Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/8744 E. 2023/1764 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8744
KARAR NO : 2023/1764
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık

Sanık hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, tebliğname tebliğinin usûlüne göre yapıldığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının 25.05.2016 tarihli ve Esas No : 2016/18112, İddianame No :… sayılı iddianamesi ile, 02.05.2016 günü saat 23.00 sıralarında şikâyetçinin, … PTT köşesinde bir bayanın yanına gittiği, 30,00 TL karşılığı kendisi ile birlikte olabileceği söylemesi üzerine şikâyetçinin kabul ederek ara sokağa geçtikleri, sanığın bir süre sonra peçete getireyim diyerek şikâyetçinin yanından ayrıldığı, tekrar yanına geldiğinde otele gitmek istemesi üzerine buluştukları yere doğru geldiklerinde iki şahsın önlerini kestikleri, bu sırada şikâyetçinin üzerinde bulunan 1.750,00 TL’nin olmadığını fark ettiği, şahısların bir araca binerek olay yerinden uzaklaştıkları iddiasıyla sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-b, 53. 58. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.06.2016 tarihli ve 2016/428 Esas, 2016/515 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında TCK’nın 142/2-b, 53, 58. maddeleri gereğince 6 yıl hapis cezasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık süresi içerisinde verdiği 30.06.2016 cezaevi idaresi havale tarihli dilekçesinde cezayı suçsuz yere aldığını, beraatini talep ettiğini belirtmiş, sanık müdafii 29.06.2016 tarihinde süre tutum dilekçesi vermiş, ayrıntılı temyiz dilekçesinde ise sanığın, şikâyetçinin parasını herhangi bir zorlama veya başka kişilerin katılımı olmadan aldığını, samimi olarak suçu ikrar ettiğini, parayı el becerisi ile aldığına dair bir delilin bulunmadığını ileri sürmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Şikâyetçinin soruşturma aşamasındaki beyanına göre; 02.05.2016 tarihinde gece saat 23.30 sıralarında, sokakta sanık ile karşılaşmış, sanık şikâyetçiyi yanına çağırarak cinsel ilişkiye girip girmeyeceğini sormuş, anlaşmaları üzerine ara bir sokağa girip karanlık bir yere geldiklerinde sanık peçete getireyim diyerek yanından ayrılmış, kısa bir süre sonra geldiğinde otele gitmek için yan yana yürüdükleri esnada yanlarına iki erkek şahıs gelerek “ne oluyor” dedikten sonra birden şikâyetçinin üzerine yürümüşler, aralarında bir itişme olmuş, bu sırada şikâyetçi cebindeki 1.750,00 TL parasının yerinde olmadığını fark etmiş, “paramı verin paramı aldınız” deyince tekrar şikâyetçinin üzerine yürüyerek yere düşürmüşler, bu arada şikâyetçi elini yere çarparak sıyrıklar oluşmuş, sanık ve iki erkek şahıs bir taksiye binerek olay yerinden uzaklaşmışlardır.
2. Şikâyetçi, kendisine gösterilen fotoğraflar arasından sanığı teşhis etmiştir.
3. Sanık mahkemece müdafii huzurunda alınan savunmasında, şikâyetçinin 1.750,00 TL olarak hatırladığı parasını görüşmesi sırasında yere düşürmesi üzerine aldığını söylemiştir.
4. Şikâyetçi kovuşturma aşamasındaki beyanında ise, “Emniyetteki beyanım doğrudur aynen tekrar ederim, olay günü hava henüz kararmamışken, akşam üstü saatlerinde bayanla … semtinde karşılaştım, bana birlikte olma teklifinde bulundu, kabul ettim, otele gidecektik ancak birden bire bana sarıldı ve pantolonumun cebindeki 1.750,00 TL parayı aldı, ben bunu hissettim, ancak o anda iki erkek şahıs benim üzerime geldiler, beni darp ettiler, ben de gidip karakola şikayetçi oldum, olayın üzerinden tahminen 15 gün kadar geçmişti ki, aynı bölgeye yine gittim, orada paramı cebimden alan huzurdaki bayanı gördüm, polislere haber verdim, yakalanmasını sağladım, iddia ettiği gibi parayı yere düşürmem söz konusu değildir, bayan parayı cebimden çalmıştır, paramın iade edilmesi hâlinde şikayetimi geri çekerim” demiştir.

IV. GEREKÇE
Şikâyetçinin aşamalardaki beyanları nazara alındığında, sanığın eyleminin bir bütün halinde 5237 sayılı Kanun’un 148 ve diğer maddelerinde tanımlanan yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve değerlendirmenin, üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine duruşmaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.06.2016 tarihli ve 2016/428 Esas, 2016/515 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde aynı Kanun’un 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.