Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/5784 E. 2023/6064 K. 29.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5784
KARAR NO : 2023/6064
KARAR TARİHİ : 29.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/548 E., 2023/312 K.
KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/172 E., 2022/150 K.

Taraflar arasındaki asıl dava iş kazası ölüm geliri bağlanması, birleşen dava iş kazasının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili asıl dava dosyasında sunduğu dava dilekçesinde; davacının eşi…’nın, …’un yetkilisi olduğu Uygun Group isimli firmaya ait inşaatta gerçekleşen iş kazasına kadar işçi olarak çalıştığını, 03.03.2016 tarihinde saat 16.00 sularında söz konusu inşaatın kalıp işini yaptığı esnada inşaatın 3 üncü katında, inşaat atıklarının atıldığı boşluktan düşerek hayatını kaybettiğini, davacı murisin vefatı ile sonuçlanan kazadan sonra davacının davalı Kuruma iş kazası ölüm geliri bağlanması için gerekli başvuruyu yaptığını, davacının başvurusu neticesinde kazaya ilişkin müfettişlik tahkikatı başlatıldığını, yapılan tahkikat sonucunda ilgili kurum müfettişleri tarafından düzenlenen tahkikat raporu uyarınca işyerinde maruz kalınan olayın iş kazası olmadığına karar verildiğini, bu sebeple ilgili kurumdan davacıya ölüm geliri bağlanmayacağı hususunda tebliğ yapıldığını, davacının eşi…’nın kalıp işlerini yapmakta olduğu inşaatın 3 üncü katından inşaat şirketinde çalıştığı sırada iş kazası geçirerek inşaat atıklarının atıldığı boşluktan düşerek hayatını kaybettiğini beyanla davacı lehine iş kazası ölüm gelirinin bağlanmasını talep etmiştir.

Davacı vekili birleşen Alanya 1. İş Mahkemesinin 2020/539 Esas, 2020/429 Esas sayılı dosyasındaki dava dilekçesinde; davacının eşi…’nın kalıp işlerini yapmakta olduğu inşaatın 3. katından davalı inşaat şirketinin inşaatta gerekli iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almaması sonucunda çalıştığı sırada iş kazası geçirerek inşaat atıklarının atıldığı boşluktan düşerek hayatını kaybettiğini, davaya konu olayın muris…’nın kusurundan kaynaklanmayan iş kazası niteliğinde olduğunun açık olduğunu, dava konusu olayın iş kazası olduğunun tespiti ile aynı Mahkemenin 2019/211 Esas sayılı dosya ile işbu dosyanın birleştirilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının, her ne kadar müteveffa…’nın müvekkili şirkette işçi olarak çalıştığını beyan etse de müteveffa… ile müvekkili şirket arasında 02.11.2015 tarihinde taşeron sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşmeye göre, … (2045 ada 1 parsel) adresinde inşa edilecek inşaatın kaba yapı (Beton, Kalıp, Demir) işçiliklerinin tümünün… tarafından yapılması hususunda anlaşma sağlandığını, inşaat alanında alınması gereken tüm güvenlik önlemlerinin taşeronun yükümlülüğü altında olduğunu, müvekkil şirket, taşeron…’nın vefatından sonra işin tamanılanması için 10.03.2016 tarihinde murisin eşi …, çocukları … ve … ile ek taşeron sözleşmesi imzalamış olup, geri kalan işler işbu ek sözleşmeye göre tamamlandığını, taraflar arasında eser sözleşmesi olduğunu, meydana gelen kaza nedeni ile Alanya Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldığını, müvekkili şirket yetkilisine atfedilecek bir kusur bulunmaması nedeni ile kovuşturmaya yer olmadığına şeklinde karar verildiğini beyanla davanın reddini istemiştir.

Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde; 03.03.2016 tarihinde meydana gelen iş kazası ölüm tahkikatı için hastane, savcılık ve işyerine resmi yazışmalar yapıldığını, Kurumca yapılan inceleme sonucu düzenlenen 05.08.2019 tarih ve 120636/20/İR/20 sayılı Müfettiş Raporunda iş kazası olmadığı yönünde karar verildiğini, 01.10.2019 tarih 14574380 sayı ile sigortalı hak sahibi eşi …’ya bilgi verilip dosya işlemlerinin sonlandırıldığını, hem SGK hem de işverenin davalı olarak gösterileceği bir iş kazasının tespiti davasının açılması gerektiğini, iş kazasının tespiti ile ilgili ihtilaf Sosyal Güvenlik Kurumunun hak alanını doğrudan ilgilendirmediğini beyanla iş kazası ve sigortalılığın tespiti kararı olmadan ve karar ile kuruma başvuru yapılmadan açılan davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Uygun Group Yat. İnş. Emlk. Nak. Hafr. Tah. İnş. Malz. Tur. Ltd. Şti. ile… işyeri arasında imzalanmış olan eser sözleşmesi çerçevesinde… işyerine fatura karşılığında ödeme yapılmış olduğu, adı geçenin kaza anında 4/a kapsamında emekli aylığı almakta olması nedeniyle 4/b kapsamında sigortalı tescilinin bulunmadığı, dolayısıyla…’ nın kaza anında sigortalılık niteliğini haiz olmaması nedeniyle meydana gelen kaza olayının iş kazası olarak değerlendirilemeyeceği kanaati ile asıl davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece resen yapılması gereken araştırmalar yapılmadan ve dosya kapsamında dinlenen tanık anlatımları dikkate alınmadan yeterli gerekçe oluşturulmadan hüküm tesis edilmiş olduğunu, hukuk yargılamasının ceza yargılaması sırasında alınan rapor ve kararlarla bağlı olmadığını, soruşturma aşamasında alınan rapor ve içeriklerinin hükme gerekçe gösterilerek hüküm tesis edilmesinin hukuken kabul edilemeyeceğini, tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere müteveffanın kendileri gibi Uygun Group Şirketi işçisi olduğunu, iş kazasının gerçekleşmesinde gerekli iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini almayan davalı Uygun Group Şirketi’nin sorumlu olduğunu, davalı tanıklarının davacı murisi…’nın emir ve talimatları davalı şirketin çalışanları olan şantiye şeflerinden ve şirket yetkililerinden aldığını, müteveffa ve diğer kişilere ücretlerin her ayın belli dönemlerinde şirket tarafından ödendiğini açıkça beyan ettiklerini, asıl dava da hüküm altına alınan vekalet ücretinin de hatalı olduğunu, asıl davada husumetin sadece davalı Kuruma yöneltilmiş olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesi ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada davacıya iş kazası geliri bağlanması, birleşen davada ise davacının murisi…’nın vefatı ile sonuçlanan olayın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.