YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5590
KARAR NO : 2023/5975
KARAR TARİHİ : 25.05.2023
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/193 E., 2023/134 K.
DAVALILAR : 1-Özel Samsun… Ürüme Sağlığı ve Tüp Bebek Merkezi Ltd. Şti. vekili Avukat … 2- … vekili Avukat …
KARAR : Ret
Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti istemli davadan dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine dair karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalı Özel Samsun… Üreme Sağ. ve Tüp Bebek Merk. Ltd. Şti’ne ait işyerinin muhasebe bölümünde 27.05.2010 tarihinde çalışmaya başladığını, bu çalışması sırasında işverence sigortalı yapıldığını zanneden müvekkilinin işe girişinin işe başladığı 27.05.2010 tarihinde değil, 29.08.2010 tarihinde yapıldığını ve bu tarihe kadar sigorta primlerinin yatırılmadığını, müvekkilinin bu durumu iş akdinin feshinden sonra öğrendiğini, müvekkilinin 27.05.2010 tarihi olarak tespiti ile bu çalışma sürelerinin diğer çalışma süreleri ile birleştirilmesine karar verilmesini istemiş, davacı vekili 24.10.2013 tarihli dilekçe ile hizmet tespiti talebini tavzih ettiğini, taleplerinin 27.05.2010-29.08.2010 tarihleri arasındaki süreye ilişkin olduğunu beyan etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, kurum dosyasının tetkikinde davacının 31.05.2010 tarihinde diğer davalının işyerinde çalıştığını belirtmekle iki yerde sigortalı olarak görünmesinin mümkün olmadığından buradaki 4 günlük sigortalılık talebinin reddinin gerektiğini, davacının hak düşürücü süre yönünden incelenmesini talep ettiklerini, Yargıtay kararlarına göre işe giriş çıkışlara göre tam bildirilen, yani kesintili geçen çalışmalar konusunda istikrar kazanmış Yargıtay kararlarına göre giriş çıkışlar şeklinde gerçekleşen çalışmaların bildirim belgeleriyle eşdeğer belgelerle ispatının gerekeceğini, tanık sözlerine itibar edilemeyeceğini, hizmet tespiti davalarının kamu düzenine ilişkin davalar meyanında değerlendirildiğini, uyuşmazlık konusunun tereddüde mahal bırakmayacak şekilde ispatlanması gerektiğini beyan etmiş ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili aleyhine açılan davanın kötü niyetli olduğunu, hukuki bir menfaat içermediğini ve reddinin gerektiğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Özetle; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 16.09.2014 tarihli bilirkişi raporunda ayrıntılı bir şekilde belirtildiği üzere davacının 01.06.2010-28.08.2010 tarihleri arasında sürekli ve kesintisiz bir şekilde davalı iş yerinde çalıştığının tespitine, kuruma bildirilen sürelere ilaveten bildirilmesi gereken 87 günün de bu sürelere eklenmesine, dair karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Özetle; “… davacının çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla, dava konusu dönemde davacı ile birlikte çalışan ve işverenin bordrolarında kayıtlı kişiler ile aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler resen saptanarak, çalışmaların varlığı ve süresi yönünden bilgi ve görgülerine başvurulmalı, bunun dışında sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu gereğince tespit edilerek, davalı işyerinde tespiti istenen dönemde Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa, belgeler getirtilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde; iş yerlerinin kapsamı, kapasitesi ile işin ve işyerinin niteliği nazara alınmalı, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, davacının çalıştığı iddia edilen süreler tereddütsüz belirlenerek, varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir,” gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma Kararına Karşı Direnilerek Verilen Karar
Özetle; Yargıtay Bozma ilamı usul ve yasaya uygun görülmemekle önceki hükümde direnilmesine, buna göre davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 16.09.2014 tarihli bilirkişi raporunda ayrıntılı bir şekilde belirtildiği üzere davacının 01.06.2010-28.08.2010 tarihleri arasında sürekli ve kesintisiz bir şekilde davalı iş yerinde çalıştığının tespitine , kuruma bildirilen sürelere ilaveten bildirilmesi gereken 87 günün de bu sürelere eklenmesine, karar verilmiştir.
C. Hukuk Genel Kurulu Tarafından Direnme Kararına Karşı Verilen Karar
Özetle; bahse konu bilgi ve belgeler karşısında mahkemece yapılan araştırmanın yeterli olduğundan, ilgili kayıtların karar vermeye elverişli bulunduğundan bahsedilemez. O hâlde, davacının işe giriş bildirgesinde yer alan tarih öncesi çalışma iddiası yönünden, Özel Daire bozma kararında gösterilen şekilde ayrıntılı ve yeterli inceleme yapılarak sonuca gidilmelidir.
Ayrıca Özel Daire bozma kararına ilave olarak, tespiti istenen dönem yönünden davacı ücret bordroları ile muhasebeci olarak çalıştığından davalı işveren kayıtları araştırılarak varsa getirtilmeli, yapılacak bütün bu araştırmalardan sonra bordro tanıkları yeniden dinlenilerek, beyanları bütün delillerle birlikte değerlendirildikten sonra eksik çalışma iddiası tereddütsüz şekilde ortaya konulmalıdır. Hâl böyle olunca, mahkemece önceki kararda direnilmesi doğru olmadığından, hüküm Özel Daire bozma kararında ve yukarıda belirtilen ilave nedenlerle bozulmalıdır, gerekçesiyle karar bozulmuştur.
D. İlk Derece Mahkemesince Hukuk Genel Kurulu Kararı Tarafından Verilen Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; davanın reddine, dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili özetle; Yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.