YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10111
KARAR NO : 2023/2521
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 5. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte yetkiye, borca ve imzaya itirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacının imzaya, borca ve yetkiye itirazının reddine, takip durdurulmadığından davacı aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Borçlu icra mahkemesine başvurusunda: takip dosyasındaki tebliğ talebi ve tebliğ varakası incelendiğinde borçlunun Tirebolu-Giresun adresinde ikamet ettiğinin anlaşılacağı, bu kapsamda yetkili İcra Müdürlüğünün Tirebolu İcra Müdürlükleri olup, bu hususta yetki itirazında bulundukları, takibe konu senetteki imzanın borçluya ait olmadığı, dolayısı ile senetteki imzaya ayrıca ve açıkça itiraz ettikleri, borçlunun ev hanımı olup hiç bir ticari faaliyeti/gelirinin bulunmadığı, eşi tarafından işletilen ve daha sonra üvey oğluna devredilen işletme ile de herhangi bir bağı olmadığı, dolayısı ile borçlu olunmadığı, yapılan şahsi araştırmalarda davalı alacaklının senet sahteciliği ile bağlantılı cezai soruşturma dosyalarının bulunduğuna dair duyumlar alındığı, itirazları ile gelerek öncelikle yetki itirazlarının dikkate alınarak yetkisiz İcra Müdürlüğünde açılan iş bu takibin iptaline, mahkeme yetki konusunda aksi kanaatteyse takibe dayanak senetteki imzanın borçluya ait olmaması sebebi ile imzaya itirazları ile davanın kabulü ile takibin borçlu yönünden (tüm asli ve feri talepleri yönünden) durdurulmasına ve iptaline ve alacaklı-davalının aleyhine inkar tazminatı ve para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesiyle; borçlunun yetki itirazının reddi gerektiğini, Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün 2021/36944 Esas sayılı dosyasına dayanak bono üzerinde yazılı yetkili yerin Kayseri İcra Daireleri ve Mahkemeleri olduğunu, bononun Kayseri ilinde tanzim edildiğini ve bono üzerinde yazılı borçlunun adresinin de Kayseri olduğunu, takibin yetkili yer olan Kayseri İcra Dairelerinde açıldığını, bonodaki düzenleyen imzasının borçlu …e ait olduğunu beyanla davanın reddini, davacının alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesini ve alacağın %10’u oranında para cezasına mahkum edilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
A. Gerekçe ve Sonuç
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda takibe konu edilen bonoda borçlunun adresinin Kocasinan/Kayseri olarak yazıldığı dolayısı ile bononun tanzim yerine göre Kayseri İcra Müdürlüğünde icra takibini başlatmasında yasaya uymayan bir yön bulunmadığından davacının yetkiye itirazının reddi ile borçlunun imzaya ve borca itirazına yönelik olarak yapılan incelemede ve alınan 24.03.2022 havale tarihli bilirkişi raporuna göre; incelemeye konu alacaklısı …, borçlusu…olan 15.04.2019 tanzim ve 05.08.2021 vade tarihli 7.600.000,00 TL değerindeki senedin ön yüzünde atılı bulunan imzaların …in elinden çıktığı kanaatine varıldığı ve raporun bu haliyle hükme esas alınabileceği, borca yönelik itirazın da İİK’nın 169/a maddesinde öngörülen belgelerden herhangi biri ile ispat edilemediği gerekçesiyle davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddine, takip durmadığından davacı aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Borçlu istinaf dilekçesinde; yetki kuralları gereğince haciz işlemlerinde borçlunun ikametgahının bulunduğu yerdeki icra dairesinin yetkili ve görevli olduğu, borçlunun Tirebolu/Giresun adresinde ikamet ettiği, dolayısı ile yetkili icra müdürlüğünün Tirebolu İcra Müdürlüğü olduğu, bilirkişi raporuna karşı ileri sürdükleri iddiaların mahkemece dikkate alınmadan eksik inceleme ile karar verildiği, mukayese tablosunda bonoda yer alan imza ile belgede yer alan imzalar arasında göz ile görülür şekilde farklılıkların olduğu, İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi–Adli Belge İnceleme Şubesi’nce düzenlenen kurul halinde bir heyetten rapor hazırlatılması gerekirken eksik inceleme ve denetime elverişli olmayan rapor ile hüküm kurulmasının hatalı olduğu, borçlunun ev hanımı olduğu ve hiçbir ticari faaliyeti ve gelirinin olmadığı, eşi tarafından işletilen ve üvey oğluna devredilen işletme ile herhangi bir bağının bulunmadığı itirazları ile istinaf başvurularının kabulüne ve mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
C.1.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece yetki itirazının yasaya uygun olarak reddine karar verildiği ve imzaya itiraz yönünden senedin düzenleme tarihi olan 15.04.2019 tarihi öncesi ve sonrasına ait imza örnekleri ilgili kurumlardan getirtilerek yapılan bilirkişi incelemesi sonucu Adli Belge Uzmanı Bilirkişi Dr. Hakan Beyaz’ın 24.03.2022 tarihli raporuna göre, takibe konu senetteki imzanın …in elinden çıktığı kanaatine varıldığı bildirildiği, söz konusu raporun Yargıtay İçtihatları uyarınca bilimsel verilere uygun olarak düzenlendiği ve kesin kanaat bildirdiği, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, öte yandan imzaya itiraza ilişkin davalarda yapılan incelemelerde Adli Tıp Kurumu’nun son merci olmadığı hususları dikkate alındığında davacı borçlunun Adli Tıp Kurumu’ndan yeniden rapor aldırılmasına ilişkin taleplerinin mahkemece reddinin yerinde olduğu, kambiyo senetlerinin illetten mücerret oluşu ve borca itirazın İİK’nın 169/a maddesi gereğince ancak resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatının mümkün olduğu, bu hususta herhangi bir delilin sunulmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkeme kararının yerinde olduğu görülmekle borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Borçlu temyiz dilekçesinde; dava dilekçesini tekrarla gelerek; temyize konu kararda hükme esas alınan raporun hatalı olduğu, rapora karşı iddialarının incelenmesi yapılmaksızın eksik inceleme ile karar verildiği, borçlunun ev hanımı olduğu, takibe konu senedi imzalamasının normal hayat şartlarında mümkün olmadığı ve sair aynı iddialar ile mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte yetkiye, imzaya ve borca itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK’nın 58/3 maddesi, İİK 170/3, İİK 68/a, İİK 169/a
3. Değerlendirme
1-Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.