YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10463
KARAR NO : 2023/1789
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/719 E., 2022/109 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık … ve müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık … hakkında bozma üzerine kurulan hüküm yönünden; sanık …’ın bozmadan sonra esas Mahkemede 09.03.2017 tarihli duruşmada ve istinabe Mahkemesinde 22.10.2021 tarihli duruşmada alınan savunmalarında müdafi istemediğini belirttiği ve müdafi bulunmaksızın sorgusunun yapıldığı, suç tarihi itibariyle sanığın üzerine atılı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143/1. maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçu bakımından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150. maddesinin 2. ve 3. fıkraları gereğince de sanığa zorunlu müdafi atanmasını gerektirecek bir durum da bulunmadığı hâlde, Mahkemenin talebi üzerine 21.05.2021 tarihinde sanığa barodan müdafii Av. …’in atandığı ve kararı anılan müdafiin temyiz ettiği anlaşılmış ise de, sanık ile birlikte duruşmaya katılmamış olan anılan müdafiin sanık … hakkında verilen kararı temyize yetkisinin bulunmadığı ve Dairemizin 30.11.2022 tarihli ve 2022/4061 Esas, 2022/19970 Karar sayılı noksan ikmali kararı üzerine sanığa gerekçeli hükmün 11.01.2023 tarihinde bizzat tebliğ edildiği ve kararın sanık tarafından temyiz edilmediği belirlenmiştir.
Sanık … hakkında bozma üzerine kurulan hüküm yönünden; sanık …’ın bozmadan sonra istinabe Mahkemesinde 19.04.2017 tarihli duruşmada alınan savunmasında müdafii istemediğini belirttiği ve müdafii bulunmaksızın sorgusunun yapıldığı, suç tarihi itibariyle sanığın üzerine atılı 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143/1. maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçu bakımından 5271 sayılı Kanun’un 150. maddesinin 2. ve 3. fıkraları gereğince de sanığa zorunlu müdafi atanmasını gerektirecek bir durum da bulunmadığı hâlde, Mahkemenin talebi üzerine 21.05.2021 tarihinde sanığa barodan müdafii Av. …’ın atandığı ve kararı anılan müdafiin temyiz ettiği anlaşılmış ise de, sanık ile birlikte duruşmaya katılmamış olan anılan müdafiin sanık … hakkında verilen kararı temyize yetkisinin bulunmadığı ve elektronik ortamda UYAP-MERNİS’ten alınan nüfus kayıt örneğine göre, sanığın hükümden sonra 02.09.2022 tarihinde öldüğü belirlenmiştir.
Sanık … hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Temyizin kapsamına göre;
1. Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.04.2010 tarihli ve 2010/3320 Esas numaralı iddianamesi ile sanıklar hakkında, hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 37/1, 142/2-d, 143/1, 53, 63, 54. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.10.2010 tarihli ve 2010/249 Esas, 2010/729 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-d, 143/1, 53, 63 ve 54. maddeleri gereğince 3 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, tutuklulukta ve gözaltında geçirilen sürelerin cezadan mahsubuna ve tabanca, şarjör ve çakı bıçağının müsaderesine karar verilmiştir.
3. Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.10.2010 tarihli ve 2010/249 Esas, 2010/729 Karar sayılı kararının sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 17.12.2015 tarihli ve 2015/6047 Esas, 2015/11285 Karar sayılı kararı ile özetle; duruşmalara katılma talebi olan ve karar tarihinde cezaevinde bulunan sanık …’ın yokluğunda karar verilerek savunma hakkının kısıtlanması, sanıkların bıçakla aracın kapısını zorlayıp açarak oto teybini çalmaları şeklindeki eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b. maddesi kapsamında kaldığının gözetilmemesi ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesine ilişkin iptal kararı doğrultusunda yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2022 tarihli ve 2016/719 Esas, 2022/109 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143/1, 62/1, 53, 63 ve 54/1. maddeleri gereğince 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, sanıklar Ünal ve Bülent yönünden aynı Kanun’un 51. maddesi uyarınca hapis cezalarının ertelenmesine, tutuklulukta ve gözaltında geçirilen sürelerin cezadan mahsubuna ve suçta kullanılan çakı bıçağının müsaderesine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.04.2022 tarihli ve 2022/33556 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık …’ın temyiz isteği; mahkûmiyet hükmünü temyiz etme isteğine ilişkindir.
Sanık … müdafiinin temyiz isteği; suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı, malın değerinin azlığına ilişkin 5237 sayılı Kanun’un 145. maddesinin uygulanmasının gerektiğinin gözetilmediği, orantılılık ilkesinin ihlâl edildiği, cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmemesi ve yeterli gerekçe gösterilmemesinin hukuka aykırı olduğu, sanığın öncelikle beraatine aksi hâlde lehe olan hükümlerin uygulanmasının gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Mahkemece; olay günü saat 04:00 sıralarında, Gazi Mahallesi Ankara Yolu üzerinde bir araç içerisinde … ve … isimli kişilerin bulunduğu ve hırsızlık olayına karışabileceklerinin ihbar edilmesi üzerine, kolluk görevlilerince 55 BJ 765 plakalı aracın durdurulduğu, aracın şoför mahallinde sanık …’ın, sağ ön koltukta sanık …’ın ve arka koltukta sanık …’ın bulunduğunun tespit edildiği, kolluk görevlilerini gören sanık …’ın araçtan inerek kaçmaya başladığı ve ekipler tarafından tüm sanıkların yakalandıkları, araçta yapılan kontrolde 3 adet oto teybi ve teyplere ait başlıkların ve sanık …’ın üzerinde 1 adet 7 cm uzunluğunda bıçağın ele geçirildiği, sanık …’in savunmasında suçu ikrar ederek diğer sanıklarla birlikte gerçekleştirdiklerini savunduğu, diğer sanıklar Ünal ve Bülent’in suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarının itibar edilebilir olmadığı, sanıkların şikâyetçiye ait kilitli vaziyetteki aracın kapısını bıçakla açarak hırsızlık yapmaları şeklindeki eylemlerinin kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir.
2. Sanık …’ın aşamalardaki savunmalarında üzerine atılı suçu ikrar ettiği ve suçu diğer sanıklarla birlikte gerçekleştirdiklerini beyan ettiği anlaşılmıştır. Sanık …’ın soruşturma aşamasında tutukluluk sorgusunda atılı suçu ikrar ettiği, kovuşturma aşamasında suçu inkâr ettiği, sanık …’ın aşamalarda alınan savunmalarında suçu inkâr ettiği, aracını kullanmaları için diğer sanıklara verdiğini, daha sonradan araca bindiğini savunduğu anlaşılmıştır.
3. Kolluk görevlilerince düzenlenen 25.03.2010 tarihli tutanak ve teşhis, takdiri kıymet tutanakları dosya içerisinde olup, içeriklerinden olay günü saat 03.50 sıralarında gelen bir ihbar üzerine sanıkların içerisinde bulunduğu ve sanık …’ın kullandığı 55 BJ 765 plakalı aracın durdurulduğu, araçta 3 adet oto teybi ve teyp başlıklarının bulunduğu, içlerinden bir tanesinin şikâyetçiye ait çalınan oto teybi olduğu, sanık …’in üst aramasında şikâyetçinin aracından çalınan uzaktan kumandanın bulunduğu, oto teybi ve uzaktan kumandanın toplam değerinin 250,00 TL olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
4. Mahkemece, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b. maddesinin uygulanma ihtimaline binaen sanıklara ek savunma hakkı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanık …’ın bozmadan sonra esas Mahkemede 09.03.2017 tarihli duruşmada ve istinabe Mahkemesinde 22.10.2021 tarihli duruşmada alınan savunmalarında müdafii istemediğini belirttiği ve müdafii bulunmaksızın sorgusunun yapıldığı, suç tarihi itibariyle sanığın üzerine atılı 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143/1. maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçu bakımından 5271 sayılı Kanun’un 150. maddesinin 2. ve 3. fıkraları gereğince de sanığa zorunlu müdafi atanmasını gerektirecek bir durum da bulunmadığı hâlde, Mahkemenin talebi üzerine 21.05.2021 tarihinde sanığa barodan müdafii Av. …’in atandığı ve kararı anılan müdafiin temyiz ettiği anlaşılmış ise de, sanık ile birlikte duruşmaya katılmamış olan anılan müdafiin sanık … hakkında verilen kararı temyize yetkisinin bulunmadığı ve Dairemizin 30.11.2022 tarihli ve 2022/4061 Esas, 2022/19970 Karar sayılı noksan ikmali kararı üzerine sanığa gerekçeli hükmün 11.01.2023 tarihinde bizzat tebliğ edildiği ve kararın sanık tarafından temyiz edilmediği anlaşıldığından, yukarıda belirtilen gerekçe ile daha önceden barodan görevlendirilmiş olan ve temyize hakkı bulunmayan sanık … müdafii Av. …’in temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanık …’ın bozmadan sonra istinabe Mahkemesinde 19.04.2017 tarihli duruşmada alınan savunmasında müdafii istemediğini belirttiği ve müdafii bulunmaksızın sorgusunun yapıldığı, suç tarihi itibariyle sanığın üzerine atılı 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143/1. maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçu bakımından 5271 sayılı Kanun’un 150. maddesinin 2. ve 3. fıkraları gereğince de sanığa zorunlu müdafi atanmasını gerektirecek bir durum da bulunmadığı hâlde, Mahkemenin talebi üzerine 21.05.2021 tarihinde sanığa barodan müdafii Av. …’ın atandığı ve kararı anılan müdafiin temyiz ettiği anlaşılmış ise de, sanık ile birlikte duruşmaya katılmamış olan anılan müdafiin sanık … hakkında verilen kararı temyize yetkisinin bulunmadığı ve elektronik ortamda UYAP-MERNİS’ten alınan nüfus kayıt örneğine göre, sanığın hükümden sonra 02.09.2022 tarihinde öldüğü belirlendiğinden, yukarıda belirtilen gerekçe ile daha önceden barodan görevlendirilmiş olan ve temyize hakkı bulunmayan sanık … müdafii Av. …’ın temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
C. Sanık … ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, sanığın ikrarı, kolluk görevlilerince düzenlenen olay tutanağı ile teşhis, takdiri kıymet tutanakları ve tüm dosya içeriğine göre eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğu, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, değer azlığı hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı, sonuç ceza süresine göre seçenek yaptırımların uygulanma imkânının bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş, sanık … hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2022 tarihli ve 2016/719 Esas, 2022/109 Karar sayılı kararına yönelik sanık … müdafiinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği REDDİNE,
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2022 tarihli ve 2016/719 Esas, 2022/109 Karar sayılı kararına yönelik sanık … müdafiinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği REDDİNE,
C. Sanık … ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2022 tarihli ve 2016/719 Esas, 2022/109 Karar sayılı kararında sanık … ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.