Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/9515 E. 2023/1753 K. 04.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9515
KARAR NO : 2023/1753
KARAR TARİHİ : 04.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/3 E., 2016/239 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.12.2015 tarihli ve 2015/3373 Esas numaralı iddianamesi ile sanıkların, katılan tarafından kapı ve pencereleri bulunmayan bina içinde muhafaza edilen 6 çuval zeytini çalmak suretiyle hırsızlık suçunu işlediklerinden bahisle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 37/1, 141/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2016/3 Esas, 2016/239 Karar sayılı kararı ile sanıkların hırsızlık suçundan, CMK’nın 223/2-e. maddesi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısı, sanıklar hakkında eksik araştırma sonucu beraat kararı verildiği gerekçesiyle temyiz isteminde bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk derece mahkemesince; suçun işlendiğine dair tanık ya da kamera kaydı bulunmaması, keşif sonucu alınan bilirkişi raporunun içeriği, tanıkların anlatımları ve sanıkların ısrarlı savunmaları karşısında; yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı kabulüyle sanıklar hakkında atılı suçtan beraat kararları verildiği tespit edilmiştir.
2. Katılan aşamalarda; evinin yakınındaki kapı ve pencereleri bulunmayan bina içerisinde muhafaza ettiği 7 çuval zeytininden 6’sının çalındığını, zeytinlerinin yerini bilen komşuları sanıklar … ve …’ten şüphelendiğini, yaptığı araştırma sonucunda da tanık Şemsettin’in fabrikasında çalınan zeytinlerini gördüğünü, sanık …’in zeytinleri fabrikaya bırakırken kendi adı yerine tanık Tuncay’ın ismini vermesi ve diğer sanıklar ile dost olmasından ötürü tüm sanıkların birlikte hareket ettiklerini düşündüğünü; suç nedeniyle şikâyetçi olduğunu beyan etmiştir.
3. 19.12.2015 tarihli tutanakta; sanık …’in ikametinin önünde bulunan 5 ağaçtan 6 çuval zeytin çıkmayacağının değerlendirildiği; 21.03.2016 tarihli bilirkişi raporunda ise; sanık …’e ait zeytin ağaçlarından toplam 295 kg zeytin çıkacağına dair kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.
4. Tanık … aşamalarda; sanık …’in kendisine ait fabrikaya zeytin getirdiğini ve çuvalların üzerine durumdan haberdar olduğunu söylediği …’ın adını yazdırdığını; tanık … kovuşturma aşamasında; sanık …’in zeytinleri birleştirme teklifini kabul ettiğini, sanığın eşinin dahi zeytin topladığını gördüğünü, çıkacak yağın ayrımı için çuvalların üzerine onun adının da yazdırılmasını istediğini; tanık Hasan San da sanık … ve eşi tarafından zeytin toplandığını gördüğünü beyan etmiştir.
5. Sanık … aşamalarda; fabrikaya bıraktığı zeytinlerin kendisine ait zeytinler olduğunu ve belli bir miktarın altındaki zeytinlerin fabrikada sıkılmaması nedeniyle Tuncay ‘ın zeytinleri ile birlikte işlem yapılmasını istediğini savunarak üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş; sanıklar Hasibe ve İsmail de atılı suçu inkâr etmişlerdir.
IV. GEREKÇE
Tanık … ile Hasan San’ın sanık …’in savunmasını doğrulaması, tanık …’nun aşamalardaki anlatımları, bilirkişi raporu ve sanıkların aşamalardaki istikrarlı savunmaları birlikte değerlendirildiğinde; mahkemece kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2016/3 Esas, 2016/239 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.