YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5313
KARAR NO : 2023/5374
KARAR TARİHİ : 15.05.2023
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1015 E., 2022/1409 K.
KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/544 E., 2021/444 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle almakta olduğu ölüm aylığını kesen Kurum işleminin iptaliyle aylığın kesildiği tarihten itibaren bağlanarak ödenmesi gerektiğinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararından sonra yapılan araştırmalar ile müvekkil ile eski eşi arasında hiçbir bağ olmadığı ispatlandığı, davacının, davalı eski eşi ile boşandıktan sonra kanuni hakkı olarak ölmüş olan babası sebebi ile yetim aylığı almaya başladığını, 09.10.2012 tarih B.13.2.SGK.0.10.01.00-HTİ.3/851877 sayılı yazı neticesinde davacı müvekkilin, davalı eski eşi ile birlikte yaşadığı gerekçesi ile aylığının kesildiğini, davacının, davalı kuruma yapılan işlemin usulsüz olduğu yönünde dilekçe göndererek aylığının tekrardan bağlanması için talepte bulunduğunu, ancak bu talebinin reddedilerek konu ile ilgili mahkeme kararı olmadan herhangi bir işlem yapamayacaklarını bildirdiğini, buna binaen davanın açıldığını, ancak yapılan Emniyet araştırmaları neticesinde düzenlenen tutanakta davacının, davalı eski eşinin 2 yıldır aynı adreste olan kardeşinin, eşinin olmaması sebebi ile kardeşi ve yeğeni ile birlikte yaşadığını, ayrıca davalı eski eşin hasta ve bakıma muhtaç olması sebebi ile davacı müvekkil ile boşandıktan sonra tek yaşamaktansa kardeşi ile yaşadığını, engeli sebebi ile de engelli maaşı aldığını, dinlenen tanık beyanları ile davacı ve kamu tanıklarının olayı olduğu gibi çelişkiye düşmeksizin anlattıklarını, tüm tanıkların da davacı ile davalı eski eşin boşandıktan sonra ayrı yaşadıklarını beyan ettiklerini, davalının boşandıktan sonra hemen adres kaydını almamış olmasının davacı müvekkile atfedilecek bir kusur olmadığını, bu değişikliği yapmanın tamamıyla davalının tasarrufu altında olacağını, davacı müvekkilin bağlı olduğu muhtarlıktan gelen cevabi yazıda davalı eski eşe ait kaydın olmadığını, sadece bir ihbara dayanarak işlem yapılmasının kişi güvenliğine aykırı olduğunu, bu sebeplerle ihbar edenin mahkeme nezdinde dinlenilmesi gerektiği hususu yerel mahkemece dikkate alınmadığını, asılsız ve isimsiz delil niteliği dahi taşımayan ihbara dayanılarak hazırlanan rapor ve neticesinde gerçekleştirilen iptal işlemi haksız ve hukuksuz olduğunu, gelen cevabi yazılar ve tanık beyanların davacı müvekkilin haklılığını destekler nitelikte olduğunu, tüm bu sebepler ile yerel mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılarak, davacı müvekkilin borcunun bulunmadığının tespitini, kesilen yetim aylığının kesildiği tarih itibariyle faizi ile birlikte ödenmesini, 6590,43 TL’lik ödemenin durdurulmasına hükmedilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf sebeplerini tekrarla, Kurum raporunun usule aykırı olduğu, eşlerin birlikte yaşamadığının kollukça tespit edildiği, davacının boşandıktan sonra oğluyla, boşandığı eşinin ise kardeşi ve yeğeniyle yaşadığı, davacı ve boşandığı eşinin aynı tarihlerde hastaneye gitmedikleri gerekçeleriyle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurumdan babadan dolayı ölüm aylığı almakta olan davacının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşayıp yaşamadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 56 ncı madde hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcanan ilgilisinden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.05.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.