YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/734
KARAR NO : 2023/2601
KARAR TARİHİ : 16.05.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu tahsis belgesine dayalı olarak bedelsiz devredildiği iddia edilen taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili, …. ilçesi, …. Mahallesinde kain eski 1866 yeni 10172 ada 5 parsel sayılı 676 m2 yüz ölçümlü taşınmazın müvekkili belediye adına kayıtlı iken, dava dışı … adına 03.03.1988 tarihli tapu tahsis belgesi düzenlendiğini, …’in ise tapu tahsis belgesinden doğan hakkını Kartal….. Noterliğinin 16.06.1998 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile davalı …’a sattığını, daha sonra ….’in müvekkili aleyhine Kartal 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/1181 Esas sayılı dosyası üzerinden tapu iptali ve tescil davası açtığını, mahkemenin 08.12.2005 günlü ve 2005/943 Karar sayılı kararı ile 1866 ada 5 parsel sayılı taşınmazdaki 400/676 payın belediye adına kayıtlı tapusunun iptali ile Ahmet adına tesciline karar verildiğini ve kararın derecattan geçerek 07.12.2016 tarihinde kesinleştiğini,
2. Kesinleşen mahkeme kararı gereğince, taşınmazın 400/676 payının …. adına 10.08.2007 tarihinde tescil edildiğini, ancak anılan davada mahkeme tarafından bedel konusuna hiç değinilmediğini ve kamuya ait 400,00 m2’lik bir alanın bedelsiz olarak davalı adına tescil edilmiş olduğunu, tapu tahsis belgesine dayanarak istemde bulunan davacı adına tescil kararı verilebilmesi için arsa bedelinin ödenmiş olması gerektiğini ileri sürerek, dava konusu payın güncel bedelinin tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazında bulunmuş; taraflar arasında dava konusu paya ilişkin kesin hüküm bulunduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı belediyenin kendisinden kaynaklanan bir hatayı gerekçe göstererek, davanın açıldığı tarih itibariyle emsal bedel araştırması yapılmasını ve belirlenecek miktarın müvekkilinden tahsilini istemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı tarafından, dava konusu taşınmazdaki paya ilişkin olarak (Kapatılan) Kartal 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/1181 Esas 2005/943 Karar sayılı dosyası ile dava dışı…. ve davacı … Belediyesi aleyhine açılan davanın kabulüne karar verildiği, kararın Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 06.06.2006 tarihli ve 2006/3538 Esas 2006/6404 Karar sayılı ilamı ile onandığı ve davalı … vekilinin karar düzelteme talebinin de reddine karar verilerek 07.12.2006 tarihinde kesinleştiği, ilgili dosyada belediyenin taraf olarak yer aldığı, taraflar yönünden kesin hüküm teşkil eden kararda 2981 sayılı Yasanın 9. ve 10. maddelerine göre değerlendirme yapılarak hüküm oluşturulduğu, davacı vekilinin aynı dava konusuna ilişkin bedel talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tescile ilişkin kesinleşen mahkeme kararında, satış vaadi alacaklısının sözleşmedeki edimlerini yerine getirdiği gerekçesiyle tapu iptali ve tescile karar verilmiş ise de bu edimlerin neler olduğuna ve idarece takdir edilen bedelin ödenip ödenmediğine ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığını,
2. Dava dışı … tarafından sadece imar affı başvurusu sırasında 2.000,00 TL başvuru bedeli ödendiğini, arsa için ödeme yapıldığına dair dosyada dekont veya makbuz örneği bulunmadığını, mahkemece bu şartlar incelenmeden, tapu tahsis belgesi sahibi …. ile davacı … arasında yapılan satış vaadi sözleşmesi bedelinin ödenmesinin yeterli kabul edilerek davanın kabulüne karar verildiğini, tescil yönünden kesinleşmiş bir hüküm mevcut ise de arsa bedeli ödenmeden yapılan tescilin yolsuz tescil olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tapu tahsis belgesi verilmesi için tahsis karşılığı ödemelerin, tapu tahsis belgesi sahibi dava dışı … tarafından yapıldığının anlaşıldığı, davalıdan yeniden tahsis bedeli alınamayacağı; tapu tahsis belgeli yerin, tapu iptal ve tescil kararı ile davalı adına tesciline yönelik karar kesinleştiğinden, kesinleşmiş bu karar hakkında hukuka aykırılık iddiasının yasada belirtilen hükümler gereği ileri sürülebileceği, ancak somut olay açısından bu şartların oluşmadığı, mahkeme kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf itirazlarını tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu tahsis belgesine dayalı şahsi hakkın, noterde düzenlenen satış vaadi sözleşmesi ile davalıya devredilmesi nedeniyle açılan tapu iptali ve tescil davası sonucunda, davalı adına hükmen tesciline karar verilen taşınmazın arsa bedelinin ödenmemiş olduğu iddiasının davalıya karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği ve davalıdan tahsilinin talep edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
.