YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15389
KARAR NO : 2023/4197
KARAR TARİHİ : 14.06.2023
MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Suça sürüklenen çocuğa yüklenen neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu yönünden öngörülen olağanüstü zamanaşımı süresinin inceleme tarihi itibariyle henüz gerçekleşmediği tespit edilmiştir.
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2015 tarihli ve 2014/450 Esas, 2015/398 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 … maddesinin üçüncü fıkrası, 62 … maddesinin birinci fıkrası, 51 … maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca erteli 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2 yıl 1 ay denetim süresi belirlenmesine ve mahsuba karar verilmiştir.
2. Bu kararın katılan vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 09.10.2018 tarihli ve 2018/2786 Esas, 2018/3975 Karar sayılı ilâmı ile;
Suça sürüklenen çocuğun katılana bıçakla vurarak, sol akciğer anterior üst lobda pnömotoraks, kas içi hemotoma neden olacak ve hayatî tehlikeye uğratacak şekilde yaraladığı olayda; meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alındığında, kasten yaralama suçunundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ile yapılan uygulama sırasında, yaralanmanın niteliği, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte gözetildiğinde, alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza tayini yerine, yazılı biçimde alt sınırdan hapis cezasına hükmolunmak suretiyle eksik ceza tayini,
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. … Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2021 tarihli ve 2019/254 Esas, 2021/363 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 … maddesinin üçüncü fıkrası, 62 … maddesinin birinci fıkrası, 51 … maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca erteli 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2 yıl 6 ay denetim süresi belirlenmesine ve mahsuba karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan Tebliğname ile suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suç yönünden 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmesi nedeniyle kararın bozulması ve kamu davasının düşmesine karar verilmesi görüşü ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri; savunma hakkının kısıtlandığına, eksik incelemeye, alt sınırdan uzaklaşılarak fazla ceza tayin edildiğine, delillerin hatalı değerlendirildiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, meşru savunmaya, ağır tahrik nedeniyle daha fazla indirim uygulanması gerektiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü ilk haksız hareketin kimden geldiği tespit edilemeyen şekilde çıkan kavga sırasında suça sürüklenen çocuğun bıçakla katılana saldırarak, tek bıçak darbesi ile yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde yaraladığı ve eylemine kendiliğinden son vererek olay yerinden kaçtığı anlaşılmıştır.
2. Suça sürüklenen çocuğun savunması, katılanın, tanıkların ve kavganın diğer taraflarının anlatımları, tutanaklar, nüfus ve adlî sicil kayıtları ile diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.
3. … Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adlî Tıp Polikliniğince düzenlenen 15.09.2014 tarihli adlî muayene raporunda; katılanın yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiş ve bozma gereği yerine getirilmiştir.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin üçüncü fıkrasındaki; “Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur.” ve yine aynı maddenin dördüncü fıkrasındaki “Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur.” şeklindeki düzenlemeler dikkate alındığında, suça sürüklenen çocuğa yüklenen 5237 sayılı Kanun’ın 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi ve 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve son cümlesinde düzenlenen neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu yönünden öngörülen olağanüstü zamanaşımı süresinin, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, aynı maddenin ikinci fıkrası ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince “7 yıl 12 ay” değil “15 yıl” olduğu, inceleme tarihi itibariyle olağanüstü zamanaşımı süresinin henüz gerçekleşmediği anlaşılmakla, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin; savunma hakkının kısıtlandığına, eksik incelemeye, alt sınırdan uzaklaşılarak fazla ceza tayin edildiğine, delillerin hatalı değerlendirildiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, meşru savunmaya, ağır tahrik nedeniyle daha fazla indirim uygulanması gerektiğine, vesaire yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosya kapsamında eksik inceleme, adil yargılanma hakkının ihlali ve savunma hakkının kısıtlanmasının söz konusu olmadığı, katılanın aşamalardaki beyanları ile uyumlu adlî rapor içeriği karşısında eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, saldırı ve savunma arasında orantı bulunmaması nedeniyle meşru savunma koşulları oluşmayıp ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespit edilemediği gerekçesi ile asgarî oranda haksız tahrik indirimi uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmının içeriği karşısında suça sürüklenen çocuğun eylemi ile orantılı şekilde alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakla, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde ve sair hususlar yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2021 tarihli ve 2019/254 Esas, 2021/363 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.06.2023 tarihinde karar verildi.