Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/3433 E. 2023/5576 K. 18.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3433
KARAR NO : 2023/5576
KARAR TARİHİ : 18.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1563 E., 2022/2572 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/193 E., 2022/522 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili, müvekkili şirkette sigortalı olarak çalışam …’ın 19.04.2021 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefat ettiği, davalı SGK’nın müteveffa yakınlarına bağlanan maaşın peşin sermaye değerline ilişkin Mudurnu Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde rücuen tazminat davası açtığını, yapılan yargılama sonucunda 26.11.2019 tarih ve 2015/42 Esas, 2019/139 Karar sayılı ilam uyarınca davalı kurum SGK’nın … İcra Dairesine 2020/5007 Esas sayılı dosyası ile ilamlı icra takibin başlattığını, davacı şirket tarafından … İcra Müdürlüğünün 2020/5007 Esas sayılı dosyasına ödeme yapıldığını aradan 2 yıl geçmesine rağmen Mudurnu Asliye Hukuk Mahkemesinin aynı ilamına dayalı olarak … İcra Müdürlüğünün 2022/8733 Esas sayılı dosyası üzerinden yeniden icra takibi başlatıldığını bu nedenle … İcra Müdürlüğünün 2022/8733 Esas sayılı dosyasında başlatılan icranın sonlandırılmasına, kötü niyetli başlatılan icra takibi sebebiyle %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, Mudurnu Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/42 Esas, 2019/139 Karar sayılı ilamı ile … İcra Müdürlüğünün 2022/8733 Esas sayılı dosyası ile sehven mükerrer olarak icra takibine konulduğunu, durumun anlaşılması üzerine müvekkil kurum tarafından icra takibinin ortadan kaldırıldığını, davacının açmış olduğu davanın iyi niyetli olmadığını, kuruma başvuru yaparak iptal edilecek olan takip için dava açtığını bu nedenle kötüniyet tazminatına hükmedilmemesini, davanın konusuz kaldığını, dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya gönderilen ödeme emrinin sehven gönderildiği ve dava açıldıktan sonra iptal edildiği anlaşılmakla açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, davanın açılmasına sebebiyet veren davalı kurum vekalet ücreti ve yargılama giderinden sorumlu tutulmuş; kötü niyet tazminatına İcra ve İflas Kanunu’nun 67 nci maddesinin 2 nci fıkrasına göre takibe girişmekte kötü niyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğinde olduğu kötü niyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmadığı gibi, davacının icra takibinin sehven açıldığı anlaşılmakla kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili şirketin, davalı tarafa ödenmesi gereken hiçbir borcu olmadığı halde yapılan takibin kötüniyetli olduğunu, bu sebeple de müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile mezkur takibin iptali ve davalı tarafın haksız takip sebebiyle %20 kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi gerekirken, gerekçeli kararda hiçbir sebep sunulmaksızın kötüniyet tazminatına hükmedilmediğini, menfi tespit davalarında nispi ücreti vekalete hükmolunacağını, hal böyleyken maktu ücreti vekalete hükmedilmesinin yerinde olmadığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece verilen; “Davacı kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T’nün 6 ncı maddesine göre hesaplanan 2.550,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” dair kararın usul ve yasal düzenlemelere aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, ilama dayalı olarak yapılan mükerrer takibin terkin edildiği gerekçesiyle konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, kötü niyet tazminatı isteğinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Öte yandan, dava açılmasına kurum sebebiyet verdiğinden yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olup menfi tespit istemine ilişkin olan bu davada aslen taraflar arasında takip konusu alacağın hiç doğmadığı veya miktarı uyuşmazlık konusu olmayıp alacağın doğduğu ve fakat ödeme nedeniyle son bulduğu ileri sürülmekle tespit istemi nedeniyle, söz konusu takip ön inceleme duruşmasından önce iptal edildiğine göre, yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6 ncı maddesine göre maktu avukatlık ücretinin yarısı oranında davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi de yerinde” olduğu gerekçesiyle başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, icra takibine konu edilen ve takipten önce ödendiği iddia edilen ilama dayalı peşin sermaye değerli gelirden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371, 331’inci maddesi ve 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 72/nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.