YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7690
KARAR NO : 2023/1814
KARAR TARİHİ : 21.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/109 Esas, 2015/361Karar
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.04.2015 tarihli ve 2015/109 Esas, 2015/361 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerirlere özgü infaz rejimine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık temyiz dilekçesinde; gerçek ismini emniyette belirtmesine rağmen ceza aldığını ve almış olduğu cezayı temyiz etmek istediğini belirtmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Olay günü kolluk kuvvetlerine uyuşturucu satışı ihbarı yapıldığı, ekiplerin olay yerine gittiği, o esnada sanığın durdurulduğu, herhangi bir kimlik ibraz etmeden kendisini … olarak tanıttığı, üzerinden toplam 6 gr kubar esrar elde edildiği, sanığın parmak izi ve fotoğrafları alınmak üzere Emniyet Müdürlüğüne götürüldüğü sırada gerçek isminin … olduğunu, …’in kardeşi olduğunu itiraf ederek üzerine atılı resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu işlediği gerekçesiyle hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
2. Sanığa isnat edilen ve üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan dolayı kurulan hükümden sonra; 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, basit yargılama usulü yönünden; 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.04.2015 tarihli ve 2015/109 Esas, 2015/361 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.03.2023 tarihinde karar verildi.