Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/5256 E. 2023/5093 K. 10.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5256
KARAR NO : 2023/5093
KARAR TARİHİ : 10.05.2023

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2223 E., 2023/63 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/68 E., 2022/334 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer’i müdahil vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket bünyesinde 01.07.1993 tarihinden 01.10.1997 tarihine kadar işçi olarak çalıştığını, çalıştığı dönemlerde hiç ara vermeden kesintisiz olarak çalışmalarına devam ettiğini, 01.07.1993 ile 01.10.1997 tarihleri arasındaki Sosyal Güvenlik Kurumuna eksik bildirilen kesintisiz çalışmalarının tespitini, talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davada davacı müvekkil şirket nezdinde geçen çalışmalarının eksik olduğunu iddia etmiş ve bu eksik günlerinin tespit edilmesini talep ettiğini, davacının bu iddiaları gerçeği yansıtmamakta olduğunu, müvekkil işyerinde davacı ile ilgili hiçbir doküman bulunmadığını, belgelerin sunulmasının imkanı olmadığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini istemiştir.

2.Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; tanık dinlenmesine muvafakatımız olmadığını, şayet mahkemece tanık dinlenmesi cihetine gidilecekse de aynı işyerinde çalışan amir ve ustabaşı gibi kişilerin tanıklıklarına başvurulmalı ve uyuşmazlık konusu olan husus hiçbir tereddüte mahal kalmayacak şekilde kanıtlanmasını haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini, istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tanıkların beyanlarına göre davacının kesintisiz ve sürekli çalıştığı, eksik günleri gösterir imzalı puantaj cetvelleri ve imzalı ücret bordroları itilaf konusu dönem için istenmiş kurumdan gelen 24.11.2021 tarihli cevabi yazıda, eksik gün formları ekip puantaj cetvelleri kurumumuzca 2000 yılı Ocak ayından itibaren alınmaya başlandığını Yılro unvanlı iş yerine müzekkere yazılmış ve itilaf konusu dönem de primlerin eksik olduğu günlere ilişkin imzalı puantaj cetvelleri ve imzalı ücret bordrolarının istendiğini, gelmediğini belirterek, davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil vekilleri, istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Fer’i müdahil vekilleri istinaf dilekçesinde; davacının eksik bildirildiğini iddia ettiği çalışmalarının resmi belgelerle ispatı gerektiğini, tanık beyanları çelişkili olup davayı ispata yeterli olmadığını, usulüne uygun bilirkişi raporu aldırılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu beyanla yasal süre içerisinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dosya kapsamında dinlenen tanıkların birçoğu davacı ile aynı zaman dilimi içerisinde çalışmadığını, yine dosya kapsamında dinlenen Gülüzar Yener ile müvekkili şirket arasında açılmış olan davalar sebebiyle husumet bulunduğunu, bu sebeple gerek Yargıtay kararları uyarınca gerek bu kişilerin tanıklıkları objektif olmayacağından husumetli olan tanık beyanları hükme esas alınamayacağını belirterek yasal süre içerisinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özellikle işe giriş bildirgesinin varlığı nedeniyle hak düşürücü süreden söz edilemeyeceği, davacının kesintisiz çalıştığı iddiasının bordro tanık beyanları ile doğrulandığı, yapılan işin mahiyetinin davacının iddiasına uygun olduğunun anlaşılmasına göre usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılan hükme yönelik davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekillerinin başvurularının esastan reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Fer’i müdahil vekili temyiz dilekçesinde, istinaf kanun yoluna başvuru sebepleri ile aynı doğrultuda gerekçelerle, davanın reddini istemiştir.

2.Davalı vekili; temyiz dilekçesinde, istinaf kanun yoluna başvuru sebepleri ile aynı doğrultuda gerekçelerle, davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 79 uncu maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve fer’i müdahil kurumun temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.