Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/20775 E. 2023/1622 K. 15.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20775
KARAR NO : 2023/1622
KARAR TARİHİ : 15.03.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/171 E., 2015/71 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.03.2015 tarihli ve 2014/171 Esas, 2015/71 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında şikâyetçi …’a yönelik nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 35, 62, 52, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına; şikâyetçi …’e yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62, 52, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına; katılan …’ya yönelik sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 244 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; sanık hakkında sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçundan verilen hükme yönelik olarak, eylemin 5237 sayılı Kanun’un 243 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığı gözetilmeden, aynı Kanun’un 244 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hükmün incelenmek üzere Yargıtay’a gönderilmesi isteğine ilişkin olup herhangi bir gerekçe ve somut neden içermemektedir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında katılan …’ya ait Facebook hesabına hukuka aykırı bir biçimde erişip, arkadaş listesindeki kişilere kendisini … şeklinde tanıtarak yazışmaya başladığı para talebinde bulunması üzerine, karşısındaki kişinin … olduğunu düşünen şikâyetçi …’in sanık tarafından kullanılan 0 543 (…) (..) (..) numaralı cep telefonu ile ilintili biçimde banka marifetiyle 240,00 TL para gönderdiği, sanığın şikâyetçi … ile de yazışmaya başlayıp 1.000,00 TL talep ettiği ancak …’ın göndermediğinden bahisle …’e yönelik nitelikli dolandırıcılık, …’a yönelik nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs, Facebook hesabına girerek bir süre için anılan hesabı erişilmez kıldığından …’ya yönelik sistemi engelleme, bozma, yok etme veya değiştirme suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Katılan … soruşturma aşamasındaki anlatımında; bazı arkadaşlarının haber vermesi üzerine olayı öğrendiğini, hesabına girmeye çalışınca giremediğini, şifresinin kırıldığını anladığını, güvenlik soruları ile e-mail hesabı ve facebook hesabını geri alabildiğini, e-mail hesabına şifresinin yenilendiğine dair mail geldiğini gördüğünü beyan etmiş; kovuşturma aşamasında da, soruşturma aşamasındaki beyanını tekrarlayarak katılma talebinde bulunmuştur.
3. Şikâyetçi … anlatımında; …’nın üniversite’den arkadaşı ve meslektaşı olduğunu, Facebook’tan konuştuğu kişiyi … zannederek 240,00 TL’yi cep telefonu üzerinden tanımadığı bir cep telefonuna gönderdiğini, bildiği bir yöntem olmadığını, sanığın Facebook üzerinden kendisini yönlendirdiğini, zararının giderilmediğini ancak şikayetçi olmadığını beyan etmiştir.
4. Sanık sorgusunda yüklenen suçları kabul etmemiştir.
5. Cepten cebe havale yönteminde kullanılan 0 543 (…) (..) (..) numaralı telefonun sanık adına kayıtlı ve sanığın kullanımındaki GSM hattı olduğu, katılana ait Facebook hesabına erişim sağlanan IP numarasının da internet kafeye ait olduğunun tespit edildiği görülmüştür.
6. Katılan …’nın e-mail adresine Facebook tarafından gönderilen mail suretinden, suç tarihinde başka bir e-mail adresi kullanılarak facebook şifresinin değiştirildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
İddia, savunma, katılanın beyanları ile katılanın e-mail hesabına gelen başka bir e-mail adresi kullanılarak Facebook şifresinin yenilendiğine dair mail örneği karşısında; suç tarihinde katılanın Facebook şifresinin değiştirilerek adresine erişiminin engellendiği hususu sübuta erdiğinden, Mahkemenin eylemin 5237 sayılı Kanun’un 244 üncü maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kaldığına dair kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın somut bir nedene dayanmayan temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 23.05.2012 tarihli ve 2011/99 Esas, 2012/77 Karar sayılı kararına konu bilişim sistemine girme suçundan kurulan 600,00 TL adli para cezasını içerir hükmün kesin nitelikte olması nedeniyle; nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerin ise Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesinin 18.02.2016 tarihli ve 2015/6965 Esas, 2016/1586 Karar sayılı kararıyla düzeltilerek onanmak suretiyle işbu davaya konu 22.12.2012 olan suç tarihinden sonra kesinleşmesi nedeniyle tekerrüre esas teşkil etmediğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. Sanığın adli sicil kaydının incelenmesinde, İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.03.2012 tarihli ve 2011/226 Esas, 2012/73 Karar sayılı kararının 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereğince hükmolunan 2 yıl 6 ay hapis ve 2.500,00 TL adli para cezasını içerir mahkûmiyet hükmü olduğu, 04.12.2012 tarihinde kesinleştirilerek infaza verildiği, sanığın sonradan temyiz isteminde bulunduğu, Mahkemenin temyiz isteminin süresinden sonra olması nedeniyle reddine dair kararının Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 30.11.2017 tarihli ve 2017/31842 Esas, 2017/25575 Karar sayılı ilamı ile onanması karşısında, hükmün 04.12.2012 tarihinde kesinleştiği ve tekerrüre esas teşkil ettiği anlaşılmış, bu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümü (3) numaralı bentte açıklanan nedenle Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.03.2015 tarihli ve 2014/171 Esas, 2015/71 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulandığı paragrafların çıkartılarak yerlerine “İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.12.2012 tarihinde kesinleşen, 2011/226 Esas, 2012/73 Karar sayılı nitelikli dolandırıcılık suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 2.500,00 TL adli para cezasına ilişkin hükümlülüğünün tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası ve 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.03.2023 tarihinde karar verildi.