Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/2974 E. 2023/5574 K. 18.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2974
KARAR NO : 2023/5574
KARAR TARİHİ : 18.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/203 E., 2022/3053 K.
KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 19. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/513 E., 2021/572 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin….. adresinde tek başına avukatlık faaliyetinde iken 31.12.2017 tarihi itibariyle işe son verildiğini, davalı tarafça elaman çalıştırıldığından bahisle iş yeri tesciline ait tebligat üzerine, durumun davalıya bildirilerek itiraz edildiğini, itirazın kabul edilmediğini, yeniden müvekkiline iş yeri tescil tebligatı ile 3.555,00 TL para cezası tebliğ edildiğini, müvekkilinin emekli olduğunu, bürosunda uzun yıllar tek başına çalıştığını ve hiç bir eleman kullanmadığını, duruşması olduğunda ve büro dışında bulunduğunda adına gelen tebligatların komşulara tarafından alınmış olmasının kendisinin çalıştırdığı elemanı olduğunu anlamına gelmediğini, Beyoğlu vergi dairesinin mükellefi olduğunu, çalıştığı dönemde elemanı olduğuna dair bir vergi ödemesi ve mükellefiyeti olmadığını belirterek davanın kabulü ile iş yeri tescilinin ve verilen 3.555,00-TL idari para cezasının iptallerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile … ünvanlı iş yeri dosyası hakkında davaya konu 3.555,00 TL’lik idari para cezası yazı içeriginden anlaşıldığı üzere Kurum Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü ilgili Daire Başkanlığı tarafından 05.09.2017 tarih 4495037 sayılı talimat yazısı gereği tahakkuk ettirildiğini, ancak KADİM Servisinden gelen yazıya istinaden idari para cezası Mevlüt Can’ın işyeri çalışanı olmadığı yönünde tespit yapılamadığından işlemden kaldırıldığını, bu haliyle davanın konusuz kaldığını, davanın açılmasında Kurumun bir kusuru bulunmadığını, bu nedenle davacı lehine yargılama gider ve vekalet ücretine hükmedilmeden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kurum tarafından yargılama devam ederken iş yerinin Kanun kapsamından çıkartıldığı ifade edilmiştir. Gelen Kurum kaydında işlemin 22.06.2018 tarih ve 6343624 sayılı yazı sonucu sonuçlarının ortadan kaldırıldığı ifade edilmiştir. Kurum vekilince olaya ilişkin herhangi bir tespit yapılamadığından bahisle işlem tesis edilmediği davanın konusuz kaldığı ifade edildiği, ancak davacı tarafa 23.11.2020 tarihli yazının gönderilmesi suretiyle uyuşmazlık çıkarıldığı, bu halde davacının dava açmakta haklı olduğu değerlendirilerek davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili “Mahkemece hukuka uygun olarak karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmiş ise de, hatalı olarak vekalet ücreti ve yargılama gideri ödenmesine karar verilmiştir. Davaya konu işlem, düzenleyici işlemdeki değişiklik nedeniyle icra edilmiştir. Bu düzenleyici işlemler kanun koyucu tarafından oluşturulduğundan davalı müvekkilin bir kusuru bulunmamaktadır. Bu nedenle vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi hakkaniyete uygun değildir. Belirtilen nedenlerle vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden kararın bozulması gerekmektedir” gerekçesiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Somut olayda; Mahkemeye gönderilen SGK kayıtlarına göre; dava konusu işlemin 22.06.2018 tarih ve 6343624 sayılı yazı sonucu sonuçlarının ortadan kaldırıldığı ifade edilmiştir. Kurum vekilince olaya ilişkin herhangi bir tespit yapılamadığından bahisle işlem tesis edilmediği ve davanın konusuz kaldığının ifade edildiği, ancak Kurum tarafından davacı tarafa 23.11.2020 tarihli yazının gönderilmesi suretiyle uyuşmazlık çıkarıldığı, bu halde davacının dava açmakta haklı olduğu değerlendirilerek, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve Mahkemece davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine dair karar verildiği anlaşılmakla, Dairemizce HMK 355 inci madde gereğince yapılan inceleme neticesinde; İlk Derece Mahkemesi tarafından yeterli inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine
karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; dava dışı kişi ile aralarında iş ilişkisi olmadığının, bu kişinin kendisinin işçisi olmadığının, davacının söz konusu tarihlerde herhangi bir iş yerinin bulunmadığının ve işveren olmadığının tespiti ile Kurum işlemlerinin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 59 ve 86 ncı maddeleri hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.