YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3085
KARAR NO : 2023/3575
KARAR TARİHİ : 08.06.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/48 E., 2021/146 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.05.2023 Salı gününde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Duruşma için tayin edilen günde temyiz eden davalı … vekili Avukat … geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 08.06.2023 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında; Mersin ili … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 101 ada 591 parsel sayılı 25.000,47 m2 yüzölçümündeki taşınmaz … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/46 Esas sayılı dosyasında davalı olduğu belirilerek malik hanesi açık olarak tespit edilmiştir.
2. Davacı … vekili Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davada verdiği 24.01.2002 tarihli dava dilekçesinde; sınırların belirttikleri taşınmazın öncesinde tarafların murisi … (…)’nin zilyetliğinde iken ölümüyle mirasçılarına kaldığını, davacının murisin mirasçılarından olup diğer bir kısım miras paylarını da harici senetlerle satın aldığını, davalıların ise çok az miras paylarının bulunmasına rağmen taşınmazın tamamını zilyet etmeye başladıklarını öne sürerek davacının satın alma ve miras yoluyla gelen payları oranında davalıların elatmasının önlenmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesinde; davanın reddini reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1…. 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.10.2004 tarihli ve 2004/46 Esas, 2004/38 Karar sayılı kararıyla, taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmesi nedeniyle mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli ve yetkili … Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesinin (Kadastro Mahkemesi) 06.02.2007 tarihli ve 2005/551 Esas, 2007/11 Karar sayılı kararı ile, davacının davacının reddine, dava konusu 101 ada 591 parsel sayılı taşınmazın davalı Ali oğlu … adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 18.11.2008 tarihli ve 2008/7356 Esas, 2008/7355 Karar sayılı kararıyla, davacının, çekişmeli taşınmazın müşterek kök muris … Bey oğlu … …’den kaldığını, 77 tahrir numaralı vergi kaydının bulunduğunu, mirasın taksim edilmediğini ve bir kısım mirasçıların hisselerini harici senetlerle satın aldığını iddia ettiği; davalının ise önce çekişmeli taşınmazın 20 yılı aşkın süredir zilyetliğinde bulunduğu ve davacı tarafın hak sahibi olmadığını savunduğu, yargılama sırasında ise çekişmeli taşınmazın Mart 1289 tarihli ve 1 sıra numaralı tapu kaydı ile tapuya kayıtlı olduğunu ve kayıt maliklerinin mirasçılarından satın aldığını iddia ettiği; Mahkemece tarafların dayandıkları 77 tahrir numaralı vergi kaydı ile Mart 1289 tarihli ve 1 sıra numaralı tapu kaydının gereğince mahalline uygulanmadığı, 77 tahrir numaralı vergi kaydının dosyada mevcut örneğinde bu kaydın Birinci Kanun 1323 tarihli tapu kaydından geldiği açıklaması bulunduğu halde Özel İdare ve Tapu Sicil Müdürlüklerine yazı yazılarak bu tapu kaydının tarih ve numarasının araştırılmadığı, çekişmeli taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetlik konusunda bilirkişi ve tanık sözleri arasındaki çelişkinin giderilmediği, diğer taraftan Mart 1289 tarihli ve 1 sıra numaralı tapu kaydında adı geçen Musa’nın “Sarı Musa”, sınırlarında okunan … Bey’in ise … …’in babası olduğunun ifade edildiği ve davacı tarafın dayandığı miras hissesinin devrine ilişkin harici senetlerde taşınmazın batı yönünün “Sarı Musa” okunması, keza orman kadastro tutanaklarında çekişmeli taşınmaz yönünün “… … zeytinliği” olarak belirtilmesi ile çekişmeli taşınmazın yüzölçümü 25.00,47 metrekare, davacı tarafın tutunduğu vergi kaydı miktarının 9 dönüm, harici senetlerde yazılı miktarların ise 8-9 dönüm olması karşısında çekişmeli taşınmazın doğusunda 9 dönüm yüzölçümündeki taşınmaz parçasının … …’e ve batı kısmının ise Sarı Musa’ya ait olup olamayacağı üzerinde durulmadığı belirtilerek hüküm araştırma ve incelemeye dayalı olarak bozulmuştur.
3. Bozma ilamına karşı davalılar vekilinin karar düzeltme istemi de aynı Dairenin 16.03.2009 tarihli 2009/1903 Esas, 2009/1619 Karar sayılı ilamıyla reddedilmiştir.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 31.12.2015 tarihli ve 2013/260 Esas, 2015/564 Karar sayılı kararı ile, davanın kabulüne, 101 ada 591 parsel sayılı taşınmazın … Beyoğlu … … mirasçıları adına … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/373 Esas, 712 Karar sayılı veraset ilamı uyarınca düzenlenen 22.11.2012 tarihli bilirkişi raporda belirtilen mirasçılar adına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 07.11.2019 tarihli ve 2016/17870 Esas, 2019/7122 Karar sayılı kararıyla; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde olmadığı, ancak; kadastro hakimi, infazı mümkün doğru sicil oluşturmak ile yükümlü olup, mahkemece hükmüne atıf yapılan fen bilirkişi raporunda taşınmazın tamamı 9.656.672.256,000 pay kabul edildiği halde; toplamda 9.629.533.821,600 pay dağıtılmak suretiyle pay-payda eşitliği sağlanmadan 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 1 inci maddesine aykırı olarak yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu belirtilerek hüküm bozulmuştur.
3. Bozma ilamına karşı davalı … vekilinin karar düzeltme talebi de aynı Dairenin 10.09.2020 tarihli ve 2020/1392 Esas, 2020/2892 Karar sayılı ilamıyla reddedilmiştir.
D.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazın tapu kaydı dikkate alınarak … oğlu … …’na ait olduğu, … … mirasçıları tarafından davacıya pay satışı yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 101 ada, 591 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitindeki yüz ölçüm ve vasfı ile 25.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen paylar oranında … oğlu … … mirasçıları adına tespit ve tesciline, 25.05.2021 tarihli bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili vekili temyiz dilekçesinde; taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetlik konusunda yeterince araştırma yapılmadığını, beyanlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, davacı taşınmazı noter senedi ve adi senetlerle satın aldığını iddia etmekte ise de zilyetlikle birleşmeyen bu satımlara değer verilemeyeceğini, davalının zilyetliğinin 20 yıldan fazla olduğunu açıklayarak hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taşınmazın tarafların kök murisinden kalıp kalmadığı, mirasçılar arasında taksim yapılıp yapılmadığının belirlenmesine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14, 15 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığına göre davalı … vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Ancak hükmüne uyulan bozma ilamında pay-payda eşitliği sağlanmadan 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 1 inci maddesine aykırı olarak yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu gereğine değinilerek bozulmasına rağmen mahkemece bozma doğrultusunda alınan ve hükme esas kabul edilen 25.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda yine dağıtılan paylar ile belirlenen paydanın birbirini tutmadığı gibi raporda paragraflar halinde ölen mirasçıların paylarının alt mirasçılarına dağıtılması esnasında kendi içinde çelişkiler bulunduğu (örneğin; ilk sayfanın son paragrafında (82.707.609.600)’er paydan toplam (165.415.219.200) payın üç kişiye, üçüncü sayfanın ikinci paragrafında (30.177.100.800)’erden toplam (482.833.612.800) payın üç kişiye, üçüncü sayfanın son paragrafında (62.030.707.200)’erden toplam (248.122.828.800) payın iki kişiye dağıtıldığı) görülmektedir.
3. Hal böyle olunca; infazı mümkün bulunmayan bilirkişi raporuna atıf yapılmak suretiyle karar verilmesi isabetsiz olduğundan davalı … vekilinin temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Yukarıda (1) inci paragrafta açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda (2) ve (3) üncü paragrafta açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 … içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
08.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.