YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3936
KARAR NO : 2023/4144
KARAR TARİHİ : 13.06.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
… Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 13.09.2021 tarihli ve 2021/732 Esas, 2021/2133 Karar sayılı kararının, sanıklar müdafiileri, katılanlar vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci Esas No : 2022/3936
fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar … ve … müdafiilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.08.2020 Tarihli ve 2019/36 Esas, 2020/227 Karar Sayılı Kararı
1. Sanıklar …, …, … ve … hakkında maktule yönelik tasarlayarak kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
B. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 13.09.2021 Tarihli ve 2021/732 Esas, 2021/2133 Karar Sayılı Kararı
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiileri ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280 … maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararlarının tasarlamanın unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle kaldırılması ile sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 25 yıl cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri, fikir ve eylem birliği içinde hareket edilmediğine, aksi takdirde yardım eden sıfatının değerlendirilmesi gerektiğine, öldürme kastıyla hareket edilmediğine, eylemin taksirle işlendiğine, eksik incelemeye, haksız tahrikin varlığına,
2. Sanık … ve müdafiinin temyiz sebebi mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına,
3. Sanık … ve müdafiinin temyiz sebepleri, sanığın atılı suçu işlemediğine, susma hakkının kullanmasının aleyhe yorumlandığına, müşterek failliğe,
4.Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri, tasarlamanın unsurlarının oluşmadığına, kasıtlı hareket edilmediğine, eylemin taksirle işlendiğine, şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine, haksız tahrike,
5.Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri, sanıkların ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmaları gerektiğine,
6. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri, sanıklar … ve … hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Maktulün, Kırgızistan uyruklu sanık … da dahil olmak üzere yabancı uyruklu kadınları …, Bodrum, Fethiye gibi Ege Bölgesi içinde kalan alanda fuhuş için pazarladığı ve maktulün cezaevine girdiği 13.06.2018 tarihinden önce sanık … ile beraber yaşadıkları, sanık …’in maktul ile aynı memleketten olmaları sebebiyle önceden tanıştıkları ve aralarında arkadaşlık bulunduğu, sanık …’in çalışmak amacıyla Bodrum’a geldiğini öğrenen maktul …’nın hemşehrisi ve arkadaşı olan sanığa sahip çıkıp onu Bodrum’dan …’ye getirdiği ve fuhuş işinde birlikte çalışmaya başladıkları, maktulün fuhuş suçundan tutuklanıp, ceza evine girmesinden sonra sanık …’in, sanık … ile birlikte fuhuş işini sürdürdüğü, kardeşi … Kurtuluş’u da yanına aldığı, maktulün cezaevine girmesinden sonra sanıklar … ile …’nın sevgili olarak beraber yaşamaya başladıkları, maktulün 26.10.2018 tarihinde ceza evinden tahliye olduktan sonra önceden birlikte yaşadığı sanık …’yı arayarak onunla görüşmeyi sürdürme isteğini ilettiği, tekrar maktul … ile çalışmak ve yaşamak istemeyen sanık …’nın maktulle buluşmamak için Bodrum’da olduğu hususunda yalan söylediği ve onun ile ilişkisini bitirmek amacıyla maktule cep telefonundan mesajlar gönderdiği, sanık …’in de ceza evinden tahliye olan maktul … ile cep telefonu ile karşılıklı olarak birden fazla kez görüştükleri, öldürme olayından bir gün önce 27.10.2018 günü akşam saatlerinde sanıklar ve maktulün aynı araca binerek hep birlikte konuşmak amacıyla teleferik bölgesine gittikleri, burada sanıklar … ve …’nın birlikte yaşadıklarını ve evleneceklerini söylemelerine rağmen, maktulun sanık … ile birlikte yaşama ve onu fuhuş işinde çalıştırma isteğinden vazgeçmediği, bu nedenle aralarında gerginlik yaşandığı ancak bir tartışma ve kavganın olmadığı, sanıkların aynı araç ile şehir merkezine gelerek maktulü aldıkları parka bıraktıkları, ertesi gün sanıkların maktulü öldürmek amacıyla fikir birliğine vardıkları ve saat: 00.30 civarında … plakalı araç ile maktulü aramaya başladıkları, diğer sanıkların araçta beklediği, sanık …’un ise … Apart isimli yerde çalışan tanık …’ye maktulü sorduğu, 10-15 dakika önce ayrıldığını öğrenmesi üzerine hızlı adımlarla aparttan ayrıldığı, bu sırada … Apart civarında araç ile tur atan diğer sanıkların alkollü şekilde yolda yürüyen maktulü görmeleri üzerine sanık …’in kullanımındaki araç ile sokağa girerek hızla maktul …’ya çarparak onu olay mahallinde bulunan başka bir araca sıkıştırarak olay yerinden kaçıp sanık … ile birlikte suç mahalline yakın bir yerde olayın çarpmadan sonraki seyrini takip etmeye başladıkları, çarpma sonrası sanıklar … ve … ‘un maktulün başındaki kalabalığa karışarak, maktulün ölüp ölmediğini anlamaya çalıştıkları, sanık …’ün, “Gidin bizim evin önüne siz kaybolun” diyerek araçtaki sanıkların olay mahallinden uzaklaşmalarını istediği, kendilerinin birazdan eve geleceklerini ifade ettiği, olaydan sonra sanıkların tekrar bir araya gelmeleri üzerine sanık …’un olayın ölümün trafik kazası olduğunu ve kazayı kendisinin yaptığını ifade ederek polis merkezine başvurduğu, maktulün çarpmaya bağlı olarak ortaya çıkan künt kafa ve genel vücut travmasına bağlı olarak frontal sinüs ön duvar kırığı, çene kemik kırıkları pelvis kırıkları, tibia fibula kırıkları ile müterafik minimal beyan kanaması iç kanama ve büyük damar yaralanmasının neden olduğu dış kanama nedeniyle öldüğü anlaşılmıştır.
2. Sanıklar suçlamayı inkar etmişler, tanıkların ve temyiz dışı tarafların beyanları dava dosyasına eklenmiştir.
3. … Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenmiş 29.01.2019 tarihli otopsi raporu, olay yeri inceleme ve görgü tespit tutanakları, kriminal raporlar, kamera kayıtları inceleme tutanakları, bilirkişi raporları dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak;
Maktulün, sanıklardan … ile birlikte yaşama ve ona fuhuş yaptırma yolundaki kararlılığında ısrar etmesi nedeniyle, sanıklarda 27.10.2018 günü saat: 22.00 ve sonrası maktulü öldürme güdüsünün ortaya çıktığı, bu suç iradesinin ortaya çıkmasında yaklaşık 2-3 saatlik bir zaman dilimi içinde tüm sanıkların yaptıkları anlaşma doğrultusunda fiil üzerinde hakimiyet sağlamak suretiyle eylemi birlikte gerçekleştirdikleri, maktulün, sanık … üzerindeki istekleri de diretmemesi halinde sanıklarda maktulü öldürme düşüncesi ortaya çıkmayacağı gibi, öldürme düşüncesinin ortaya çıkmasından yaklaşık 2-3 saatlik bir zaman dilimi içinde eylemin gerçekleşmiş olması karşısında, tasarlama için kabul edilebilecek makul bir süre geçtiğinden ve ruhi sükunete rağmen bu karardan vazgeçilmediğinden bahsetmenin mümkün olmadığı anlaşıldığından, sanıkların eyleminin tasarlanarak gerçekleştirildiği yolundaki yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu kanaatine varılarak, sanıklar hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Sanıklar ve Müdafiilerinin Eksik İncelemeye, Delillerin Takdirindeki Yanılgılı Değerlendirmeye, Mahkumiyete Yeterli Delillerin Mevcut Olmadığına, Kasten Hareket Edilmediğine, İştirak İradesine, Eylemin Taksirle İşlendiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükmün bu veriler ışığında gerekçelendirilmiş olduğu, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, tanıkların beyanları, olay yeri inceleme ve görgü tespit tutanakları, kriminal raporlar, kamera kayıtları inceleme tutanaklarının yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı, sanıkların aynı suçu birlikte işleme kararının icrası kapsamında, aralarında görev paylaşımı yapmak suretiyle atılı suçu işledikleri, yaptıkları anlaşma ve iş bölümü doğrultusunda birbirleri ile irtibatlı olarak, gerek araç içinde birlikte bulunarak, gerek maktulü arayıp bularak gerekse olay sonrası tutum ve davranışlarıyla eyleme katılmaları karşısında, suçu iştirak iradesi içerisinde işlediklerine ilişkin Mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmediği, sanıklar ile maktul arasındaki olaydan önceki husumetin boyutu ve suçun işlenmesinden önceki hazırlık aşaması ile suçun işleniş şekli ve suçun işlenmesinden sonraki sanıkların eylemleri birlikte değerlendirildiğinde bilerek ve isteyerek gerçekleştirilen eylemde taksirle öldürme suçunun unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Katılanlar Vekilinin Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis Cezası Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Tasarlamanın kabulüne elverişli koşullar bulunmadığından, kasten öldürme suçunun nitelikli halinin Esas No : 2022/3936
uygulanmamasına ilişkin Mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C.Sanıklar … Ve … Kurtuluş Müdafiileri İle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Haksız Tahrike İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Maktulün ve maktulün ceza evine girmesinden sonra da sanık …’in, sanık … ile birlikte yaşarken aynı zamanda ona fuhuş yaptırma nedeniyle tarafların tamamının yasa dışı zeminde olduklarının açık olduğu, olaydan bir gün öncesinde taraflar arasındaki görüşmede maktulden kaynaklanıp sanıklara yönelen haksız tahrik oluşturacak söz veya davranışının bulunmadığının sanıkların ilk savunmalarından anlaşıldığı, maktul ile sanık … arasında gerçekleşen GSM görüşmeleri ve mesajlaşma tespitlerinde, tehdit veya hakaret içerikli söylemlerin mevcut olmadığı, sanıkların yargılamanın ilerleyen aşamalarında tahrik hükümlerinin uygulanmasını sağlamaya yönelik geliştirdikleri savunmalarının dosya kapsamı ile bağdaşmadığı anlaşılmakla, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının uygulanmamasına ilişkin Mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmediğinden, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 13.09.2021 tarihli ve 2021/732 Esas, 2021/2133 Karar sayılı kararında sanıklar … ve …, sanıklar …, … Mairambekova, … ve … Kurtuluş Tiren müdafiileri, katılanlar vekili, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.06.2023 tarihinde karar verildi.