YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/6332
KARAR NO : 2012/3900
KARAR TARİHİ : 22.02.2012
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret-Kasten yaralama
HÜKÜM : Hakaret: Mahkumiyet
Kasten Yaralama Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- O Yer C. Savcısının temyiz isteminin yalnızca kasten yaralama suçundan verilen beraat hükmüne yönelik olduğu belirlenerek katılan vekili tarafından aynı suça yönelik yapılan temyiz itirazları ile birlikte incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılan vekili ve sanık tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanık hakkında 5237 Sayılı TCK.nun 125/1-4.maddeleri gereğince hükmolunan 3 ay 15 gün hapis cezası üzerinden aynı yasanın 62.maddesi ile 1/6 oranında indirim yapılırken, 2 ay 27 gün yerine 3 ay hapis cezasına hükmedilerek sanığa fazla ceza tayini,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 esas, 2009/13 Karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, olayda katılanın herhangi bir maddi-manevi tazminat talebinde bulunmadığı gibi dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa atılı hakaret suçundan
-2-
T.C.
YARGITAY
2. Ceza Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I
doğan herhangi bir maddi zararın bulunmadığı ve adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu anlaşılan sanık hakkında, 5271 Sayılı CMK’nun 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde takdirin gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerekirken, “katılanın uğradığı zararın sanık tarafından giderilmediği” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş katılan vekili ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 22/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.