Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/10475 E. 2023/3050 K. 04.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10475
KARAR NO : 2023/3050
KARAR TARİHİ : 04.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
DAVA TARİHİ : 09.07.2019
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki imzaya itiraz nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince itirazın kabulü ile muteriz borçlu aleyhine yapılan takibin durdurulmasına, şartları oluşmadığından icra tazminatı ve para cezası talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Borçlu ciranta itiraz dilekçesinde; davalı alacaklı tarafından çeke dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız takipte, ciro imzasının kendisine ait olmadığını ileri sürerek imzaya itirazının kabulü ile davalı alacaklı aleyhine tazminat ve para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; takibe konu çeklerin önceki cirantadan faktoring sözleşmesi kapsamında alındığını, muteriz borçlu ile aralarında yüzyüzelik ilişkisi bulunmadığından imzanın borçluya ait olup olmadığını bilebilecek durumda olmadığını savunarak itirazın reddi ile muteriz borçlu aleyhine tazminat ve para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı alacaklı tarafından muteriz borçlu hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı, ödeme emrinin muteriz borçluya tebliğ edildiği ve itirazın süresinde yapıldığı, imzaya ilişkin itiraza esas olmak üzere muteriz borçlunun tatbike elverişli imza örnekleri istenilip huzurda alınan imza örnekleri ve takibe konu kambiyo senedi asılları ile birlikte dosyanın uzman bir bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; itiraza konu kambiyo senetlerindeki imzanın senetlerde ciranta konumunda olan muteriz borçluya ait olmadığı yönünde görüş bildirildiği, bilirkişi raporunun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olup, hüküm vermeye yeterli kabul edildiği, davalı alacaklının da takibe konu kambiyo senedinde ciranta olduğu, aradaki ciranta konumunda olan muteriz borçlu adına atılmış imzanın borçlu tarafından atılıp atılmadığının son hamil olan davalı alacaklı tarafından bilinemeyeceği, takibin durması yönünden mahkemece bir karar verilmediği, icra inkar tazminatı ve para cezası için şartların oluşmadığı gerekçesi ile itirazın kabulü ile muteriz borçlu aleyhine yapılan takibin durdurulmasına, şartları oluşmadığından icra tazminatı ve para cezası talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı alacaklı istinaf dilekçesinde; bilirkişi incelemesinin içtihatlarda belirtilen ölçütleri taşımadığını, raporda incelenen imza örneklerinin hangi mukayese belgelerdeki imzalar olduğunun açıkça belirtilmediğini, 2 adet mukayese imzanın çeklerin ibraz tarihlerinden sonraki tarihli olduğunu, mukayese belge olarak daha önce ödenmiş çeklerin de celbedilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunun bu nedenlerle yetersiz olduğunu, aleyhe vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılması ile itirazın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takip dayanağının kambiyo senedi vasfını taşıyan 2 adet çek olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun konusunda uzman bilirkişi tarafından yeteri kadar mukayeseye esas evrak aslı celp edildikten sonra, incelemenin gerektirdiği cihazlar kullanılarak hazırlandığı, raporun fotoğraflarla da desteklendiği, bu hali ile bilirkişi raporunun hükme esas almaya elverişli olduğu, her ne kadar davalı alacaklı tarafından mukayeseye konu belgelerden bir kısmının tarihinin davaya konu çeklerin ibraz tarihinden sonraki tarihlere ait olduğu belirtilerek imza incelemesine esas alınamayacağı ifade edilmiş ise de; mukayeseye esas belgelerden bir kısmı takibe dayanak çeklerin tanzim tarihinden sonrasına ilişkin olmakla birlikte bir kısmı da tanzim tarihinden öncesine ilişkin olup mukayeseye konu belgelerin imza incelemesi için yeterli olduğu, HMK’nın 326. maddesi gereği haksız çıkan taraf olarak davalı alacaklı aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin mahkeme kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı alacaklı temyiz dilekçesinde; bilirkişi incelemesinin içtihatlarda belirtilen ölçütleri taşımadığını, raporda incelenen imza örneklerinin hangi mukayese belgelerdeki imzalar olduğunun açıkça belirtilmediğini, 2 adet mukayese imzanın çeklerin ibraz tarihlerinden sonraki tarihli olduğunu, mukayese belge olarak daha önce ödenmiş çeklerin de celbedilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunun bu nedenlerle yetersiz olduğunu, aleyhe vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması ile ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız icra takibinde imzaya itiraza ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 170. maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 326. maddesi ile sair yasal mevzuat

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı alacaklı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.