YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/9945
KARAR NO : 2023/19088
KARAR TARİHİ : 30.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemenin 27.09.2012 tarih 2012/162 Esas, 2012/240 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek hükmün 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca beş yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği,
2. … Asliye Ceza Mahkemesinin 27.03.2015 tarih 2014/283 Esas, 2015/120 Karar sayılı kararıyla sanığın denetim süresi içinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle mahkemesine ihbarda bulunulduğu,
3. İhbar üzerine Yerel Mahkemece karar başlığında bilgileri yer alan kararla hükme hak yoksunlukları da eklenilerek aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin, herhangi bir nedene dayalı olmadığı görülmüştür.
III. GEREKÇE
1. Açıklanmasına karar verilecek yeni hükmün, Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan ve gerekçesiz karar verilerek, Anayasa’nın 141 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 34 üncü, 223 üncü ve 230 uncu maddelerine aykırı davranılması,
2. Kabule göre;
a. Sanığın eylemini ekmek fırınının hangi bölümünde gerçekleştirdiğinin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi, sonucuna göre aleniyet öğesinin oluşup oluşmadığının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b. Hakaret suçunun, suç tarihine göre uzlaştırma kapsamında bulunmayan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi maddesinde düzenlenen tehdit suçu ile birlikte işlendiği iddia edildiği ve 5237 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre uzlaşma kapsamında bulunmadığından bu nedenle daha önceden yapılan uzlaştırmanın geçersiz olduğu, ancak yapılan yargılama neticesinde sanığın tehdit suçundan beraat etmesi karşısında, hakaret suçu yönünden, 5237 sayılı Kanun’un 254 üncü maddesi uyarınca uzlaştırma hükümlerinin uygulanması ve sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
c. Uzlaşmanın sağlanamaması ve aleniyetin oluşmadığının belirlenmesi durumunda; 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 ncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 nci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5 nci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmıhükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 nci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 nci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönler incelenmeksizin HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.05.2023 tarihinde karar verildi.