiğini, son 5 – 6 senede de başkalarının burayı kullanmasına engel olduklarını beyan ettikleri, aldırılan fotogrametri bilirkişi raporunda fen bilirkişisi raporunda A harfi ile gösterilen kısmın 1976, 1984 ve 2002 yıllarına ait hava fotoğraflarının incelenmesi neticesi orman parseli ile bütünlük gösterdiğinin, herhangi bir sürülme veya zirai faaliyeti gösterecek toprak yapısına ulaşmadığının, ancak B harfi gösterilen kısmın 1976, 1984 ve 2002 yıllarına ait hava fotoğraflarının değerlendirilmesi sonucu üzerinde orman ağaçlarının olmadığının, sınırlarının belirgin olduğunun, koyu toprak yapısı veya sürülmüş olması sebebiyle imar ihyanın söz konusu olabileceğinin bildirilmiş olduğu gerekçesiyle, davacı Hazinenin davasının kısmen kabulü ile Bingöl ili Merkez ilçesi Çiçekyayla Köyü 109 ada 26 nolu parsele ilişkin kadastro tespitinin iptaline, 15.10.2021 havale tarihli fen bilirkişisi tarafından hazırlanan bilirkişi raporu ve ekinde yer alan krokide “A” harfi gösterilen 237,17 m2’lik kısmının “orman” vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 15.10.2021 havale tarihli fen bilirkişisi tarafından hazırlanan bilirkişi raporu ve ekinde yer alan krokide “B” harfi gösterilen 486,07 m2’lik kısmın “tarla” vasfıyla aynı adanın son parsel numarası verilerek … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı, davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporunun esas alınarak hüküm kurulduğunu açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17 nci maddeleri ile 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 1 inci ve devamı maddeleri,
3. Değerlendirme
1. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyulduğu halde, bozma ilamının gerekleri yerine getirilmemiştir. Oysa ki, bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına usuli kazanılmış hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma ilamının gereklerinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Bozma ilamında, davalı adına tespit edilen 109 ada 26 parselin niteliğinin belirlenmesi gerektiğine değinilmiştir. Ne var ki, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Şöyle ki; hükme esas alınan bilirkişi kurulunun raporuna göre, çekişme konusu taşınmazın A harfi ile gösterilen bölümünün orman vasfında olduğu, B harfi ile gösterilen bölümünün ise tarımsal arazi vasfından olduğu belirtilmiş olup, taşınmazın sınırında orman parseli de olduğu göz önüne alındığında, bu yönü ile bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmemiş, çekişme konusu parselin komşu orman parsellerinden ne şekilde ayrıldığı, komşu parsellerle birlikte mukayeseli bir şekilde değerlendirilmek suretiyle açıklanmamıştır. Ayrıca, davalı adına tesciline karar verilen taşınmazın (A) bölümünün imar ve ihyasının tamamlanıp tamamlanmadığı kesin olarak ortaya konulmamış, bu konuda, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin kesin bir belirleme içermeyen, “koyu toprak yapısı veya sürülmüş olması sebebiyle imar ihyanın söz konusu olabileceği” yönündeki varsayıma / ihtimale dayalı değerlendirmesine değer verilerek hüküm kurulması cihetine gidilmiştir.
2. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince, hükmüne uyulan önceki tarihli bozma ilamına uygun şekilde, tespit tarihinden 15 – 20 – 25 yıl öncesine ait hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığından getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile orman mühendisi bilirkişisi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi, teknik bilirkişi ve 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
3. Yapılacak bu keşifte; dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, taşınmazda imar-ihya işlemi yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığı, taşınmaz kullanılmıyorsa ne zamandan beri ve neden kullanılmadığı, iradi terkin söz konusu olup olmadığı, komşu orman parseli ve şahıs parselleri ile arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle yöntemince giderilmeli; tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tüm tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılıkların giderilmesine çalışılmalı; yerel bilirkişi ve tanık sözleri, komşu taşınmazın kadastro tutanağı ve varsa dayanaklarını oluşturan kayıtlarla denetlenmeli; teknik bilirkişiye, keşfi takibe ve denetlemeye elverişli krokili rapor düzenlettirilmeli; ziraatçi bilirkişi kurulundan, dava konusu taşınmazın toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsünü, taşınmazın imar-ihyaya konu olabilecek yerlerden olması halinde imar-ihyaya konu olmaya başladığı ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir, komşu parselle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğraflarını da içerir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; orman mühendisi bilirkişisinden, taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığını kesin olarak bildirir, orman yasaları karşısında taşınmazın durumunu açıklar ayrıntılı rapor düzenlemesi istenilmeli; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişisinden ise, hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelenmesi suretiyle, taşınmazın sınırlarını ve niteliğini, taşınmazda imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor alınmalı ve bundan sonra, tüm deliller birlikte değerlendirilerek taşınmazın niteliği tereddüt olarak belirlenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
4. İlk Derece Adliye Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, hükmüne uyulan bozma ilamının gerekleri yerine getirilmeden, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve kanuna uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,30.03.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.