YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4696
KARAR NO : 2023/4739
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1674 E., 2023/283 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/566 E., 2021/350 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın fer’i müdahil kurum tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer’i müdahil kurum tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müteveffa sigortalı adına Kuruma 220 prim gün hizmet bildirilmesi gerekirken 114 prim gün hizmet bildiriminde bulunulduğunu, bu durumun bordro ve komşu işyeri tanık beyanlarından anlaşılabileceğini, davacının davalı işyerinde 07.10.1992 ile 17.05.1993 tarihleri arasında aralıksız bir şekilde çalıştığının ve kuruma eksik bildirilen 106 prim gün hizmet süresinin tespitini istemiştir.
II. CEVAP
Fer’i müdahil kurum vekili cevap dilekçesinde; kurum kayıtlarının incelenmesinde, davalı tarafından davacının müteveffa eşi adına 07.10.1992 ile 17.05.1993 tarihleri arasında kesintisiz bir şekilde çalışması bulunmadığını, 114 prim gün hizmet kaydı bulunduğunu, yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca eylemli ve gerçek çalışmanın varlığı saptanmadıkça hizmet akdine dayalı sigortalılıktan söz edilemeyeceğini, eksik bildirilen hizmet süresinden kurumun herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını belirterek; davanın reddi istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerek bordro kayıtlarında isimleri bulunan ve uyuşmazlık konusu dönemin büyük bir kısmında hizmet kaydı bulunan … ve …’nun hizmetlerinin kuruma eksik bildirildiği yönündeki beyanları, gerekse de yine bordro kayıtlarında isimleri bulunan davacı tanıklarının da benzer yöndeki beyanları birlikte değerlendirildiğinde; davacının eşi müteveffa…’in 07.10.1992 ile 17.05.1993 tarihleri arasında kesintisiz bir şekilde çalıştığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesi ile; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Fer’i müdahil kurum vekili, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, yapılan araştırmanın yeterli olmadığını belirterek; kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu döneme ilişkin dönem bordrolarının dosya arasına getirtildiği, bordro tanıklarının davacının eşinin davalı iş yerinde geçen çalışmalarını doğruladıkları, davacının eşinin yaptığı işin niteliği de dikkate alındığında 07.10.1992 ile 17.05.1993 tarihleri arasında tam zamanlı olarak davalı iş yerinde çalıştığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil kurum temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Fer’i müdahil kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf sebepleri ile aynı gerekçelerle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 79 uncu maddesi .
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup fer’i müdahil kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.