Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/4363 E. 2023/5272 K. 11.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4363
KARAR NO : 2023/5272
KARAR TARİHİ : 11.05.2023

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1636 E., 2022/313 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/751 E., 2021/614 K.

Taraflar arasındaki iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, harç giderleri yönünden başvurunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin destekçisi olan …’in Karayolları 11. Bölge Müdürlüğünde çalışmakta iken 27.05.2019 günü Van ili … İlçesi Büyükağaç mahallesinde yol levhası yerleştirirken elektrik akım tellerine çarpılması sonucu ölümlü iş kazasının meydana geldiğini beyan ederek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla; şimdilik davacı eş … için 10.000,00 TL, çocuklar …, …, … için ayrı ayrı 1.000,00 TL maddi tazminat, 1.000,00 TL cenaze ve defin masraflarının; davacı eş … için 50.000,00 TL manevi tazminatın, çocuklar …, …, … için ayrı ayrı 30.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere genel toplam 154.000,00 TL maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

2. Davacılar vekili 22.03.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davacı eş … için maddi tazminatı 10.000,00 TL den 465.496,16 TL’ye, davacı çocuk … için maddi tazminatı 1.000,00 TL den 34.864,16 TL’ye, davacı çocuk … için maddi tazminatı 1.000,00 TL den 31.429,26 TL’ye, davacı çocuk … için maddi tazminatı 1.000,00 TL den 53.190,02 TL’ye arttırarak, cenaze ve defin gideri talepleri yönünden 1.000,00 TL olmak üzere, maddi tazminat olarak 585.979,60 TL nin kaza tarihi olan 27.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı tarafından (sorumluluğu bulunan kişi veya kişiler açısından müştereken ve müteselsilen sorumlu olunan tutar yönünden hakları saklı kalmak kaydı ile) ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP :
Davalı … usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ” Davanın kısmen kabulü ile;

-Davacı eş …’in maddi tazminatı isteminin; dava konusu toplam 465.496,16 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 27.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak anılan davacıya verilmesine,

-Davacı kız çocuk …’in maddi tazminatı isteminin; dava konusu toplam 31.429,26 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 27.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak anılan davacıya verilmesine,

-Davacı kız çocuk …’in maddi tazminatı isteminin; dava konusu toplam 53.190,02 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 27.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak anılan davacıya verilmesine,

-Davacı erkek çocuk …’in maddi tazminatı isteminin; dava konusu toplam 34.864,16 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 27.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak anılan davacıya verilmesine,

-Cenaze ve Defin masrafının talebinin reddine,

-Davacı eş …’in manevi tazminatı isteminin; 40.000 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 27.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak anılan davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

-Davacı kız çocuk …’in manevi tazminatı isteminin; 20.000 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 27/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak anılan davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

-Davacı kız çocuk …’in manevi tazminatı isteminin; 20.000 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 27.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak anılan davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

-Davacı erkek çocuk …’in manevi tazminatı isteminin; 20.000 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 27.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak anılan davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, dair hüküm kurulmuştur.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili sunmuş olduğu istinaf dilekçesi ile davacının davalı işyeri bünyesinde düz işçi olarak çalıştığını, trafik uyarı levhalarını çakma esnasında elektrik akımına kapılması nedeniyle vefat ettiğini, olay günü Jandarma olay yeri inceleme ekibinin düzenlediği rapor ve krokide yol kenarında yola paralel giden enerji nakil hattına ait ağaç direğin eğildiğini ve iletkenin sehim yaptığını, enerji nakil hattının yüzeye 4,5 metre yaklaştığını, aniden rüzgar çıkması nedeniyle yola paralel giden enerji iletkeni yol kenarında çalışan çakma aparatının üst kısmına temas etmesi neticesinde elektrik akımına kapılan davacının vefat ettiğini, EKAT yönetmeliğine göre ikinci derecede bir yapı olması itibariyle çıkmalar dahil en az 5 metre mesafede olmak kaydıyla, söz konusu direklerin karayoluna direk boyu +2 metreden daha yakın mesafede tesis edilmemesinin gerektiğini, ilgili kurumun bahse konu olan kazanın yaşandığı mevkide bulunan enerji nakil hattının EKAT yönetmeliğine uygun olmadığını, enerji nakil hattının yer altına alınmaması veya yol platformuna yakın tesis edilmesinin hem trafik güvenliğini olumsuz yönde etkilediğini, hem de personelleri için tehlikeli bir çalışma ortamı oluşturduğunu, bilirkişi raporunda bu durumun ve EKAT yönetmeliğinin göz ardı edildiğini, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere 11151565 sicil numaralı müteveffa personel …’e kanunların gerektirdiği temel iş sağlığı ve güvenliği eğitiminin verildiğini, bilirkişilerce hazırlanan raporda da Vedaş’ın kusurunun ağır olduğunı içeren tespitlerin yoğunlukta olduğunu, ancak davalının Vedaş ile kusurunun eşit tutulmasının mantıklı olmadığını, davalının kusurunun dayanağının dava dışı kurum personelinden kaynaklandığını, fakat dava dışı Kurum personeli hakkında ceza yargılaması yapılıp yapılmadığının bilirkişilerce değerlendirmeye alınmadığını, her ne kadar hukuk ile ceza yargılamasının birbirinden farklı olsa da ceza yargılamasında ki maddi olguların hukuk yargılamasında somut veri olarak dikkate alınması gerektiğini, bu eksikliğin giderilmesi ile bilirkişi raporundaki mevcut çelişkilerin ortadan kaldırılmasının gerektiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile

“1.1. İş Kanunu’nun 77 inci maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle yapılan işin niteliğine göre, iş yerinde uygulanması gereken tedbirlerin neler olduğu İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü’nün ilgili maddelerinin göz önünde tutulmak suretiyle incelendiği, işverenin hangi önlemi almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı belirlenmiş olup oluşa ve dosya kapsamına uygundur.

1.2. SGK Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı inceleme raporuna göre meydana gelen olayda müteveffa …’in %50 ağır kusurlu, 3 üncü kişi Vedaş’ın %50 oranında kusurlu olduğu, davalı …’nün kusurlu olmadığı belirtilmiştir.

1.3. İş kazasının meydana gelmesinde davalı …’nün %40, dava dışı 3 üncü kişi olan Vedaş’ın %40, sigortalı müteveffanın %20 oranında kusurunun bulunduğuna ilişkin bilirkişi heyet raporunun dosya içeriğine olayın meydana geliş şekline 4857 sayılı İş Kanunu ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve İş Sağlığı ve Güvenliği Tüzüğü Hükümleri ile İş Ekipmanlarının kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği hükümlerine uygun olduğu ve itibar edilebilir nitelik taşıdığı anlaşıldığından davalı tarafın İstinaf isteminde haklı olmadığı görülmüştür. Zira dairemizce dava konusu kazaya ilişkin SGK tarafından açılan rücuen tazminat dava dosyasının istinaf incelemesi sonrasında verilen 16.09.2021 tarih 2021/739 esas 2021/1175 karar sayılı kararda da sigortalı müteveffanın %20, davalı …’nün %40, dava dışı Vedaş’ın %40 oranında kusurlu olduğuna dair mahkeme değerlendirmesinin yerinde olduğu kabulü ile karar verildiği, kusur bilirkişi raporlarının birbiriyle uyumlu olduğu anlaşıldığından davalının kusura ilişkin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

1.4. Olay hakkında Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldığı ancak kovuşturma yapıldığına dair dosyada delilin bulunmadığı, davalı tarafça varsa dosya esas bilgisinin sunulmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin kurum personeli hakkında ceza yargılaması yapılıp yapılmadığının araştırılması yönündeki istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.

1.5. Davalı …’nun 6001 sayılı Kanunu’nun 12 üncü maddesi uyarınca harçtan muaf olmasına rağmen aleyhine harç tahsiline karar verilmesi hatalı olup bu yönden ilk derece mahkemesinin kararının düzeltilerek yeniden hüküm kurulmuştur.

1.6. Yukarıda açıklanan nedenlerle, istinaf sebepleri ve kamu düzenine aykırılık yönünden yapılan değerlendirmede, istinaf kanun yoluna başvuran davalı … vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b.1 maddesi gereği esastan reddi ile, kamu düzenine ilişkin yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin hükmünün kaldırılarak aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulması gerekmiştir ” gerekçesine dayalı olarak;

2. “A-Davalı … vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b.1 maddesi gereği esastan reddi ile, kamu düzenine ilişkin yapılan inceleme neticesinde Van 1. İş Mahkemesinin 21.04.2021 tarih 2019/751 Esas, 2021/614 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkında hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına,

B-1-Davacı eş … yönünden açılan maddi tazminat davasının kabulü ile 465.496,16 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 27.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak anılan davacıya verilmesine,

2-Davacı kız çocuk … yönünden açılan maddi tazminat davasının kabulü ile 31.429,26 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 27.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak anılan davacıya verilmesine,

3-Davacı kız çocuk … yönünden açılan maddi tazminat davasının kabulü ile 53.190,02 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 27.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak anılan davacıya verilmesine,

4-Davacı erkek çocuk … yönünden açılan maddi tazminat davasının kabulü ile 34.864,16 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 27.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak anılan davacıya verilmesine,

5-Cenaze ve Defin masrafının talebinin reddine,

6-Davacı eş …’in manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, 40.000 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 27.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak anılan davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

7-Davacı kız çocuk …’in manevi tazminat isteminin kısmen kabulü, 20.000 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 27.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak anılan davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

8-Davacı kız çocuk …’in manevi tazminatı isteminin kısmen kabulü, 20.000 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 27.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak anılan davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

9-Davacı erkek çocuk …’in manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, 20.000 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 27.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak anılan davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

10-Davalı …’nün 6001 sayılı Kanun’un 12 inci maddesi uyarınca harçtan muaf olduğundan harç tahsiline yer olmadığına,

11-Davacılar tarafından yatırılan 2.630,00 TL peşin harç, 1.953,59 TL ıslah harcının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde yer alan itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun’un 13, 16 ve 20 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4 üncü maddeleri

3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 110, 362, 366 ıncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 inci maddeleri hükümleridir.

3. Değerlendirme
1. Davalı vekilinin davacı çocuklar lehine hükmedilen maddi, davacıların tümü lehine hükmedilen manevi tazminata ilişkin temyiz istemi yönünden;

Temyizen incelenen kararda, davacı eş için 50.000 TL, davacı çocuklar için ayrı ayrı 30.000 TL manevi tazminat isteminde bulunulduğu, Mahkemece davacı eş için 40.000 TL, davacı çocuklar için ayrı ayrı 20.000 TL manevi tazminata hükmedildiği, davacılar vekilinin ıslah dilekçesi ile davacı çocuk … yönünden 31.429,26 TL, davacı çocuk … yönünden 53.190,02 TL, davacı çocuk … yönünden 34.864,16 TL maddi tazminat isteminde bulunduğu, Mahkemece talep gibi maddi tazminata hükmediği anlaşılmakla bu yönüyle her bir davacı yönünden kurulan tazminat hükmünün Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

2. Davalı vekilinin davacı eş lehine hükmedilen maddi tazminata ilişkin temyiz istemi yönünden,

2.1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilinin davacı çocuklar lehine hükmedilen maddi, davacıların tümü lehine hükmedilen manevi tazminata ilişkin temyiz isteminin miktardan REDDİNE,

2.Davalı vekilinin davacı eş lehinde hükmedilen maddi tazminata ilişkin temyiz istemi yönünden Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.